📖 Kimdir A Angelina Jolie
Angelina Jolie
KİMDİR?

Angelina Jolie

Amerikalı oyuncu

👁 1 görüntülenme
Angelina Jolie, Amerikalı oyuncu, film yapımcısı ve hayırsever. Üç Altın Küre, iki Sinema Oyuncuları Derneği Ödülü ve aynı zamanda Oscar sahibidir. Hayırsever çalışmalarıyla da tanınan Jolie, pek çok kez dünyanın en çekici insanları listelerinde yer aldı.
Angelina Jolie (önceki soyadı Voight; d. 4 Haziran 1975), Amerikalı oyuncu, film yapımcısı ve hayırsever. Üç Altın Küre, iki Sinema Oyuncuları Derneği Ödülü ve aynı zamanda Oscar sahibidir. Hayırsever çalışmalarıyla da tanınan Jolie, pek çok kez dünyanın en çekici insanları listelerinde yer aldı.

İlk kez 1982'de babasının oynadığı Lookin' to Get Out (1982) filminde görülen Jolie'nin oyunculuk kariyeri düşük bütçeli bir film olan Cyborg 2 (1993) ile başladı. İlk başrolünü Hackers (1995) filmi ile aldı. Önemli övgüler alan biyografik filmler olan George Wallace (1997) ve Gia'da (1998) başrolde oynadı ve Girl, Interrupted'daki (1999) performansı ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü aldı. Lara Croft: Tomb Raider (2001) filmi ile büyük başarı sağlayarak dünyaca ünlü tanınmış bir oyuncu haline geldi. Sonrasında ise Hollywood'un en çok tanınan ve en çok kazanan oyuncularından oldu. Şimdiye kadarki en büyük ticari kazancını aksiyon-komedi türünde olan Mr. & Mrs. Smith (2005) ve animasyon türündeki Kung Fu Panda (2008) ile sağladı. 2010'dan itibaren Ajan Salt (2010), Turist (2010), Hayatın Kıyısında (2015) ve Kung Fu Panda 3 (2016) gibi filmlerde yer aldı, ayrıca Boyun Eğmez (2014) adlı filmin yönetmenliğini üstlendi.

Jonny Lee Miller ve Billy Bob Thornton'dan boşanan Jolie, 2016 yılına kadar Brad Pitt ile birlikte yaşadı. Tüm dünyada basının büyük ilgisini çeken bir ilişkiye sahip olmuş olan Jolie ve Pitt; Maddox, Pax ve Zahara olmak üzere üç evlatlık; Shiloh, Knox ve Vivienne olmak üzere üç biyolojik çocuğa sahiptir.

İlk yılları ve ailesi

Jolie, 1975 yılında Los Angeles'ta Akademi Ödülü kazanmış aktör Jon Voight ile yalnızca iki filmde oynamış oyuncu Marcheline Bertrand'ın kızları olarak doğmuştur. Aynı zamanda Chip Taylor'un yeğeni, James Haven'ın kız kardeşi olan Jolie'nin vaftiz annesi Jacqueline Bisset ve vaftiz babası Maximilian Schell'dir. Babası Jon Voight Slovak ve Alman kanı, annesi Marcheline Bertrand ise Fransız kanı taşır. Ama bir tarafı da Iroquois halkına mensuptur. Fakat Voight onun tam olarak Iroquois halkına mensup olmadığını iddia etmiştir.

1976 yılında Jolie'nin anne ve babası boşandı. Bunun sonrasında Jolie, sinema kariyerini yarıda bırakmak zorunda kalan annesi Marcheline Bertrand ve kardeşi James Haven ile birlikte New York eyaletindeki Palisades kentine gitti. Burada mutlu bir çocuk olan Jolie yılan ve kertenkele topladı. Jolie'nin favori yılanının adı: Harry Dean Stanton, favori kertenkelesinin adı ise Vladimir'di. Okulunda oğlanları sıkıştırıp onları bağırtana kadar öptüğü için okulu tarafından annesine şikayet edildi. Jolie çocukken annesi ile sık sık film izlerdi. Bunun, onun sinemaya ilgi duymasını sağladığını ise sonraları açıklayan Jolie sinema konusunda babasından ve amcasından (Chip Taylor) etkilenmediğini de açıkladı.

