📖 Kimdir B Bursa
Bursa
KİMDİR?

Bursa

Bursa ilinin merkezi olan şehir

👁 1 görüntülenme
Bursa, Türkiye'nin nüfus bakımından dördüncü büyük ili olan Bursa ilinin merkezidir. Şehir merkezinin rakımı ortalama 155 metredir. Tarih boyunca Bithynia, Roma ve Bizans gibi medeniyetlere ev sahipliği yapan kent; Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkenti olmasıyla tarihsel bir öneme sahiptir.
Bursa, 3.5 milyona yaklaşan nüfusuyla Türkiye'nin nüfus bakımından dördüncü büyük kenti, aynı zamanda Türkiye'nin en önemli sanayi merkezlerinden biri olan Bursa ilinin merkezidir.

Şehir merkezinin rakımı ortalama 155 metredir. Tarih boyunca Bithynia, Roma ve Bizans gibi medeniyetlere ev sahipliği yapan kent; Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkenti olmasıyla tarihsel bir öneme sahiptir.

Türkiye'nin en önemli sanayi kentlerinden biri olan Bursa, 2024 verilerine göre ülkede en fazla ihracat gerçekleştiren 4. il konumundadır. 14. yüzyıldan itibaren ipek ve dokuma sanayisinin merkezi olan şehir, 1970'lerden itibaren kurulan fabrikalarla Türkiye'nin otomotiv üretim üssü hâline gelmiştir. Günümüzde Fiat, Renault ve yerli otomobil Togg gibi üreticilerin tesisleri Bursa'da bulunmaktadır.

Zengin tarihî dokusu sebebiyle 2014 yılında, "Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğuşu" adıyla; Hanlar Bölgesi, sultan külliyeleri ve Cumalıkızık köyü UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmiştir. Türkiye'nin ilk kayak merkezi olan Uludağ, termal kaplıcalar, İskender kebap ve kestane şekeri; şehrin bilinen diğer simgeleridir. Şehrin futbol takımı Bursaspor, 2009-2010 sezonunda Süper Lig şampiyonu olmuştur.

Adın kökeni

Antik Çağ'daki adı Prusa olan şehrin isminin, kurucusu Bithynia Kralı I. Prusias'tan geldiği kabul edilir. Kral Prusias'ın kurduğu diğer kentlerle karıştırılmaması için şehre Antik Çağ'da "Olimpos (Uludağ) kıyısındaki Prusa" anlamına gelen Prusa ad Olympum adı verilmiştir.

Prusa adı ile bilinen diğer antik kentlerin günümüzdeki karşılıkları şöyledir:

  • Prusias ad Hypium: Günümüzde Düzce ilinin Konuralp mahallesi (Melen Çayı kıyısındaki Prusa).
  • Prusias ad Mare: Günümüzde Bursa'nın Gemlik ilçesi (Deniz kıyısındaki Prusa).

Şehrin ismi Antik Yunancadaki Prusa'dan dönüşerek Türkçeye Bursa olarak geçmiştir. Osmanlı döneminde Batı kaynaklarında ve Latin alfabesiyle yazılan metinlerde Brussa veya Brousse gibi yazımlar görülse de, Cumhuriyet dönemindeki Harf Devrimi ile birlikte kelimenin Türkçe yazımı bugünkü haliyle standartlaşmıştır.

Antik Çağ

Strabon ve Stephanos Byzantinos kentin MÖ 6. yüzyılda kurulduğunu belirtirler. Pek çok kaynakta, Yaşlı Plinius'un yazdığı üç kelimeye dayanarak, Prusa kentinin Roma Cumhuriyeti ile yaptığı savaşı kaybettikten sonra Bithynia Krallığı'na sığınan Kartaca'lı general Hannibal'ın önerisiyle kral I. Prusias'ın tarafından kurulduğu yazılır. Ne var ki yeni arkeolojik çalışmalar Bursa'nın kurulu olduğu Hisar bölgesindeki en eski buluntuların tarihinin MÖ 1. bine kadar uzandığını göstermiştir.

Bu buluntular ışığında, Bursa'nın Bitinya Kralı I. Prusias döneminden çok daha önce kurulduğu, ancak I. Prusias döneminde, MÖ 190'larda büyütülerek şehir (polis) haline getirildiği söylenebilir.

Son Bitinya Kralı IV. Nikomedes'in MÖ 74 yılında krallığın tüm topraklarını Roma İmparatorluğu'na vasiyet etmesiyle Prusa, bölgenin diğer kentleriyle birlikte Roma hâkimiyetine girmiştir.

