Kemal Kılıçdaroğlu
Türk politikacı (1948 doğumlu)
👁 2 görüntülenmeAlevi kökenli bir aileden gelen Kılıçdaroğlu, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nin ekonomi ve maliye bölümünden mezun oldu. 1971 yılında Maliye Bakanlığı'nda çalışmaya başladı. 1983'te Gelir İdaresi Başkanlığı'na atandı; daire başkanı ve genel müdür yardımcısı olarak çalıştı. 1991-1992 yılları arasında Bağ-Kur'da genel müdürlük yaptıktan sonra, 1992-1996 ve 1997-1999 yılları arasında Sosyal Sigortalar Kurumu genel müdürü olarak görev yaptı. Daha sonra Hacettepe Üniversitesi'nde kısa bir dönem dersler verdi ve Türkiye İş Bankası'nda yönetim kurulu üyesi oldu. Siyasi kariyerine 2002 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'ne katılarak başladı ve 2002 Türkiye genel seçimlerinde İstanbul milletvekili seçildi. 2004 Türkiye yerel seçimlerindeki başarısızlığın ardından, genel başkan Deniz Baykal'ın politikalarına ve parti yönetimine karşı başlatılan "30'lar hareketine" katıldı. 2007 Türkiye genel seçimlerinde yeniden İstanbul milletvekili seçildi ve partisinin TBMM Grup Başkanvekili olarak görev yaptı. 2009 Türkiye yerel seçimlerinde İstanbul belediye başkan adayı oldu, ancak %37 oy alarak, AK Parti adayı Kadir Topbaş'a karşı kaybetti.
2010 yılındaki Deniz Baykal kaset skandalının ardından Cumhuriyet Halk Partisi 33. Olağan Kurultayı'na tek aday olarak girdi ve Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı seçildi. 2011 Türkiye genel seçimlerinde %25,98 oy alarak ikinci oldu, ancak partisinin oy oranını %5,11 artırdı. 2014 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak aday olarak Ekmeleddin İhsanoğlu'nu belirledi ve seçimi %38,44 oy alarak ilk turda kaybetti. Haziran 2015 ve Kasım 2015 Türkiye genel seçimlerinde sırasıyla %25,98 ve 25,32 oy alarak ikinci oldu. 2017 anayasa referandumunu %48,59 "hayır" oyu alarak kaybetti. Bu süreçte 2014, 2016, 2018 ve 2020 kurultaylarında yeniden genel başkan seçildi. Mayıs 2018'de İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti ile birlikte seçim ittifakı olan Millet İttifakı'nı kurdu. 2018 Türkiye genel seçimlerinde %22,65 oy alarak yeniden ikinci oldu ve ana muhalefet statüsünü korudu. Eş zamanlı yapılan 2018 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde ise partinin adayı Muharrem İnce, %30,64 oy alarak ikinci oldu. 2019 Türkiye yerel seçimlerinde partisi, 25 yıl sonra Mansur Yavaş ile Ankara Belediye Başkanlığını, Ekrem İmamoğlu ile birlikte İstanbul Belediye Başkanlığını kazandı.
Şubat 2022'de Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı'nın genişletilmesi ve Altılı Masa'nın kurulmasına öncülük etti; böylelikle Demokrasi ve Atılım Partisi ve Gelecek Partisi de ittifaka katıldı. 2023 Türkiye genel seçimlerinde %25,35 oy alarak mecliste 169 sandalye kazandı, ancak bunların 40'ı ittifak üyelerine dağıtıldı. Eş zamanlı yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisi aday oldu; ikinci turda oyların %48,09'unu alarak Recep Tayyip Erdoğan'a kaybetti. Bu yenilginin ardından Kasım 2023'te düzenlenen CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın ikinci turunda %39,24 oy aldı ve genel başkanlığı Özgür Özel'e karşı kaybetti. Özel döneminde 2024 Türkiye yerel seçimlerini kazanan CHP, 47 yıl sonra yeniden birinci parti oldu. Bu zaferden sonra parti üzerindeki siyasi baskı arttı; partinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu dâhil olmak üzere 30'dan fazla belediye başkanı tutuklandı. Sonunda Özel'in kazandığı kongre mutlak butlan sebebiyle, hukuken tartışmalı bir şekilde iptal edildi.