Jolie 11 yaşındayken Los Angeles'a geri döndü. Burada oyuncu olmak istediğini anladı ve Lee Strasberg Theatre Institute'na kayıt olmaya karar verdi. Bu okulda birkaç küçük yapımda göründü. Fakat buradaki 2 yılından sonra Beverly Hills High School'a gitmeye başladı. Bu okulda diğer çok zengin ailelerin çocukları arasında kendini yalnız hissetti. Aşırı ince olması ve gözlük takması sebebiyle diğer arkadaşları tarafından alaya alındı. Sonrasında ise ilk mankenlik deneyiminde başarısız olan Jolie'nin gururu kırıldı ve kendine zarar vermeye başladı. Jolie bu durumu CNN'e şöyle anlattı: "Bıçak biriktiriyordum ve kendimi kesip acıyı hissetmek benim için bir tür ritüel olmuştu. Bu benim için bir çeşit terapiydi, çünkü kendimi yaşıyor gibi hissediyordum."

14 yaşında okuldan atıldı ve bir cenaze kaldırıcı olmayı hayal etmeye başladı. Tüm bu süre boyunca siyah giyindi, saçını mora boyadı ve erkek arkadaşıyla yaşamaya başladı. Slam-dancing yapmaya başladı. 2 yıl sonra ilişki bittiğinde ise annesinin evinin yakınlarında bir yer kiraladı ve okuluna geri döndü. Okuldan "Ben hala punkçı bir çocuğun kalbine sahibim ve her zaman dövmeli punkçı bir çocuk olacağım" düşüncesiyle mezun olduktan sonra tiyatro çalışmalarına ağırlık veren Jolie babasının ilgisizliğinden dolayı babasından soğumaya başladı.

Jolie ile babasının arası açıldı. 2001 yılında Lara Croft: Tomb Raider filmi için babası ile yan yana gelmesine rağmen araları yine de düzelmedi. Temmuz 2001'de Voight soyadının kaldırılması ve adının Angelina Jolie şeklinde değiştirilmesi için dilekçe verdi. 2002 yılının Eylül ayında ise resmi olarak soyadı değişti. Yine aynı yılın Ağustos ayında Jon Voight Access Hollywood'a kızının ruhsal problemleri olduğunu anlattı fakat Jolie "Ben ve babam konuşmuyoruz. Ona karşı hiçbir kızgınlık taşımıyorum" dedi. Jolie'nin davranabildiği kadar soğukkanlı davranamayan anne Marcheline Bertrand, kızını korudu ve şöyle söyledi: "Angelina'nın ruh sağlığıyla ilgili hiçbir bozukluk yok. Ruhsal ve fiziksel bakımdan, o muhteşem sağlıklı."

1991-1997: İlk çalışmaları

Jolie, 14 yaşındayken bir model olarak çalışmaya başladı. Los Angeles, New York ve Londra'da mankenlik yapan Jolie aynı zamanda birçok müzik videosunda görüldü. Bu videoların arasında: Meat Loaf ("Rock & Roll Dreams Come Through"), Antonello Venditti ("Alta Marea"), Lenny Kravitz ("Stand by My Woman") ve The Lemonheads ("It's About Time") müzik videolarında yer alıyordu. 16 yaşında ise tiyatroya döndü ve ilk rolünde bir Alman fetişini canlandırdı. Bu dönemde babasından tiyatro alanında birçok şey öğrendi ve bu dönemde aralarındaki ilişki daha az gergindi. Babasının insanları nasıl izlediğini, onlarla nasıl konuştuğunu ve onlara nasıl dönüştüğünü izledi. Jolie bu dönemde babasıyla eskisi kadar kavga etmedi. Ona göre babası ve kendisi "drama kraliçeleriydi".

