İnternetin Karanlık Yüzü: Genç Erkeklerin ‘M Faktörü’ ile Yüzleşmesi
İsviçre'de yürütülen kapsamlı bir çalışma, genç erkeklerin internet ortamında yayılan radikal içeriklerin etkisiyle kadınlara yönelik şiddet eğilimlerinin artabileceğini ortaya koyuyor.
İsviçre merkezli bir araştırma ekibi, 2026 yılında genç erkeklerin psikolojik yapılarını inceleyerek ‘M Faktörü’ olarak adlandırılan bir sendromu tanımladı. Bu sendrom, kadınlara karşı duyulan önyargı, hakaret söylemi ve şiddet eğiliminin bir arada bulunduğu psikolojik bir yapı olarak özetleniyor. Çalışmada, özellikle sosyal medya ve forum sitesinde aktarılan radikal içeriklerin genç erkeklerin bu zihniyete dönüşümünü hızlandırdığı tespit edildi.
Araştırma, 10.000 katılımcı üzerinde yapılan anket ve derinlemesine psikolojik testlerle yürütüldü. Katılımcıların %72’i, internet üzerinden erişilen “kızlara karşı düşmanlık” temalı içeriklere maruz kaldığını belirtti. Bu içeriklerin, erkeklerin kendilerini üstün hissetme, kadınları ise zayıf ve kontrol edilebilecek varlık olarak görme eğilimini güçlendirdiği gözlemlendi. Bilim insanları, bu durumun toplumsal cinsiyet eşitliği çabalarını zayıflatabileceğini ve şiddet olaylarının artmasına yol açabileceğini vurguluyor.
Çalışmanın en çarpıcı bulgusuna göre, ‘M Faktörü’na sahip erkeklerin, fiziksel şiddet uygulama olasılıkları 40% daha yüksek. Bu oran, internet üzerinde radikal içerik tüketmeye devam eden genç erkekler için 60% üzerine çıkıyor. Böylece, dijital ortamın bu tür davranışların yayılmasında katalizör rolü üstlendiği ortaya konuluyor. Araştırmacılar, internetin anlık yayılabilirliği sayesinde bu tehlikeli düşünce yapılarını hızla yayabileceğini öne sürüyor.
Türkiye’de de benzer eğilimlerin izlenebildiği gözlemleniyor. Özellikle genç erkeklerin sosyal medya platformlarında “kadın düşmanlığı” temalı paylaşımlara ilgi gösterdikleri raporlar alınıyor. Yetkililer, bu durumun toplumsal barışa zarar verebileceği uyarısında bulunuyor. Eğitimciler ve psikologlar, okul ve üniversite ortamlarında dijital okuryazarlık programlarıyla bu sendromun önlenmesi gerektiğini savunuyor.
‘M Faktörü’ ile mücadelede ilk adım, genç erkeklerin karşılaştıkları radikal içerikleri tanıma ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik farkındalık programlarıdır. Ayrıca, sosyal medya şirketlerinin bu tür içeriklerin yayılmasını önlemek için algoritmik filtreleme sistemlerini güçlendirmeleri bekleniyor. Uluslararası kuruluşlar da, cinsiyet eşitliği ve şiddet önleme konusunda bilgi paylaşımını artırarak, bu konuda küresel bir strateji geliştirmeye çalışıyor.