İlk yılları ve eğitimi
Kemal Kılıçdaroğlu, Alevi bir ailede tapu memuru Kamer Kılıçdaroğlu (1921-1990) ile ev hanımı Yemuş Kılıçdaroğlu'nun (1922-2009) yedi çocuğundan dördüncüsü olarak 17 Aralık 1948 tarihinde Tunceli'nin Nazımiye ilçesine bağlı Ballıca köyünde doğdu. Kendisinden on dakika önce Adil adlı bir ikizi doğdu. Eski soyadı olan "Karabulut", babası tarafından, yaşadıkları köydeki herkesin soyadının aynı olması nedeniyle "Kılıçdaroğlu" olarak değiştirilmiştir. İlk öğrenimine Erciş'te başladı ve ilk üç yılını burada okudu, dördüncü sınıfı Tunceli'de, beşinci sınıfı ise Genç'te tamamladı. Ticaret lisesinde eğitimini almak üzere Elazığ'a taşındı.
Elazığ Ticaret Lisesi'nden 1967 yılında birincilikle mezun oldu. Lisans eğitimini 1971 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinin ekonomi-maliye bölümünde (günümüzdeki adıyla Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü) tamamladı.
Mesleki kariyeri
1971 yılında girdiği hesap uzman yardımcılığı sınavının ardından Maliye Bakanlığı'nda göreve başladı. Daha sonra hesap uzmanı olan Kemal Kılıçdaroğlu, bir yıl Fransa'da kaldı. Askerliğini İzmir'de 53. Er Eğitim Tugay Komutanlığında yaptı. Hesap uzmanlığını 1983 yılına kadar sürdürdü ve aynı yıl Gelirler Genel Müdürlüğüne atandı. Burada önce daire başkanı olarak görev aldı, daha sonra aynı kurumun genel müdür yardımcılığını yaptı.
1991 yılında Bağ-Kur'a atandı. Burada genel müdür olarak görev yapan Kılıçdaroğlu, 1992 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu genel müdürü oldu. Daha sonra kısa bir süre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında müsteşar yardımcısı olarak görev yaptı. 1994 yılında Ekonomik Trend dergisi tarafından "Yılın Bürokratı" seçildi. 1996 yılında, Refah Partili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Necati Çelik tarafından görevden alındı. Mahkemeye giderek yürütmeyi durdurma kararı, temyiz üzerine de Danıştay Genel Kurulundan yine yürütmeyi durdurma kararı çıkartmasına rağmen Temmuz 1997 yılına kadar görevine başlayamadı. 1999 yılında kendi isteğiyle SSK genel müdürlüğünden emekli oldu.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarında Kayıt dışı Ekonomi Özel İhtisas Komisyonu′na başkanlık eden Kılıçdaroğlu, Hacettepe Üniversitesi aktüerya bilimleri bölümünde bir süre ders verdi. Daha sonra Türkiye İş Bankası′nda yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı.
Milletvekilliği
SSK genel müdürlüğünden emekli olduktan sonra adı "DSP′nin yıldızları" arasında anılan Kılıçdaroğlu'nun, 1999 Türkiye genel seçimlerinde genel başkanlığını Bülent Ecevit'in yaptığı DSP'den milletvekili adayı olacağı belirtildi ancak Ecevit tarafından aday gösterilmedi.
Bir süre Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği'nin genel başkanlık görevini üstlendi. CHP'li Bülent Tanla'nın isteği üzerine CHP Bilim Yönetim Kültür Platformu'na "yolsuzluk raporu" hazırladı. Genel başkan Deniz Baykal'ın dikkatini çeken bu rapor Kemal Kılıçdaroğlu'na CHP'nin kapılarını açtı; Baykal Kılıçdaroğlu'nu partiye davet etti ve yine aynı dönemde CHP kontenjanından Türkiye İş Bankası'nın yönetim kuruluna girdi. 2002 Türkiye genel seçimlerinde CHP İstanbul milletvekili olarak meclise girdi.
