Hande Yener
Türk şarkıcı
👁 1 görüntülenmeKadıköy, İstanbul'da doğan Hande Yener, ortaokul eğitimi sonrasında ailesi konservatuvara gitmesine izin vermeyince Erenköy Kız Lisesi'ne başladı ancak bu okulu ikinci sınıfta terk ederek evlendi. Küçük yaşlarından beri hayalini kurduğu şarkıcılığı yapabilmek için yirmili yaşlarının başında Sezen Aksu'ya ulaşmaya çalıştı ve tezgâhtarlık yaptığı mağazaya gelen Hülya Avşar aracılığıyla Aksu'yla tanıştı. Aksu'nun yanında bir dönem geri vokallik yaptıktan sonra Altan Çetin ile çalışarak hazırladığı ilk stüdyo albümü Senden İbaret'i 2000 yılında yayımladı. Bu albümün ardından MÜ-YAP sertifikalı Sen Yoluna... Ben Yoluma... (2002), Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor (2004) ve Apayrı (2006) dâhil olmak üzere çeşitli başarılar yakalayarak 2000'lerin en iyileri arasında gösterilen albümler hazırlayıp satışa sundu. Nasıl Delirdim? (2007) albümüyle tarzını elektronik müziğe kaydırarak birkaç albümünde pop müzikten uzaklaştı. Kariyerinin ilk on yılını oluşturan bu dönemde "Yalanın Batsın", "Sen Yoluna... Ben Yoluma...", "Acele Etme", "Kırmızı", "Kelepçe", "Aşkın Ateşi", "Kibir" ve "Romeo" gibi birçok şarkısı Türkiye'de listelerin üst sıralarına çıktı.
Şarkıcının elektronik müzik dönemindeki çalışmaları eleştirel övgü yakalasa da pop müziğe kıyasla ticari kayıp yaşamasının önüne geçemedi ve bu durum yapım şirketleriyle de çeşitli sorunlar yaşamasına yol açarak iki kez yapım şirketi değiştirmesiyle sonuçlandı. Böylece Yener, elektronik müzik dönemini birkaç yıl içinde noktalayarak Hande'ye Neler Oluyor? (2010) albümüyle hem pop müziğe hem de pop listelerine geri döndü. Kariyerinin ikinci pop dönemindeki albümleri sık sık ilk dönemindeki albümlerle kıyaslanarak karışık eleştiriler toplasa da özellikle Mükemmel (2014) ve Hepsi Hit (2016-17) albümlerinden çıkan birçok şarkısı ülkesinde yılın en çok dinlenen pop şarkıları arasına girdi. Bu yıllarda "Bodrum", "Ya Ya Ya Ya", "Naber", "Sebastian", "Mor", "Bakıcaz Artık" ve "Beni Sev" gibi birçok şarkısı Türkiye'de listelerin üst sıralarına çıktı.
Yener, hayranı olduğu Madonna başta olmak üzere birçok isimden etkilendi. İmajı, klipleri ve canlı performansları Madonna'nın da aralarında bulunduğu çeşitli şarkıcılarla benzer bulunarak sıkça karşılaştırıldı. Türkiye'de 2000'li yıllarda tek bir albümü bir milyondan fazla satan az sayıdaki şarkıcıdan biri olarak kayıtlara geçti. 2013'te YouTube'da en çok izlenen Türk şarkıcı oldu. 2000'lerin sonunda birkaç yıl ülkesinde gey ikonu olarak anılan Yener, bu süreçte Türkiye'de LGBT haklarının ilerlemesini talep eden bazı açıklamalar yaptı ancak sonraki yıllarda LGBT konularında sessiz kalması üzerine eleştirilerle karşılaştı. 2010'ların ikinci yarısında iş hayatına atıldı ve dönemsel olarak çeşitli gece kulübü ve plajların işletiminde görev aldı. Bugüne kadar beş Altın Kelebek Ödülü ve dört Kral Türkiye Müzik Ödülü dâhil olmak üzere onlarca ödül kazandı.
1973-99: İlk yılları ve kariyer başlangıcı
Yener'in üne kavuşmadan önceki durumu hakkında söyledikleri.