Roma Dönemi

Diğer Anadolu kentleri gibi Prusa da Roma hâkimiyeti altında gelişmiştir. Prusalı hatip Dion Khrysostomos'un günümüze ulaşmış söylevleri, kentin bu dönemdeki görünümünü verir. Roma döneminde kentte meclis binası, Zeus tapınağı, tiyatro, gymnasion, agora, konuk evi, küçük bir kütüphane, nekropol, hamam ve çeşitli heykeller vardı.

Bu dönemde halkın çoğu kent surlarının dışındaki evlerde yaşamaktaydı. Geçim kaynakları tarım ve ormancılıktı. Şehrin şifalı termal suları meşhurdu. 4 km batıda (bugünkü Çekirge semtinde), pek çok kaynakta Basilika Therma (Βασιλικὰ Θερμά) adıyla bilinen kaplıcalar vardı. İmparator Valerian ve Gallienus dönemlerinde Prusalılar dört yılda bir Pisa'daki olimpiyat oyunları ve Delphi'deki Pythian oyunlarının benzeri olan uluslararası nitelikte festivaller düzenlemişlerdir.

MS 256'da bölge kentleriyle birlikte Prusa da Gotların yağmasına uğradı. Bu olaydan sonra şehri kuşatan surlar yeniden inşa edildi.

Bizans Dönemi

Prusa, Bizans döneminde bir kale içi yerleşim olarak varlığını sürdürdü. İmparatorluğun dini değiştiğinde kentin pagan dönemine işaret eden kamu yapıları ve tapınakların kiliseye dönüştürüldü veya yıkılarak devşirme malzeme olarak kullanıldı; din merkezli bir yaşantı kuruldu.

I. Justinianus döneminde Prusa askeri yönü ağır basan bir yerleşimdi ve burada imparatorluk muhafızları konuşlandırılmıştı. 7. yüzyılda Opsikion eyaleti içinde yer alan kentin, İstanbul'u almayı hedefleyen müslüman ordularının akınlarından fazla zarar görmemiş olduğu düşünülmektedir. Bu dönemde çevresindeki manastır ve kiliselerin çokluğundan dolayı kente "Theoupolis" (Tanrılar Kenti) dendi ve Prusa, M.S. 680 ve 692'deki konsillerde "Theopolis" olarak temsil edildi.

8. yüzyıl başında Hristiyan inancıyla ilgili ikonoklazm tartışması sırasında Prusa civarındaki manastır ve kiliseler daha da arttı. İnancı yüzünden baskı gören din adamları Marmara Denizi'nin güneyine kaçıp Karacabey, Tirilye ve özellikle de Uludağ'da pek çok manastır kurdular. Rahip Menton Uludağ'da 120 kadar manastırdan bahseder; kimilerine göre bu rakam 50 civarındadır.

Prusa kenti, Geç Bizans döneminde artan dış tehditlerle küçülüp bir kastron (tarımsal üretimle uğraşan nüfusun savaş döneminde sığındığı, bir tekfur tarafından yönetilen bir kale kent haline geldi. 12. yüzyıl ortalarında İmparator I. Andronikos'a karşı başlatılan isyana Nikaia ve Lopadion kentleri ile birlikte Prusa da destek verdi. İmparator, ordusuyla Prusa'ya geldi ve isyanı sonlandırdı. Bu süreçte Prusa'da bazı soylular asıldı ya da diri diri gömüldü. Bu dönemin Prusa kentinden Khoniates'in satırlarında şu şekilde bahsedilir: “surlarla çevrelenmiş yüksek bir tepeye kuruluydu”.

Dördüncü Haçlı Seferi'nde Konstantinopolis'i ele geçiren Latinler yaklaşık bir yıl sonra Prusa'ya da saldırdılar ancak başarısız oldular. Latin kuşatmasından sonra Prusa surları onarımdan geçirildi ve I. Theodoros Laskaris'in adı surlara ‘kurucu' unvanı ile birlikte yazıldı.

Osmanlı Dönemi

Bursa, 1317 yılında Osman Bey tarafından kuşatıldı, uzun süren kuşatmadan sonra 6 Nisan 1326'da Osman Bey'in oğlu Orhan Bey tarafından alındı. Beyliğin merkezi 1335 yılında Bursa'ya taşındı ve kentte büyük bayındırlık hareketleri yaşandı.

Osmanlılar Bursa'yı aldıklarında kent yalnızca hisar içinden oluşmuşken, Orhan Gazi kenti hisarın dışına çıkararak Orhan Gazi Külliyesini kurdurmuştur. Surlar dışında var olan yerleşmeye yakın, egemen noktalarda cami, hamam, imarethane, darüşşifa, medrese gibi kamu yapıları inşa edilerek bu külliyelerin çevrelerinde konut alanları yaratılmış ve böylece bir yerleşme geleneği başlamıştı. Şehrin ilk resmi Osmanlı darphanesi de bu dönemde kuruldu.