Jolie, kardeşinin USC School of Cinematic Arts'ta yaptığı beş filmde görüldü fakat onun profesyonel film kariyeri 1993 yılında Cyborg 2 ile başladı. Bu filmde yarı insan-yarı robot olan, rakip imalatçının merkezini iğfal etmek için tasarlanmış ve sonra kendi kendini patlatmış Casella "Cash" Reese adlı karakteri canlandırdı. Sonrasında ise bağımsız bir film olan Without Evidence adlı filmde yardımcı rolde görüldü. Iain Softley'ın yönettiği Jolie'nin ilk Hollywood filmi olan Hackers'da Kate "Acid Burn" Libby karakterini canlandırdı. Aynı zamanda bu filmde ilk kocası Jonny Lee Miller ile tanıştı.

1996 yapımı komedi filmi olan Love Is All There Is'de Gina Malacci karakterini canlandırdı. Romeo ve Juliet'in günümüz uyarlaması olan filmde Jolie, aralarında kan davası olan iki ailenin taraflarından birinin oğluna âşık olan İtalyan kızı canlandırdı. 1996'da oynadığı diğer bir film olan Mojave Moon filminde Danny Aiello annesinden hoşlanırken ona âşık olan genç Eleanor Rigby karakterini canlandırdı. Foxfire filminde ise kendilerine cinsel tacizde bulunan öğretmeni öldürüp, sonrasında ise tamamen kontrolden çıkan genç kızlardan birini canlandırdı. Jolie'nin performansı üzerine Los Angeles Times şöyle yazdı: "Hikâye Maddy tarafından anlatılmasına rağmen, asıl konu ve hikâyenin katalizörü Legs'tir (Jolie)".

1997 yılında Jolie, David Duchovny ile başrollerini paylaştığı gerilim filmi olan Playing God'da oynadı. Film eleştirmenler tarafından pek iyi eleştiriler almadı. Film eleştirmeni Roger Ebert, yapım hakkında şöyle söyledi: "Angelina Jolie genellikle agresif ve sert olan bir rolde kesin bir sıcaklık buldu. O bir suçlunun kız arkadaşı olmak için çok güzel görünüyor." Sonrasında bir TV filmi olan tarihi-romantik türdeki True Women'da rol aldı. Film Janice Woods Windle'ın kitabının bir uyarlamasıydı. Jolie ayrıca aynı yıl Rolling Stones'un Anybody Seen My Baby adlı klibinde görüldü.

1998-2000: Yükselişi

Jolie'nin kariyer umutları, 1997'de oynadığı Cornelia Wallace rolüyle Altın Küre aldığı ve Emmy Ödülü'ne aday gösterildiği biyografik film George Wallace'tan sonra başladı. Filmde Gary Sinise, George Wallace'i canlandırdı. Angelina ise 1972 yılında ABD Başkanlığına doğru koşarken vurulan George Wallace'ın ikinci eşini canlandırdı. Filmin yönetmeni John Frankenheimer, Jolie hakkında People dergisine şunları anlattı: "Dünyada her yer güzel kız dolu. Ama onlar Angelina Jolie değil. Angelina eğlenceli, dürüst, zeki, muhteşem ve olağanüstü yetenekli." Jolie dışında film de festivallerden birçok ödülle dönmüştür.

1998'de Jolie, HBO'nun Gia filminde süpermodel Gia Carangi'yi canlandırdı. Film seks dünyasını, uyuşturucuları, Gia'nın uyuşturucu bağımlılığı sonucu hayatının ve kariyerinin bir anda yok olmasını, çöküşünü ve AIDS yüzünden ölümünü gözler önüne sundu. Ardışık olarak ikinci yıl, Jolie, bu rolle Altın Küre kazandı ve Emmy'ye aday gösterildi. Ayrıca ilk SAG Ödülü'nü aldı. Reel.com sitesinden Vanessa Vance, Angelina'nın oyunculuğunu şöyle anlattı: "Jolie onu tasvir ederken soğukkanlıydı. Bölümleri doldururken tutkuyu, çaresizliği kullandı." Jolie ise filmde oynadığı Gia'yı "canlandırdığı karakterler arasında kendisine en yakın bulduğu karakter" olarak açıkladı. Lee Strasberg'in tekniklerine uygun olarak Jolie ilk filmlerinde, sahnelerin arasında karakterde kalmayı, onu yaşamaya devam ettiğini söyledi. Bunun sonucunda da Gia'yı çekerken kocası Jonny Lee Miller'a şöyle söyledi: "Ben yalnızım; Ben ölüyorum; Ben eşcinselim ve seni haftalarca göremeyeceğim."