Makbule Hande Özyener, 12 Ocak 1973'te İstanbul'un Kadıköy ilçesinde Bahariyeli bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Yıldız Yazıcı (1942 - 2024) ile Erol Özyener (1934 - 2012) çiftinin iki kız çocuğundan küçük olanıydı ve ablasıyla arasında beş yaş fark vardı. Adlarından biri olan Makbule, aynı zamanda babaannesinin adıydı. Ekonomik açıdan orta hâlli bir ailesi vardı. Annesi Yıldız ev kadınıydı, babası Erol ise bir dönem profesyonel olarak futbolculuk yapmış ve Ford Otosan'da çalışmıştı. Erenköy'de büyüyen Hande'nin şarkıcı olma isteği çocukken başladı, ortaokuldan sonra konservatuvara gitmeyi çok istedi; ancak ailesinin buna izin vermemesiyle Erenköy Kız Lisesi'ne başladı. Liseyi ikinci sınıfta bıraktı, lisedeki durumundan "Vatandaşlık dersi öğretmeni bana kafayı takmıştı, üstüne bir de edebiyattan çaktım, imtihanlara bile girmedim. Müzik notlarım hep 10'du." sözleriyle bahsetti. Babasının alkole olan düşkünlüğü yüzünden anne ve babasının kendisi 17 yaşındayken boşandığını belirten Yener, "büyük acılar çektiğini" ifade etti. Gümrük komisyoncusu Uğur Kulaçoğlu ile 1990'da Fatih'te evlendi. Aynı yıl Ekim'de oğlu Çağın doğdu. Erken yaşta evlenmesi yüzünden yaşı ilerledikçe eşi Uğur ile çeşitli konularda çatışmaya başladı. Bu yüzden 1994'te eşinden boşandı.
Bu dönemde şan hocası Erdem Siyavuşgil'e gitti ve ondan solist olabilme yeteneğinin olduğunu duydu. Bunun üzerine hep örnek aldığı Sezen Aksu'ya ulaşma çabalarını artırarak şan dersi almaya başladı. Suadiye'deki Mudo mağazasında tezgâhtarlık yaparken buradan ayrılarak ünlü sanatçıların sık sık uğradığını bildiği Ali AltaModa mağazasında, "buraya gelen ünlülere sesini dinleterek Aksu'ya ulaşmak" amacıyla çalışmaya başladı. Aksu'nun telefon numarasını bularak her gün geri vokallik için bir not bıraktı ancak yine de Aksu'yla iletişime geçemedi. Nilüfer, Şehrazat ve Sertab Erener dahil olmak üzere çalıştığı mağazaya gelen birçok şarkıcı, kendisinin Aksu'ya ulaşma isteğini cevapsız bıraktı. Hande'nin şarkıcı olma konusunda umudunu kestiği bir dönemde mağazaya gelen Hülya Avşar, onu dinleyerek Aksu'dan bir randevu alacağını söyledi. Nisan 1993'te Avşar aracılığıyla Aksu ile görüşen Hande, bu görüşmede "Yalnızlık Senfonisi" ve "Oyun Bitti" şarkılarını seslendirdi. Aksu'nun beğenisini kazanınca onun yanında çalışmaya başladı ve toplamda şarkıcıya iki yıl geri vokallik ve asistanlık yaptı. Ayrıca 1994'te Cem Özer'in sunduğu Laf Lafı Açıyor programında orkestra solisti olarak televizyona çıktı. Barlarda çalışmak için Aksu'nun yanından ayrılarak birkaç yıl Türkiye'nin çeşitli yerlerinde sahneye çıktı. Albüm hazırlamak isteyince tekrar Aksu'nun yanına dönerek albüm çalışmalarına başladı. Aksu'nun tavsiyesi üzerine DMC ile anlaşma imzaladı.
2000-03: Senden İbaret ve Sen Yoluna... Ben Yoluma...