Osmanlı'nın 1363 yılında Doğu Trakya'da bulunan Edirne'yi (Adrianople) fethetmesiyle birlikte Edirne yeni başkent ilan edildi. Ancak Bursa Osmanlı İmparatorluğu'ndaki manevi ve ticari önemini korudu. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethetmesinden sonra ise Bursa'nın etkin rolü sona ermiş ve yönetim merkezi niteliğini yitirmiştir.

Osmanlı padişahı I. Bayezid döneminde, 1390-1395 yılları arasında Yıldırım'da bulunan Yıldırım Camii ve 1396-1400 yıllarında Osmangazi'deki Ulu Cami inşa edildi. Bayezid'in 1402'de yapılan Ankara Muharebesi'nde Timur'un kuvvetlerine karşı bozguna uğramasının ardından, Timur'un torunu Muhammed Sultan Mirza, şehri yağmalayıp yaktı. Buna rağmen Bursa, 1453'te II. Mehmed'in İstanbul'u fethetmesine kadar olan süre boyunca imparatorluğun en önemli idari ve ticaret merkezi olarak kalmaya devam etti. 1487'de Bursa'nın nüfusu 45.000 idi.

Osmanlı döneminde Bursa, soyluların ürünlerinde kullanılan ipek ürünlerinin pek çoğunun ana kaynağını oluşturuyordu. Şehir, yerel ipek üretiminin yanında İran'dan ve Çin'den zaman zaman ham ipek ithal etti ve 17. yüzyıla kadar olan süre boyunca Osmanlı sarayları için kaftanlar, yastıklar, nakışlar ve diğer ipek ürünlerinin ana üretim merkezi oldu. Bunun yanında, Devşirme sistemi Bursa ve çevresinde de uygulanmıştı. Bursa, Süleyman döneminde inşa edilen Yeni Kaplıca gibi birçok hamamı ile de biliniyordu.

Bursa, 1867'den 1922 yılına kadar Hüdavendigâr Vilayetinin başkenti oldu. Tanzimat sonrası dönemde merkezi rolünü devam ettiren Bursa'ya 1900'lü yılların başında Biga (merkezi Çanakkale), Bilecik, Kütahya, Karesi (Balıkesir), Karahisar (Afyon) sancakları bağlı bulunmaktaydı. Kültürel ve ticari açıdan önemli bir merkez olması sebebiyle buradaki pek çoğu Ermeni olan tüccarlar büyük bir zenginlik elde etti. Bursa'nın ipek ticareti ve ekonomik tarihine ilişkin önemli çalışmalardan biri Osmanlı-Türk tarihçisi Halil İnancık tarafından kaleme alındı.

Millî mücadele döneminde çeşitli ayaklanmaların yaşandığı Bursa, 8 Temmuz 1920'de Yunanlar tarafından işgal edilmiş; Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nden sonra 11 Eylül 1922'de Türk birlikleri tarafından geri alınmıştır.

Cumhuriyet dönemi

Bursa, 1987 yılında çıkarılan 3391 sayılı Kanun ile büyükşehir unvanı kazandı. Başlangıçta Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım ilçeleri Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları içine alındı. 2004 yılında çıkarılan 5216 sayılı yasa ile büyükşehir belediyesinin sınırları valilik binası merkez kabul edilerek yarıçapı 30 kilometre olan dairenin sınırlarına genişletildi. Bu sınırlar içinde kalan 7 ilçe, büyükşehir ilçe belediyeleri haline geldi. 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı yasa ile 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesinin sınırları il mülki sınırları oldu.

21 Ekim 2014 tarihinde, Bursa Valiliği ve Bursa Kültür Tanıtma Birliği tarafından Bursa kent logosu tanıtılmıştır. Söz konusu logo, Bursa şehrinin markalaştırılması amacıyla tasarlanmıştır. Logoda Türk İslam sanatının bilinen motiflerinden olan çintemani (dilek taşı) deseninde lale motifi yer almaktadır.

İklim

Bursa ili genellikle ılıman bir iklime sahiptir. Ancak, iklim bölgelere göre de değişiklik göstermektedir. Kuzeyde Marmara Denizi'nin yumuşak ve ılık iklimine karşılık güneyde Uludağ'ın sert iklimi ile karşılaşılmaktadır.

İlin en sıcak ayları Temmuz - Ağustos, en soğuk ayları ise Aralık - Ocak'tır. 52 yıllık gözlem süresi itibarı ile yıllık ortalama yağış miktarı 70,6 cm'dir. İlde ortalama nispi nem %69 civarındadır.



Nüfus

1987 yılında Bursa büyükşehir statüsü kazanıp il merkezinde yeni ilçeler kurulmuştur. Bu yıldan itibaren il merkezi nüfusu aşağıdaki gibidir.

