Charles Darwin
İngiliz doğa bilimci ve biyolog (1809–1882)
Charles Robert Darwin (12 Şubat 1809 – 19 Nisan 1882), İngiltere’nin Shrewsbury kentinde doğmuş bir doğa bilimci, jeolog ve biyologdur. Tüm canlıların ortak bir atadan türediği görüşü, bugün evrimsel biyolojinin temel taşı olarak kabul edilir. Darwin, Alfred Russel Wallace ile birlikte doğal seçilim adı verilen bir süreç üzerinden, türlerin zaman içinde nasıl çeşitlendiğini açıklayan bir teori ortaya koymuştur. Bu bulgular, onu insanlık tarihinin en etkili düşünürlerinden biri hâline getirmiş ve Westminster Abbey’de onurlandırılmıştır.
Gençliğinde doğaya karşı büyük bir merak besleyen Darwin, Edinburgh’da tıp eğitimi alırken bu ilgisini bir kenara bırakmış ve deniz omurgasızlarıyla ilgili araştırmalara yönelmiştir. 1828‑1831 yılları arasında Cambridge’in Christ’s College’ında geçirdiği süre, doğa bilimlerine olan tutkusunu daha da pekiştirmiştir. 1831‑1836 yılları arasında HMS Beagle adlı gemiyle yaptığı beş yıllık seyahat, onun gözlemlerini ve Charles Lyell’in kademeli jeolojik değişim kavramını benimseyen bir jeolog olarak ün kazanmasını sağlamış, aynı zamanda seyahat günlüğünün yayınlanmasıyla popüler bir yazar olmasına yol açmıştır.
Deniz yolculuğu sırasında topladığı vahşi yaşam örnekleri ve fosiller, Darwin’in coğrafi dağılımlara dair şaşkınlıklarını tetiklemiş ve 1838’de doğal seçilim teorisini geliştirmesine zemin hazırlamıştır. Fikirlerini diğer bilim insanlarıyla tartışsa da kapsamlı bir çalışma için zamana ihtiyaç duydu. 1858’de Alfred Russel Wallace’ın aynı temayı işleyen makalesini alması üzerine, ikisi de teorilerini Londra Linne Derneği’ne ortak sunmuş ve bu, evrimsel düşüncenin bilim dünyasında geniş çapta kabul görmesini sağlamıştır.
Darwin, 1859’da “Türlerin Kökeni” adlı eserinde evrim teorisini ikna edici delillerle ortaya koymuş, ardından “İnsanın Türeyişi” (1871) ve “İnsan ve Hayvanlarda Duyguların İfadesi” (1872) gibi eserlerle insan evrimi ve cinsel seçilim konularını derinleştirmiştir. Bitkiler üzerine yaptığı araştırmalar da çeşitli kitaplarda yayımlanmış, son çalışması “Solucanlar” (1881) ise toprak solucanlarının ekosistemdeki rollerini incelemiştir. 1870’lere gelindiğinde, bilim çevreleri ve eğitimli halkın büyük bir kısmı evrimi gerçek olarak kabul etmiş, ancak doğal seçilimin temel mekanizma olduğu konusunda tam bir uzlaşı ancak 20. yüzyıl ortalarına kadar sağlanamamıştır.