Gia'dan sonra Jolie, New York'a taşındı ve vereceği hiçbir şey olmadığını hissederek kısa bir süre için oyunculuğu bıraktı. New York Üniversitesi'ne film yapım dersleri için üye oldu ve yazı sınıflarına katıldı. Inside the Actors Studio'da bu konu hakkında "sadece kendimi toparlamak için iyi oldu" diye açıklama yaptı."

Jolie, Gloria McNeary rolünde 1998 yapımı gangster filmi Hell's Kitchen'la sinemaya geri döndü ve sonrasında Sean Connery, Gillian Anderson, Ryan Phillippe ve Jon Stewart'ın da rol aldığı Playing by Heart'ın bir bölümünde oynadı. Film olumlu eleştiriler aldı ve Jolie birçok övgü aldı. Jolie, National Board of Review'dan Yükselen Performans Ödülünü aldı ve San Francisco Chronicle'da onun hakkında olumlu bir eleştiri yazıldı.

1999'da ikinci kocası Billy Bob Thornton ile tanıştığı, Mike Newell'in yönettiği komedi-dram Pushing Tin'de rol aldı. Filmin diğer oyuncuları ise John Cusack ve Cate Blanchett'ti. Jolie, Thornton'un baştan çıkarıcı, seksi, çılgın karısını oynadı. Film eleştirmenler tarafından karışık eleştiriler aldı. Jolie'nin karakteri özellikle eleştirildi. Washington Post şöyle yazdı: "Ölen çiçeklerin üstünden ağlayan, çok fazla turkuaz yüzük takan ve Russels geceleri evden tam anlamıyla uzakta geçirince gerçekten yalnızlaşan özgür ruhlu Mary (Angelina Jolie) kesinlikle gülünç bir karakter." Bu filmden sonra The Bone Collector'da Denzel Washington ile çalıştı. Seri katilin peşindeyken bir kaza geçirip yardıma ihtiyaç duyan Lincoln Rhyme'a (Denzel Washington) yardımcı olmakla görevlendirilmiş Amelia Donaghy adlı polisi canlandırdı. The Bone Collector filmi Jeffery Deaver'in bir kitabından uyarlanmıştı. Film 151.493.655 Amerikan doları hasılat yaptı fakat eleştirmenler tarafından olumlu eleştiriler alamadı. Detroit Free Press şöyle yazdı: "Jolie'ye bu filmde yanlış rol vermek yanlıştı."

Oynamak ne uydurmaktır ne de yalan söylemektir. Oynamak daha ziyade karaktere yakın olan tarafınızı bulmak ve diğer tarafları unutmaktır.

Angelina Jolie

Jolie, bir sonraki yardımcı rolünü sosyopat Lisa Rowe rolüyle Girl, Interrupted'ta canlandırdı. Girl, Interrupted filminde, akıl hastası Susanna Kaysen'ın hikâyesini anlatılıyordu. Film aynı zamanda Kaysen'in orijinal günlüklerinden bir uyarlamaydı. Winona Ryder ana karakteri oynamasına rağmen, film Jolie'nin Hollywood'daki son yükselişiyle ilgi çekti. Üçüncü Altın Küre Ödülü'nü, ikinci SAG Ödülünü ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Akademi Ödülü'nü aldı. Roger Ebert, Jolie'nin performansını şöyle anlattı: "Jolie güncel filmlerde büyük vahşi ruhlardan biri olarak ortaya çıkıyor, o her nasılsa öldürücü hedefi olan herhangi bir gruba bağlanmayan biri."

2000'de Jolie, Nicholas Cage'in bir araba hırsızını canlandırdığı Gone In 60 Seconds isimli filmde Cage'in karakterinin eski kız arkadaşı Sarah "Sway" Wayland rolüyle yer aldı. Bu filmdeki rolü küçüktü. Jolie daha sonra Lisa Rowe rolünün ağırlığından sonra bu filmin kendisini rahatlattığını ve bu filmden sonra büyük paralar kazandığını açıkladı. Film dünya çapında 237 milyon Amerikan doları kazandı.