2004 yerel seçimleri sonrasında; Baykal yönetimine karşı partide yeniden yapılanma ve olağanüstü kurultay çağrıları dile getirilmeye başlandı. Arasında Kılıçdaroğlu'nun da olduğu 30 milletvekili “İktidara Yürüyüş Hareketi“ başlıklı bir bildiri yayımladı. Bu hareket daha sonrasında "30'lar hareketi" olarak da adlandırıldı. Bildiri; partide tüzük, söylem ve yapılanma değişikliğine gidilmesini ve seçimli kurultay yapılmasını talep ediyordu. Bu bildiriyi imzalayanların çoğu parti yönetimi tarafından tasfiye edilirken Kılıçdaroğlu, yönetimin "kara listesine" girmemeyi başardı.
2007 Türkiye genel seçimlerinde tekrar CHP İstanbul milletvekili olarak meclise girdi. Kemal Kılıçdaroğlu bu dönemde Deniz Baykal'ın isteği üzerine grup başkanvekilliğine seçildi, artık görevi nedeniyle daha görünür olacaktı. CHP grubunda Kılıçdaroğlu, düzenlediği basın toplantılarında “yolsuzluk iddialarını” gündeme getirdi. Eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, Dengir Mir Mehmet Fırat ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, hedefindeki isimler oldu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya milletvekili Şaban Dişli'yi, Silivri'de bir arsanın imar durumunu değiştirme karşılığında 1 milyon dolarlık iş takibi ücreti talep etmekle suçladı. Bu iddiasını daha sonra Başbakan Erdoğan'a yönelik bir soru önergesiyle meclise taşıdı. Dişli, iddialar karşısında partisindeki görevinden istifa etti. Almanya'nın Frankfurt kentinde görülen Deniz Feneri davasının Türkiye ayağına ilişkin bazı belgeler açıkladı. Kılıçdaroğlu, 22 Eylül 2008 tarihinde düzenlediği bir basın toplantısında, "Baron" olarak adlandırdığı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat hakkında çeşitli iddialar ortaya attı. Fırat'ın en büyük ortağı olduğu Menas adlı şirketin ürünlerini yurt dışına götüren tırda 89 kilogram eroin yakalandığını ve Menas'ın hayali ihracat yaptığını iddia eden Kılıçdaroğlu, bu kez de 25 Eylül 2008 tarihinde gazeteci Uğur Dündar tarafından yönetilen tartışmada Dengir Mir Mehmet Fırat ile bir araya geldi. Tartışma, televizyondan canlı olarak yayımlandı. Fırat, sağlık durumunu gerekçe göstererek 8 Kasım 2008 tarihinde istifa etti.
2008 yılı Ekim ayında, İsveç'te faaliyet gösteren ve ABD'de yer alan Johns Hopkins Üniversitesi ile iş birliği içinde çalışan Merkezi Asya ve Kafkaslar Enstitüsü İpekyolu Çalışmaları Programı isimli kuruluş tarafından Prospects for a "torn" Turkey ː A secular and unitary future? başlığıyla yayımlanan raporda, "Deniz Baykal nihayet CHP genel başkanlığından istifaya ikna edildiğinde, yerini 2008 yılında AK Parti'nin önde gelen isimlerinin karıştığı yaygın yolsuzluğun ortaya çıkmasına katkıda bulunduğu kamuoyunun dikkatini çeken Kemal Kılıçdaroğlu aldı." ifadesi yer aldı.
İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adaylığı
CHP İstanbul milletvekili ve grup başkanvekili olan Kemal Kılıçdaroğlu, 2009 yerel seçimlerine partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı olarak katıldı. Seçimi, 28 Mart seçimlerinden beri İstanbul Belediye Başkanlığı görevini üstlenen AK Parti adayı Kadir Topbaş yüzde 44,7 oy alarak kazandı. Kılıçdaroğlu elde ettiği yüzde 36,80'lik oy yüzdesiyle, partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı için aldığı oy oranını 2004 yerel seçimlerinde yüzde 25'in üstünde bir oranda artırdı. Türk halk müziği sanatçısı Onur Akın, Ahmet Kaya'nın Acılara Tutunmak albümünde yer alan "Kadınlar" şarkısını Kılıçdaroğlu için seçime uyarlamıştır.
CHP genel başkanlığına seçilmesi
Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi grup başkanvekili iken CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile Ankara milletvekili Nesrin Baytok'un bulunduğu müstehcen bir videonun internette yayımlanmasıyla Deniz Baykal 10 Mayıs 2010 tarihinde genel başkanlıktan istifa etti. Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada parti olağan kurultayında aday olmayacağını belirtse de Önder Sav'ın ikna etmesiyle daha sonra 17 Mayıs 2010 tarihinde grup başkanvekilliği görevinden istifa ederek kurultayda aday olacağını açıkladı.