Hande Yener'in ilk stüdyo albümü Senden İbaret, Ercan Saatçi yapımcılığında 31 Mayıs 2000'de DMC tarafından yayımlandı. Böylece Yener, DMC şirketi tarafından tanıtılan ilk kadın vokal oldu. Bir yıllık çalışmalar sonucunda tamamlanan albümün neredeyse tamamında Altan Çetin tarafından yazılan şarkılar yer alırken Yener, albümdeki tarzını "ne batı ne de arabesk, Türkçe pop" olarak tanımladı. Çeşitli Türk gazeteleri, Altan Çetin ile çalıştığı için çıkış yapar yapmaz daha önceden Çetin ile yaptığı şarkılarla tanınan İzel'in "tahtına oturacağını" iddia edince bu iddialara, İzel'den farklı olduğunu söyleyerek yanıt verdi. Yener ayrıca albümün başta İzel için hazırlanmış olabileceğini ancak İzel ile DMC arasındaki sorunlar yüzünden İzel'in albüm projesinin iptal edildiğini kaydetti. Senden İbaret'in çıkış şarkısı "Yalanın Batsın", aynı zamanda albümün ilk klibi olarak yayımlandı. Bir hit olan şarkı, 2000 yazının çok tutan şarkılarından biri oldu ve müzik listelerinde zirveye yerleşti. Hande Yener, çıkışına gösterilen ilgiye kendisinin bile şaşırdığını "Başarılı olacağıma inanıyordum. Ancak her şeyin bu kadar hızlı gelişmesi beni hem çok şaşırttı, hem de çok sevindirdi." sözleriyle anlattı. Hürriyet, Yener'in büyük bir çıkış yaptığını ve müzik piyasasında o yılın en parlayan ismi olarak görüldüğünü yazdı. "Yalanın Batsın"ın ardından albümdeki "Bunun Adı Ayrılık" ve "Yoksa Mani" şarkılarına da klip çekildi. Yener, "Bunun Adı Ayrılık" klibi çekilirken donma tehlikesi geçirdi. 2000 yılında Altın Kelebek Ödülleri'nden En İyi Çıkış Yapan Sanatçı ödülünü kazandı, "Yalanın Batsın"ın klibine ise Candan Erçetin'in "Elbette" klibiyle birlikte En İyi Klip ödülü verildi. Altın Kelebek'in yanı sıra Akademik Bakış dergisinin düzenlediği ödüllerden ve 2001 Kral TV Video Müzik Ödülleri'nden de En İyi Çıkış Yapan Kadın Sanatçı ödülünü aldı. Magazin Gazetecileri Derneği tarafından ise Umut Veren Kadın Şarkıcı olarak seçildi. Yener, Jandarma Genel Komutanlığı Bandosu ile Türk pop müziği sanatçıları tarafından hazırlanıp 2000'in sonunda yayımlanan Türk Marşları albümünde, "Biz Atatürk Gençleriyiz" marşını seslendirdi. 2001'de çıkardığı Extra adlı çalışmasında Senden İbaret'teki bazı şarkıların yeni versiyonlarına yer verdi. Öte yandan aynı dönem, Show TV'de yayınlanan Dadı dizisinin bir bölümünde konuk oyuncu olarak yer aldı.