2004 yılında çıkarılan yasa nedeniyle il merkezinde olmayan Gemlik ve Mudanya ilçeleri de büyükşehir sınırlarına girmiş olup 2008-2012 yılları arasındaki nüfus verileri içine Gemlik ve Mudanya da girmiştir. 2012 yılında ise ilin tümü büyükşehir sınırlarına girmiştir.

Ekonomi

2007 yılı nüfus sayımı resmi kesin sonuçlarına göre Türkiye'nin 4. büyük kentidir. Brookings Institution ve JP Morgan'ın 2014 yılı baz alınarak oluşturulan ekonomide yükselen kentler sıralamasında Bursa 300 şehir arasında İstanbul'un ardından 4. sırayı aldı. Aynı listede Türkiye'den İzmir 2. ve Ankara 9. sırada yer almıştır.

Bursa; otomotiv, tekstil, makine ve gıda sanayi sektörlerinde söz sahibidir. Tarihte ilk havlu üretiminin Bursa'da gerçekleştiği söylenir. Günümüzde de havlu üretimi ve ihracatı gerçekleştirilir. İpek üretimi ve bıçakçılık eskiden Bursa'nın dünyaca tanınmasını sağlarken bu sektörler şu anda bitme noktasına gelmiştir.

1961 yılında kurulan Türkiye'nin ilk organize sanayi bölgesi Bursa Organize Sanayi Bölgesi ile daha sonra oluşan Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi ve özellikle İzmir ve Ankara yollarının çevresi Bursa'da sanayileşmenin yoğun olduğu yerlerdir. Kaplıcaları, Uludağ'ı, İskender Kebabı, Kestane Şekeri, İnegöl Köftesi, Şeftalisi ve Havlusu ile ünlüdür.

Türkiye'nin ilk zeytinyağı laboratuvarı Bursa'ya kurulmuştur.

Sanayi

Otomotiv sanayi

Bursa'da otomotiv sanayi kuruluşları, otomobil, otobüs, metro, hafif metro ve tramvay vagonları ve bunlara ilişkin yedek parçaların üretimini yapmakla birlikte, yurt içine ve yurt dışına satış yapmaktadır. Fiat (TOFAŞ), Togg, Renault, Bosch fabrikaları ve bu fabrikalara parça sağlayan diğer fabrikalar sayesinde Bursa önemli bir otomotiv kentidir. Kentin göç almasındaki en büyük etkenlerin başında bu fabrikalar gelir.

Mobilya sanayi

Mobilya sektörü İnegöl ilçesinde Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet göstermektedir. Ayrıca İnegöl ilçesinde yalnızca mobilya üzerine satış yapan İnegöl Mobiliyum AVM bulunmaktadır.

Tekstil sanayi

Türkiye'deki birçok yerli tekstil markasının fabrikaları ve Bursa Uluslararası Tekstil Ve Ticaret Merkezi Bursa'da bulunmaktadır. Ayrıca tekstil sanayi olarak da Türkiye'nin en gelişmiş kentlerinden biri konumundadır.

Kültür

2000'de UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınan Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğuşu, 2014'te ise Dünya Mirası olarak tescil edildi.

Türkiye'nin ilk tekstil müzesi Bursa'dadır.

Uluslararası Bursa Festivali 1962 yılından beri, Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı'nın (BKSTV) koordinasyonunda düzenleniyor. Bursa Bölge Senfoni Orkestrası'nın temeli 1997'de atıldı. Bursa Botanik Parkı, 1998'de hizmete açılmıştır. Bursa Hayvanat Bahçesi, aynı yıl hizmete açılan Avrupa standartlarındaki hayvanat bahçesidir.

Sanat

Karagöz Gölge oyunu, tarihte Bursa'nın Türk kültür yaşamına kazandırdığı en önemli etkinliklerden birisidir. Cumhuriyet tarihinin ilk modern sinema-tiyatro-konser salonları arasında yer alan Tayyare Kültür Merkezi, mimar Arif Hikmet Koyunoğlu'nun projesi doğrultusunda Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) tarafından yaptırılmış ve 1932 yılında Bursa'da hizmete açılmıştır. Bursa Devlet Tiyatrosu 1957 yılında, Bursa Devlet Türk Sanat Müziği Korosu 1991 yılında kurulmuştur. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlıdır.

Halk oyunları

Kılıçkalkan, yörenin ünlü halkoyunudur. Bunun yanı sıra Uludağ yöresi Türkmen oyunları olan Güvende, Sekme, Çiftetelli, Düz Oyun ve Büyük Oyun ilgi çeken oyunlar arasındadır.

📚 Kaynak: Bu içerik Vikipedi (Wikipedia)'den alınmıştır. İçerik CC BY-SA lisansı altındadır.
← Tüm Kişiler