2001-2004: Yaygın tanınırlığı

Oyunculuk yeteneğine çok iyi bir gözle bakılmasına karşın, Jolie'nin filmleri geniş bir kitleye ulaşamıyordu; ama Lara Croft: Tomb Raider (2001) Jolie'yi uluslararası bir süperstar yaptı. Popüler Tomb Raider video oyununun uyarlamasında Jolie, Lara Croft rolü için; Büyük Britanya aksanı, yoga, savaş sanatları terbiyesi ve araba yarışını öğrenmesi gerekti. Ama film genel olarak kötü eleştiriler aldı. Slant Magazine, filmi şöyle yorumladı: "Angelina Jolie, Lara Croft'u oynamak için doğmuş ama yönetmen Simon West onun yolculuğunu bir Frogger oyununa dönüştürdü." Tüm dünyada $274.703.340 hasılat yapan Lara Croft: Tomb Raider her şeye rağmen uluslararası bir başarıydı ve Jolie'yi dünyaya bir aksiyon starı olarak tanıttı.

Jolie sonra, mizahla gerilimi buluşturan Original Sin (2001) filminde Julia Russell'ı oynadı. Bu filmde başrolü Antonio Banderas'la paylaşmıştı. Film, Cornell Woolrich'in Waltz into Darkness adlı romanından uyarlandı ve Michael Cristofer tarafından yönetildi. Film tüm dünyada 35.402.320 Amerikan doları hasılat yaptı. Film eleştirmenler açısından büyük kritik bir başarısızlıktı. 2002 yılında, Life or Something Like It'te, bir hafta içinde öleceği söylenen ve bunun sonucunda hayatın anlamını aramaya başlamış hırslı TV muhabiri Lanie Kerrigan'ı oynadı. Film, yetersiz olduğu yönünde eleştiriler alsa da, Jolie'nin performansı olumlu eleştiriler aldı. CNN'den Paul Clinton: "Jolie rolünde muhteşemdi. Filmin ortasında bazı saçma olay örgüleri olmasına rağmen, bu Akademi Ödülü kazanan oyuncu fazlasıyla kendine doğru yolculuğunu inanılır bir biçimde oynuyor."

Jolie, 2003'te Lara Croft Tomb Raider: The Cradle of Life'ta yeniden Lara Croft'u oynadı. Bu sefer Çin'in ünlü suç şebekelerinden birinin yöneticiliğini üstlenen Chen Lo ölümcül bir belayı, Pandora'nın Kutusu'nu açmaya çalışır ve dünyayı kurtarabilecek tek insan Lara Croft'tur. Bu yapım, önceki film kadar finansal başarı elde edememişken, uluslararası alanda 156.505.388 Amerikan doları kazandı. Sonraki yıl Jolie, Afrika'daki yardım işçileriyle ilgili Beyond Borders'ta rol aldı. Film, Jolie'nin gerçek yaşamının yardımsever kişiliğini yansıtmasına rağmen; eleştirel ve finansal olarak başarısız oldu. Los Angeles Times'ta film hakkında şu sözlere yer verildi: "Jolie, Girl, Interrupted'ta Oscar kazandığı rolde yaptığı gibi, rollere elektrik ve güvenilirlik verebilir. O kabul edilmiş çizgi filmler de yapabilir Lara Croft gibi. Ama melez karakter belirsizliği, kötü yazılmış gerçek olmayan uçan istilacı, kan-ve-bağırsak dünyası, onu tamamen mahveder."