22 Mayıs 2010 tarihinde yapılan kurultayda, Kılıçdaroğlu 1.249 delegeden 1.200'ünün imzasını alarak ve tek aday olarak girdiği kurultayda geçerli 1.189 oyun tamamını alarak CHP'nin 7. genel başkanı oldu.
15. Olağanüstü kurultay
Kılıçdaroğlu'nun genel başkan seçildiği kurultay sonrasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Baykal döneminde yapılan tüzük değişikliklerinin hayata geçirilmesini istedi. Bu durum, partide genel sekreterlik konumunu zayıflatıyordu. Bu nedenle parti yönetimi anlaşmaya varamadı ve CHP, aynı yılın aralık ayında olağanüstü kurultaya gitti. Genel sekreter Önder Sav başta olmak üzere Sav ve arkadaşları önce yönetim kurulu dışında bırakıldı, sonrasında parti meclisine alınmadı.
2011 genel seçimleri
Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı döneminde girdiği ilk seçim olan 2011 seçimlerinde, yüzde 25,98 oy alarak AK Parti'nin ardından ikinci oldu ve ana muhalefet görevini sürdürdü. Kılıçdaroğlu, CHP'nin kısa sürede milletvekili sayısını artırdığını açıklayarak "moralimizi bozmayacağız" dedi.
2012'de yapılan olağan kurultayda yeniden genel başkan seçilen Kılıçdaroğlu, yeni yönetim kadrolarını açıklarken parti içi değişimi temsil eden "Y-CHP" terimini ilk defa kullandı.
2014 cumhurbaşkanlığı seçimi
2014 Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çatı aday olarak MHP'ye, İslam Konferansı Örgütü eski genel sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu'nu önerdi. CHP ve MHP'nin Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adaylığı için sunulan dilekçelerde CHP'den 109, MHP'den 52 milletvekilinin imzası vardı. AK Parti'nden istifa eden bağımsız milletvekilleri İdris Bal ve Hami Yıldırım da CHP'nin sunduğu dilekçeye imza attılar. Cumhurbaşkanlığı için CHP ve MHP'nin çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu ismi, birçok kesim için beklenmedik olarak karşılandı. Adaylık kararı, İhsanoğlu'nun geçmişi nedeniyle bir kısım CHP'liler tarafından eleştirildi. 23 Haziran 2014 tarihinde yapılan bir anket, CHP seçmenlerinin sadece % 32'sinin çatı adaydan memnun olduğunu, buna karşın MHP tabanında bu oranın % 75 olduğunu gösterdi.
Seçmenlerden gelen muhalefetin çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'na yönelik tepkilerinin artması üzerine 14 Temmuz 2014 tarihinde Kemal Kılıçdaroğlu, İhsanoğlu'nu savunarak gelen eleştirilere sert tepki gösterdi ve "Tıpış tıpış sandığa gideceksiniz" ifadelerini kullandı. İhsanoğlu'nun 2014 cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetmesinden sonra parti içinde kendisine karşı yöneltilen eleştiriler arttı. Özellikle de CHP milletvekili Emine Ülker Tarhan, cumhurbaşkanlığı seçiminde "başarısız" olunduğunu savunarak 12 Ağustos'ta TBMM'de bir basın toplantısı düzenledi, Kemal Kılıçdaroğlu'nun istifasını ve olağanüstü kurultayın toplanmasını talep etti. Tarhan'a, İzmir milletvekili Birgül Ayman Güler, Eskişehir milletvekili Süheyl Batum, Uşak milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, İstanbul milletvekili Nur Serter ve Mersin milletvekili İsa Gök de destek verdi. Aynı gün gazeteci Yılmaz Özdil, Hürriyet'teki köşe yazısında Kemal Kılıçdaroğlu'nu ve CHP yönetimini sert bir dille eleştirdi ve Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına, Erdoğan iktidarını desteklemek üzere birilerince getirildiğini iddia etti.
