📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍
Türk sineması

Türk sineması

Türkiye'de sinemaya genel bakış

Türk sineması, Türkiye'deki film endüstrisine dair faaliyetleri ve sinema kültürünü kapsamaktadır. Geçmişi 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanan Türk sineması, 1964 yılından itibaren çeşitli uluslararası film festivallerinde birçok ödül kazanmış ve kendi çapında dünya sinemasına kendini göstermiştir. Türk kültürünün önemli bir parçası olan bu sinema, yıllar içinde kendini geliştirerek Türkiye'deki insanlara ve Balkanlar, Orta ve Doğu Avrupa başta olmak üzere yurt dışındaki Türk gurbetçilere eğlenceler sunmuş; son zamanlarda özellikle Arap dünyasında ve daha az ölçüde de olsa geri kalan yerlerde zenginleşmeye başlamıştır.

Türk sineması, ülkemizdeki film üretiminden sinema salonlarına, izleyici kültüründen uluslararası başarılarına kadar geniş bir alanı kapsar. İlk kez 19. yüzyılın sonlarında, Osmanlı’nın son dönemlerinde yabancı filmlerin İstanbul’da gösterilmesiyle ortaya çıkan bu sanat dalı, 1914 yılında Fuat Uzkınay’ın “Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı” adlı belgeseliyle yerli üretime adım attı. Bir yıl sonrasında, Enver Paşa’nın kurduğu Merkez Ordu Sinema Dairesi, sinemanın kurumsal yapı kazanmasına vesile oldu ve I. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı yıllarında da faaliyetler devam etti. 1922’de kurulan Kemal Film, Türkiye’nin ilk özel film şirketi olarak sektöre yeni bir soluk getirdi.

Cumhuriyetin ilanından sonra 1931’e kadar sessiz sinema ağırlıktaydı; ancak bu tarihten itibaren sesli filmler çekilmeye başlandı. 1950‑1980 yılları arasındaki Yeşilçam dönemi, yıllık 250‑350 film üretimiyle sinemanın en verimli yıllarını yaşadı; 1953’ten itibaren renkli filmler de ekrana gelmeye başladı ve 1970’lerde bu sayı daha da yükseldi. 12 Eylül 1980 darbesiyle Yeşinçam dönemi sona erdi; sonraki iki on yılda birkaç önemli yapım ortaya çıksa da 1990’ların başında film üretimi ciddi bir düşüş yaşadı. 2000’li yılların başı ve ortasında ise bazı filmler 2‑4 milyon izleyiciye ulaşarak sinemamızı yeniden gözde bir konuma taşıdı.

Bugün, yıllık ortalama 100‑150 yapımın üretildiği bir piyasaya dönüşen Türk sineması, hem yerli hem de yabancı yapım şirketlerinin ortak çalıştığı dinamik bir ekosisteme sahip. 2016 verilerine göre, Avrupa’da yerli film üretiminde sekizinci, izleyici sayısında yedinci ve hasılatta sekizinci sırada yer alıyor. Ayrıca, ülkemiz Avrupa’da en çok sinema salonu ve perde sayısına sahip yedinci ülke konumunda bulunuyor.

Sinema, Türk kültürünün vazgeçilmez bir parçası olarak, yıllar içinde hem Türkiye’deki izleyicilere hem de Balkanlar, Orta ve Doğu Avrupa gibi bölgelerdeki Türk göçmenlerine eğlence ve düşünce platformu sundu. Son yıllarda özellikle Arap dünyasında ve diğer bazı bölgelerde de etkisini artırarak, küresel sinema arenasında daha geniş bir yer edinmeye başladı.

49 goruntulenme