2004'te, Ethan Hawke ile birlikte Taking Lives'ta rol aldı. Filmde Montrealli bir FBI ajanı olan Illeana Scott karakterini canlandırdı. Film karışık eleştiriler aldı. The Hollywood Reporter şöyle yazdı: "Angelina Jolie daha önce çoktan yaptığı hissini veren bir rol oynuyor. Ama o heyecan ve çekiciliğin yanlış anlaşılamaz bir enerjisini ekliyor." Daha sonra, DreamWorks filmi Shark Tale'de melekbalığı Lola adlı animasyon karakterine sesini verdi ve Kerry Conran'nın bilimkurgu, macera filmi Sky Captain And The World Of Tomorrow'nda kısa bir rolde yer aldı. Ayrıca 2004'te, Oliver Stone'un Büyük İskender'in hayatını anlatan biyografik filmi Alexander'da Olympias'ı oynadı. Bu film ABD sınırları içerisinde yalnızca 34.297.191 Amerikan doları kazanarak başarısızlığa uğradı fakat uluslararası alanda büyük bir başarı yakalayarak, ABD dışında 133.001.001 Amerikan doları kazandı. Oliver Stone, filmin ABD içindeki başarısızlığını, İskender'in biseksüelliğine ve medyanın ve halkın buna yorumuna bağlamıştır."

2005-2010: Ticari başarısı

Aksiyon - komedi türündeki Mr. & Mrs. Smith, Jolie'nin 2005'te oynadığı tek filmdir. Film, Doug Liman tarafından yönetildi. Film birbirine rakip iki organizasyona tetikçi olarak çalıştıklarını anlayan, sıkılmış evli bir çifti anlatıyordu. Jolie, Brad Pitt'in filmdeki karakterinin eşi olan Jane Smith'i oynadı. Film birçok eleştiri aldı ama genellikle iki başrol oyuncusunun arasındaki kimya dolayısı ile övgüler aldı. The Star Tribune'nde film hakkında şöyle yazıldı: "Hikâye gelişigüzel ilerlerken, film toplu halde yaşayan cazibe ile, enerji ve yıldızların enerjisi ile geçiniyor." Film tüm dünyada 478,207,520 Amerikan doları kazanarak büyük bir başarı sağladı ve 2005 yılının en çok izlenen filmlerinden biri oldu.

Daha sonra 2006'da Robert De Niro'nun The Good Shepherd filminde rol aldı. Film Matt Damon tarafından canlandırılmış Edward Wilson karakterinin gözünden CIA'nin ilk yıllarını anlatıyordu. Jolie yardımcı rolde Wilson'ın ihmal edilmiş karısı Margaret Russels'ı oynadı.

2007 yılında Jolie, yönettiği ilk film olan A Place in Time adlı belgeseli çekti. Film bir haftada dünya çevresinde 27 yerde yaşanan hayatı göstermektedir. Belgesel, Tribeca Film Festivali'nde gösterildi. Film ABD'nin en büyük eğitim sendikası olan National Education Association'a dağıtılma ve çoğunlukla liselerde gösterilme amacıyla tasarlandı. Yine aynı yıl Jolie, Mariane Pearl rolüyle Michael Winterbottom'ın belgesel türündeki drama filmi A Mighty Heart'ta rol aldı. Film, Pakistan'da Wall Street Journal'ın muhabiri Daniel Pearl'ün kaçırılışı ve cinayetini konu ediyordu. Film, Mariane Pearl'ün anılarından oluşan A Mighty Heart adlı kitaptan uyarlandı. Yapımın prömiyeri Cannes Film Festivali'nde yapıldı. The Hollywood Reporter, Jolie'nin performansını "dengeli ve dokunaklı" olarak tanımladı ve şöyle devam etti: "Saygıyla ve farklı bir aksanda sıkı bir kavramayla oynadı." Bu filmle Jolie dördüncü Altın Küre Ödülü adaylığını ve üçüncü SAG adaylığını kazandı. Jolie aynı zamanda Robert Zemeckis'in Beowulf (2007) filminde Grendel'ın annesini canlandırdı. Jolie'nin filmdeki görüntüsü gerçek olmayıp, motion capture tekniğiyle yaratıldı.