Hande Yener, 2002 başlarında basketbolcu Kemal Tunçeri ile ilişki yaşadı. Ayrıca Ülker'in Petibör reklamında oynadı. Hazırlıklarının başladığından Şubat 2001'de söz ettiği ikinci stüdyo albümü Sen Yoluna... Ben Yoluma...'yı aynı yıl Temmuz'da Erol Köse Production etiketiyle yayımladı. Albüm için radyocu Michael Kuyucu, ilk çalışmasında "mükemmel bir çıkış yapan Yener'in aynı başarıyı tekrar gösterdiği" yorumunu yaparken Milliyet'ten Naim Dilmener ise "büyük bir gürültüyle" piyasaya sürülen albümün "Türk popundaki belli başlı kadın şarkıcıların bir araya getirildiği karışık bir albüm gibi durduğunu" yazdı. "Sen Yoluna... Ben Yoluma..." hitinin yanı sıra, "Şansın Bol Olsun", "Evlilik Sandalı" ve "Küs" şarkıları albümün klip çekilen parçaları oldu. Türk müzik birliği MÜ-YAP, 1 milyondan fazla kopya satması nedeniyle albüme platin sertifika verdi. 2003 Kral TV Video Müzik Ödülleri'nde Hande Yener, En İyi Pop Kadın Sanatçı kategorisinde, Sen Yoluna... Ben Yoluma... En Çok Satan Albüm kategorisinde ödül kazandı. Magazin Gazetecileri Derneği ise "Sen Yoluna... Ben Yoluma..." şarkısını Yılın Şarkısı seçti. Albüm 2017 yılında çeşitli müzisyen, eleştirmen ve yapımcılar tarafından hazırlanarak Hürriyet gazetesinde yayımlanan Türkiye'nin En İyi 100 Albümü sıralamasına ise 81. sıradan dahil oldu. Bunların yanı sıra Yener, Haziran 2002'de Filli Boya'nın reklamlarında oynadı ve Temmuz'da magazin programı Pazar Keyfi'nin bir bölümünde konuk sunuculuk yaptı. 2003'ün Mart ile Haziran ayları arasında, Star TV'de yayınlanan kendi programı Hande Yener Show'u sundu. Aynı yıl bir dönem iş adamı Moris Kohen ile çıktı.
2004-06: Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor ve Apayrı
Hande Yener, kayıtlarını Hamburg ve İstanbul'da yaptığı üçüncü stüdyo albümü Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor'u Temmuz 2004'te Erol Köse Production etiketiyle piyasaya sürdü. Bu albümde daha profesyonelleştiğini söyledi ve "Ben tamamen duygularımla, ruhen, dinleyici olarak şarkıları gitar eşliğinde dinliyorum. Kendim etkilenirsem tamam diyorum. Yani, 'Bu tutar mı, kaç satar?' gibi detaylar yoktur kafamda. Hande Yener'in albümünü hazırlıyormuşuz gibi bir psikoloji içinde de olmuyorum. Ekip aynı, çok yoğun çalışıldı, herkes en değer verdiği, en önemli şarkılarını ortaya koydu. Yaptıkları bütün şarkılar çok başarılı ve her biri hit kalitesinde, klasik olabilecek şarkılardı. Sadece benimle örtüşen şarkılarını bana verdiler." sözleriyle yapım aşamasından bahsetti. Albüm başarılı bulunarak olumlu eleştirildi. Albümdeki "Acele Etme", "Kırmızı" ve "Acı Veriyor" hitlerinin kliplerinin gösterime girmesinin ardından "Armağan", "Hoşgeldiniz" ve "Bu Yüzden" şarkılarına çekilen video klipler de yayımlandı. "Acele Etme", "Kırmızı" ve "Acı Veriyor" hitleri birçok radyonun müzik listesinde bir numara oldu. Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor, 2004 yılı içinde 400 bin kopya satarak MÜ-YAP'tan altın sertifika aldı. İstanbul FM de düzenlediği ödüllerde albümü Altın Albüm ödülüne layık gördü. 20-21 Ağustos 2005'te Yener, İtalyan dansçı ve yönetmen Luca Tommassini tarafından hazırlanan bir şov eşliğinde Rumeli Hisarı'nda konser verdi.
