Perestroyka
SSCB'de 1980'li yıllardan itibaren gerçekleştirilen ekonomik ve siyasi sistemi yeniden yapılandırma ve reform hareketleri
Perestroyka, Sovyetler Birliği’nin son döneminde, 1985 ile 1991 yılları arasında hayata geçirilen, ekonomik, siyasi ve toplumsal alandaki köklü değişimleri ifade eden bir süreçti. Bu dönem, Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin Genel Sekreteri Mihail Gorbaçov’un liderliği altında başlamıştı. Aslında reformların temelleri, 1985’in Mart ayında Gorbaçov’un göreve gelmesiyle atılmış olsa da, esas dönüşümün sinyalleri 1987 yılında SBKP Merkez Komitesi’nin Ocak ayında aldığı kararlarla ortaya çıktı. Bu kararlar, Sovyet sisteminin “yeni devlet politikası” olarak adlandırılan bir çerçeveye kavuşturulmasını hedefliyordu.
İlk yıllarda, yani 1985 ile 1987 yılları arasında reformlar kısmen başarıya ulaşmış gibi görünse de, ilerleyen dönemde ülke ciddi bir istikrarsızlık sürecine girdi. Üretimdeki gerileme, ekonomik kriz ve giderek artan siyasi gerilimler, Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecini hızlandırdı. Reformların temel amacı, toplumsal ve siyasal yapıyı geniş çapta demokratikleştirmek, yani halkın karar alma mekanizmalarına daha fazla katılımını sağlamak olarak belirlenmişti. Bu doğrultuda, Glasnost adı verilen açıklık politikasıyla birlikte sansür kaldırıldı, özel girişimlere daha fazla alan açıldı ve Batı ülkeleriyle ilişkilerde yumuşama dönemine girildi. Ancak bu adımlar, beklediği sonuçları vermedi; aksine, ekonomik durgunluğu derinleştirdi ve siyasi alanda etnik çatışmalar ile iktidar mücadelelerini tetikledi.
Perestroyka terimi, Gorbaçov’un 1985 yılında Leningrad’a yaptığı bir gezi sırasında parti üyeleriyle yaptığı görüşmede ilk kez dile getirildi. Burada, toplumsal ve siyasal yaşamın yeniden düzenlenmesi gerektiğine dair bir çağrı yaptı. Bir yıl sonra, 1986’nın Nisan ayında Tolyatti’ye yaptığı ziyaretteyse, “perestroyka” sözcüğünü açıkça kullanarak, bu terimin siyasal ve ekonomik değişimleri tanımlamak için kullanılacağını duyurdu. Tarihçi Viktor Danilov’un da belirttiği gibi, o dönemde bu kavram, toplumsal ve ekonomik yapının köklü bir şekilde değişmesi anlamından çok, bazı ekonomik işlevlerin ve bağlantıların yeniden organize edilmesi olarak anlaşılıyordu.
Reform sürecinin başlangıcı olarak 1985 yılı kabul edilse de, bazı araştırmacılar bu süreci daha erken bir döneme, hatta Yuri Andropov’un liderlik yıllarına kadar dayandırıyor. Andropov’un 1983 yılında başlattığı ekonomik reform denemeleri, Gorbaçov’un politikalarının temelini oluşturdu. Bu dönemde, hesap esaslı işletmecilik, işletmelerin özerkliğinin artırılması ve kooperatiflerin desteklenmesi gibi konular gündeme geldi. Seçilen bazı sektörlerde ve büyük işletmelerde, ücretlerin kâra bağlı hale getirilmesi ve fiyatların belirlenmesinde işletmelere daha fazla yetki verilmesi gibi adımlar atıldı.