2008'de, James McAvoy ve Morgan Freeman'la beraber aksiyon türündeki Wanted'ta oynadı. Wanted, Mark Millar'ın aynı isimli çizgi romanından uyarlanmıştı. Film olumlu eleştiriler aldı ve dünya çapında başarılı olup 341.433.252 Amerikan doları hasılat yaptı. Ayrıca Kung Fu Panda adlı animasyon filmde Master Tigress karakterine sesini verdi. 632 milyon Amerikan doları kazanan film Angelina'nın şu ana kadarki en büyük hasılatı sağlayan filmi oldu. Aynı yıl, Clint Eastwood'un yönettiği ve prömiyerini Cannes Film Festivali'nde yapan Changeling'te Christine Collins rolüyle başrol oynadı. Film çocuğunu kaybeden, aylar sonra polisin getirdiği çocuğun onun oğlu olmadığını anlayan ve gerçek oğlunu aramaya koyulan anne Christine Collins'ı anlatıyordu. Gerçek bir olaydan uyarlanan bu filmle Jolie, ikinci Akademi Ödülü adaylığını, ilk BAFTA Ödülü adaylığını, beşinci Altın Küre ve dördüncü Sinema Oyuncuları Derneği Ödülü adaylığını elde etti. Clint Eastwood, film sonrası basın konferanslarında Jolie için şu şekilde bir açıklama yaptı: "Ona muhteşem yüzü engel oluyor. Bence onun yüzü gezegendeki en güzel yüz. İnsanlar bazen onun yeteneğini göremiyorlar. O tüm bu dergilerin kapağında ve bu yüzden bunun altında ne kadar muhteşem bir oyuncu olduğunu gözden kaçırmak kolay."

2010'da ise başrolünü üstlendiği aksiyon türündeki Ajan Salt'ta oynadı. Film genel olarak eleştirmenler tarafından beğenildi ve yaklaşık 300 milyon Amerikan doları hasılat yaptı. 2010'un sonunda ise aslında 2011'de gösterime girmesi beklenen Turist filmi yayınlandı. Jolie filmde başrolü Johnny Depp ile paylaştı. Film genellikle eleştirmenlerden olumsuz yorumlar aldı ancak Depp ve Jolie performansları sayesinde Altın Küre'ye aday gösterildi.

2011-günümüz: Profesyonel genişleme

Jolie, ilk uzun metraj yönetmenlik deneyimini, 1992-95 Bosna Savaşı sırasında Sırp bir asker ile Boşnak bir tutsak arasındaki aşkın anlatıldığı Kan ve Aşk (2011) filmi ile gerçekleştirdi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği İyi Niyet Elçisi olarak Bosna-Hersek'i iki kez ziyaret ettikten sonra filmin savaş mağdurlarına olan ilgiyi artıracağını düşündü. Gerçekliği sağlamak için yalnızca eski Yugoslavyalı oyuncularla çalıştı ve onların savaş dönemindeki deneyimlerini senaryoya dahil etti. Film, Altın Küre En İyi Yabancı Dilde Film Ödülü'ne aday gösterildi ve Jolie, savaşa dikkat çektiği için fahri Saraybosnalı ilan edildi.

Oyunculuğa üç buçuk yıl ara veren Jolie, 2014'te fantastik macera türündeki Disney canlı çekim filmi Malefiz'de ana karakter olarak yer aldı. Film karışık tepkiler aldı fakat Jolie'nin performansı övüldü. İlk haftasında Kuzey Amerika'da yaklaşık $70 milyon ve diğer ülkelerde $100 milyondan fazla gelir elde eden film, genellikle erkek oyuncuların baskın olduğu aksiyon ve fantastik türündeki filmlerde Jolie'nin tüm yaş gruplarına hitap ettiğini gösterdi. Film dünya genelinde $757,8 milyon hasılat yaptı, yılın en çok kazanan dördüncü, Jolie'nin ise en çok kazanan filmi oldu.

Jolie, Boyun Eğmez (2014) ile ikinci kez yönetmen koltuğuna oturdu, ayrıca filmin yapımcılığını üstlendi. Karışık tepkiler alan ve kayda değer ödüllere aday gösterilmeyen film, National Board of Review ve American Film Institute tarafından yılın en iyi filmlerinden biri olarak seçildi. Jolie'nin bir sonraki yönetmenlik denemesi, eşi Brad Pitt ile birlikte başrolünde yer aldığı dram türündeki Hayatın Kıyısında (2015) oldu. Film, genellikle olumsuz tepkiler aldı.

📚 Kaynak: Bu içerik Vikipedi (Wikipedia)'den alınmıştır. İçerik CC BY-SA lisansı altındadır.
← Tüm Kişiler