"Sanat için üretildiği" belirtilen ve "Yener'in sesine uyumlu bir şekilde hazırlanan şarkıları" içeren dördüncü Hande Yener stüdyo albümü Apayrı, Erol Köse Production tarafından Ocak 2006'da yayımlandı. Yener, albümden alternatif bir pop albümü olarak bahsetti ve albümdeki değişimiyle ilgili şunları söyledi: "Bazı insanlar değişim yapmaktan rahatsız olur, hoşlanmaz ya da gerek duymaz. Ama bana göre benim mesleğim değişim gerekliliği gösteren bir iş. Teknoloji ilerledikçe sound'lar o kadar hızla değişiyor ki, kendimi bu değişimin içinde görmek vazgeçilmezim oldu. Bunu uygulamamak beni, çoğu kişinin de yaşadığı kaosa sokacak gibi hissediyorum. Bugüne kadar yaptığım her albümümün arkasındayım ama onların benzerlerini yaparak gelişmem mümkün değil. Bugüne kadar yaptığım albüm ve klipler, önce şaşırttı sonra kabul gördü." Bazı eleştirmenlerce Yener'in kariyerinin dönüm noktası olarak nitelendirilen ve önceki albümleriyle karşılaştırıldığında Avrupai bir havasının olduğu belirtilen albümdeki şarkılarda pop müziğin yanı sıra house, R&B, rock gibi farklı tarzlar da yer bulmuştu. Müzik eleştirmenlerinden bazıları Yener'in tarz değişikliğini olumsuz eleştirdi, bazıları ise başarılı buldu. Hürriyet'ten Tolga Akyıldız, albümün tamamıyla batı dans altyapılarının üzerine kurulu olduğu söyledi. "Kelepçe", "Aşkın Ateşi" ve "Kim Bilebilir Aşkı" albümde yer alan ve klipleri yayımlanan şarkılardı. Apayrı, 2006 yılı içinde 165 bin kopya satış yaparak MÜ-YAP'tan altın sertifika aldı. 2007 PowerTürk Müzik Ödülleri'nden En İyi Albüm kategorisinde ödül aldı. NTV tarafından Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor ile birlikte 2000'li yılların en iyi Türkçe albümlerinden biri olarak gösterildi. Eylül 2006'da Apayrı'nın başka bir boyutu olarak tanımlanan ve elektronik altyapılara yer veren Hande Maxi EP'si piyasaya sürüldü. Çalışmadaki "Biraz Özgürlük" şarkısına çekilen video klip, 2007 Kral TV Video Müzik Ödülleri'nde En İyi Klip kategorisinde aday gösterildi.
2007-09: Nasıl Delirdim?, Hipnoz ve Hayrola?
2007 Eurovision Şarkı Yarışması sonrasında TRT komitesinin, yapımcı Erol Köse'yi arayarak Yener'in 2008 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye adına yarışmaya sıcak bakıp bakmadığını sorduğu ve kendisinin yarışmaya katılmaya sıcak baktığı açıklandı. Bir süre sonra TRT tarafından yapılan açıklamayla yarışma için kimseye teklif götürülmediği duyuruldu. Bunun üzerine Yener'in yapımcısı Erol Köse yaptığı basın açıklamasında, TRT yapımcılarından şarkıcının Eurovision'a katılması için ön teklif aldığını fakat aceleci davranılarak katılım açıklaması erkenden yapıldığı için TRT'den yalanlama geldiğini söyledi. Köse, bu durumdan sonra Eurovision için yapılan gayriresmî teklifi reddetmiş olduklarını ekledi.
Mayıs 2007'de Hande Yener'in beşinci stüdyo albümü Nasıl Delirdim? satışa sunuldu. Şarkıcı daha çıkmadan 72 bin ön sipariş alan bu albümle birlikte elektronik müzik tarzına geçiş yaptı. Poptan elektroniğe yaptığı geçiş bazı olumsuz eleştiriler topladı. Eleştirilere "Herkesi memnun etmek çok zor, hatta mümkün değil. Herkesi memnun edecek bir iş yapmak doğru da değil. Öncelikle kendinizi memnun etmeniz ve müzik kalitenizi konuşturmanız lazım. Anında üretilip tüketilen bir şey yapmak bana pek cazip gelmiyor." şeklinde bir cevap verdi. Müzik sitesi Gerçek Pop albüme 5 üzerinden 5 notunu verdi, müzik eleştirmenleri albüm için olumlu eleştirilerini sundular. Sezen Aksu tarafından yazılıp bestelenen "Kibir (Yanmam Lazım)" şarkısı albümün çıkış şarkısı ve ilk klibi oldu. Ardından Yener'in o sıralar sevgilisi olan Kadir Doğulu için yazıp klibinde Doğulu'nun da yer aldığı "Romeo" şarkısına da klip çekildi. Bu iki şarkı liste başarıları yakalayarak birer hit oldu. Nasıl Delirdim?, önceki iki Hande Yener stüdyo albümü gibi NTV tarafından 2000'lerin en iyi Türkçe albümlerinden biri olarak gösterildi. İstanbul FM, düzenlediği ödüllerde En İyi Pop Kadın Albüm kategorisinde albümü ödüllendirdi. Şarkıcı, Ağustos 2007'ye gelindiğinde Kadir Doğulu ile nişanlandı.