Kemal Kılıçdaroğlu bunun üzerine tüzükteki yetkisini kullanarak olağanüstü kurultay için çağrı yaptı. 5-6 Eylül 2014 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen olağanüstü kurultayda kendisine rakip olan eski grup başkan vekili ve Yalova milletvekili Muharrem İnce'yle yarıştı. Kılıçdaroğlu 740 oyla tekrar genel başkan seçilirken, İnce 415 oy aldı.
Haziran 2015 genel seçimleri
CHP'nin Haziran 2015 Türkiye genel seçimleri için kullandığı seçim kampanyası sloganı ''Anadolu'nun Kemal'i'' oldu. 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan seçimde partisi % 24,95 oy oranıyla tekrar ikinci sırada kaldı. CHP'nin oy oranı ve milletvekili sayısı 2011 genel seçimlerine göre azalış gösterdi. Seçim sonuçlarına göre, hiçbir siyasi parti tek başına iktidar olabilmek için gerekli olan 276 sandalye sayısına ulaşamadı. AK Parti, iktidara geldiği 2002 seçimlerinden sonra ilk kez parlamentodaki çoğunluğunu kaybetti. Seçimlerde AK Parti oyların % 40,8'ini alırken, oy oranı % 13,1'e yükselen HDP ilk kez meclise girerek 80 milletvekili çıkardı. Kılıçdaroğlu, bu sonuca ilişkin “Seçimin kazananı ‘Demokrasi', mağlubu ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan" dedi ve istifa etmeyeceğini açıkladı.
Seçimlerin ardından CHP-MHP'nin kuracağı ve HDP'nin güvensizlik oyu vermeyeceği koalisyon seçeneği gündeme geldi. 1 Temmuz 2015 tarihinde yapılan 25. dönem TBMM başkanlığı seçimleri sırasında MHP'nin Deniz Baykal'ı HDP'yi gerekçe göstererek dördüncü turda desteklememesiyle olası "üçlü muhalif blok" ihtimali kesin olarak çökmüş oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli çözüm sürecine göndermede bulunarak; AK Parti-HDP ya da AK Parti-CHP-HDP koalisyon hükûmeti ya da bunlar olmazsa en erken tarihte seçim olmak üzere üç formül önerdi.
9 Temmuz 2015 Perşembe günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 63. Hükûmeti kurma görevini AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'na verdi. Görevlendirmenin ardından, AK Parti ve CHP yöneticileri arasında, kamuoyuna "istikşafi görüşmeler" olarak duyurulan, bir ayı aşkın bir süre devam eden bir dizi koalisyon hükûmeti görüşmesi gerçekleşti. 13 Ağustos 2015 tarihinde Kemal Kılıçdaroğlu, Davutoğlu ile yaptığı görüşmenin ardından, koalisyon hükûmeti konusunda anlaşılamadığını ve görüşmelerin sona erdiğini kamuoyuna ilan etti. Hükûmetin kurulamaması üzerine seçimlerin yenilenmesi kararlaştırıldı ve erken seçim tarihi 1 Kasım 2015 olarak açıklandı.
Kasım 2015 genel seçimleri
CHP'nin Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri için kullandığı seçim kampanyasının sloganı “Milletçe alkışlıyoruz" ve "Önce Türkiye" şeklinde oldu. Kılıçdaroğlu'nun şair Cahit Sıtkı Tarancı'nın Memleket İsterim şiirini okuduğu reklam filmi televizyon kanallarında yayınlanmaya başlandı. 1 Kasım seçimleri için revize ettiği bildirgesine ekonomik temelli bir dizi yeni vaat ekledi. CHP bu seçimde % 25,32 oy oranıyla yine ikinci sırada kaldı. AK Parti, % 49,5 oy alarak 317 milletvekilini parlamentoya göndererek yeniden tek başına iktidar olacak çoğunluğa ulaştı.
Kemal Kılıçdaroğlu, seçim sonrasında kendisine yöneltilen istifa sorusuna şu şekilde yanıt verdi:
"CHP'yi diğer partilere benzetmeyin. Demokrasiyi bu ülkeye getiren partiyiz. Kurallar neyi gerektirirse, o kurallar aynen çalışır. Oyumuz arttı, milletvekillerimiz arttı ama kendimizi başarılı görmüyoruz. Bizden çok ilgili partilerin kendi alanına girer oy düşüşleri. Önümüzdeki süreçte oy alanımızı göreceğiz."