2007 yılında Yener, yaptığı "bakkal müziği" tanımlaması yüzünden çeşitli şarkıcılarla tartışmalar içine girdi ve mahkemelik oldu. Bunlardan Demet Akalın ile başlayan tartışması ilerleyen yıllarda magazin gündemini sıkça meşgul etti. Yener'in o sıralar popülerliği artmakta olan Akalın ile kıyaslanması üzerine "Ben Batı müziği yapıyorum, bu yüzden fantezi müzikle uğraşanlarla zaten rakip olamam. Demet'in yaptığı iş tarzım değil." cümlelerini kurması tartışmayı başladı. Akalın'ın "Beni beğenmiyorsa neden benim yetişemediğim işlere gidiyor. Yoğunluktan dolayı yetişemediğim ya da kabul etmediğim işleri kendisi kaptı." şeklinde cevap vermesiyle tartışma ilerleyerek devam etti. Yener, kişilik haklarına saldırdığı gerekçesiyle Akalın'a ₺50 bin tutarında tazminat davası açtı ancak mahkeme sözlerin hakaret içermediğine karar verdi. Akalın, ilerleyen süreçte yaptıkları tartışmalar yüzünden Yener'e açtığı davalardan birini kazanmasıyla Yener'den ₺10 bin tazminat aldı. Aynı sıralarda Serdar Ortaç'ın "Ne Hande, ne Mustafa Sandal! Yazın en iyisi Bengü." şeklinde bir açıklama yapması üzerine Yener, "Ne ticari, ne de anlaşılmayacak bir müzik yapıyorum. Bakkal tarzı müzik yapanlarla kıyaslanmak istemiyorum." sözlerini söyledi. Yener'in kalitesiz bulduğu şarkıları tanımalamak için kullandığı bakkal müziği tanımına Akalın, Bengü ve Ortaç dahil çeşitli kişilerden tepkiler geldi. Bengü, Yener'in açıklamalarını yanlış buldu ve "En popüler şarkılar kendi tabiri ile bakkalsa, en bakkal şarkıları kendisi söylemiştir." cevabını verdi. İstanbul Bakkallar Odası da Yener'e tepki gösterdi ancak şarkıcı, yaptığı tanımlamanın müzikle ilgili olduğunu ve bakkalları aşağılama amacı gütmediğini söyledi. Bakkal müziği tartışmaları büyürken Ortaç'ın bir konserde "Romeo" şarkısı ve sözleriyle dalga geçmesi üzerine Yener, "Serdar kendine bir Romeo bulsun." şeklinde bir açıklama yaptı. Bu sözlerle kendisine "gey-eşcinsel denmek ve böylece kişilik onurunun zedelenmek istediğini" belirten Ortaç, Yener'e açtığı dava sonucunda haklı bulunarak ₺3 bin tazminat kazandı. Hürriyet, bakkal müziği tanımlamasını 2007'nin özlü sözleri arasına koyarken Habertürk'ten Sırma Karasu ise tartışmayı Türk pop müziğinin kırılma noktalarından biri olarak gördü ve şunları söyledi: "Yerli popta klişenin biraz dışında işler yapılabiliyorsa sebebi Yener'in 2007'de çıkardığı Nasıl Delirdim? albümü ve başlattığı 'bakkal müziği' polemiği sayesindedir demek abartı olmaz.... Diğer müzisyen ve şarkıcılar, yerli elektroniğin bir kitlesi olduğunu Yener'in cesareti sayesinde gördüler." İlerleyen yıllarda Erol Köse, ününün artması için Bengü'yü tartışmalara kendisinin dahil ettiğini ve bakkal müziği tartışmanın bazı kısımlarını kendisinin planladığını itiraf etti.
2008'in başında Hande Yener, Kemal Doğulu'nun "1 Yerde" single'ının yapımcılığını üstlenip şarkıda Doğulu'ya eşlik etti ve Nasıl Delirdim?'in son klibi "Yalan Olmasın"ı yayımladı. Ayrıca Show TV'de yayınlanan magazin programı Pazar Keyfi'nin bir bölümünü sundu. Mayıs 2008'de altıncı stüdyo albümü Hipnoz'u Erol Köse Production etiketiyle yayımladı. Albüm 40 bin kopya sattı. Aynı sıralarda Kadir Doğulu ile birlikte adını Türkçe Pop Alternatifi sözcüklerinin baş harflerinden alan TPA Production adlı yapım şirketini kurdu. Hipnoz albümündeki şarkıların neredeyse tamamının sözlerini kendisi yazdı. Müzik eleştirmenleri, albüme olumlu ve olumsuz karışık eleştiriler sunarak albümün şarkıcının poptan uzaklaştıkça üstüne gelen piyasaya bir tepki olarak doğduğunu yazdı. Albümle aynı adı taşıyan çıkış şarkısı, Billboard Türkiye'nin derlediği Türkçe Top 20'de 10 numaraya kadar yükseldi. Şarkının klibi yayımlandıktan sonra, Türkiye televizyonlarında gösteriminin RTÜK tarafından yasaklandığına dair haberler çıktı. Yener, haberlerin doğru olmadığını, klibinin yasaklanmadığını belirtti ve haberleri komplo olarak nitelendirdi. Ancak yine de çıkan haberlerden sonra müzik kanalları klibi göstermeyi durdurdu. İlerleyen tarihlerde, RTÜK'ten alınan bir belge ile klibe yayın yasağı uygulanmadığı ortaya çıktı. Bu süreç öncesinde ve sonrasında Yener'in yapım şirketine karşı olan enerjisi düştü ve şirketten ayrılmak istedi. Yaşanan anlaşmazlıklar sonucunda şirketle olan albüm sözleşmesini tazminat ödeyerek feshetti, böylece Erol Köse Production'dan tartışmalı bir biçimde ayrıldı.
1 Kasım 2008'de Hande Yener, Avrupa Müzik ile iki albümlük bir sözleşme imzaladı. Mart 2009'da, yedinci stüdyo albümü Hayrola?'yı bu şirket aracılığıyla yayımladı. Yedi şarkının sözlerini tek başına yazdığı albümde yorumculuk tarzını değiştirdi ve sesinin kulağa daha insan tonunda geldiğini ifade etti. Teoman, "Arsız" şarkısında kendisine eşlik etti. Müzik eleştirmenleri albümü kaliteli bir elektronik müzik albümü olarak değerlendirdi, Hipnoz'dan daha başarılı buldu ancak "Romeo" hiti kadar başarılı olabilecek bir şarkıya sahip olmadığınını belirtti. MÜ-YAP verilerine göre albüm Haziran 2009'a kadar 37 bin kopya sattı. Albüme adını veren çıkış şarkısı, Türkiye Resmî Listesi'nde üç numaraya kadar yükseldi ve klibi Kemal Doğulu tarafından yönetilerek gösterime girdi. Albümün ikinci klibinin çekilmesi, Yener ve Avrupa Müzik arasında sorunlar çıkmasına sebep oldu. Yener, albüme ikinci klibin çekilmediği gerekçesiyle şirkete ihtarname çekti ve sözleşmesini tek taraflı olarak feshetti. Şarkıcının sözleşmeyi feshetmesi üzerine Avrupa Müzik tarafından kendisine $10 bin maddi ve ₺50 bin manevi tazminat davası açıldı. Dava sonucunda mahkeme, Yener'in şirketten aldığı ₺20 bin tutarındaki parayı faiziyle birlikte ödemesine karar verdi. 2009 sonlarında Yener, kendisine domuz gribi teşhisi konduğunu, hatta yaşadığı ölüm korkusu yüzünden geriye bırakmak için bir şarkı hazırladığını ancak durumunun iyiye gittiğini duyurdu. 2010 yılbaşına özel NTV'de Müslüm Gürses ile birlikte sahne alarak "Sorma Ne Haldeyim"i seslendirdi.