📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍
Che Guevara

Che Guevara

Arjantinli Marksist devrimci (1928–1967)

Ernesto "Che" Guevara, Arjantinli Marksist devrimci, doktor, yazar, gerilla lideri, diplomat ve askerî teorisyendir. Küba Devrimi'nin önemli bir figürü olarak popüler kültürde bir karşı kültürel isyan simgesi ve küresel bir sembol hâline gelmiştir.

Ernesto Guevara de la Serna, 14 Haziran 1928'de Arjantin'in Rosario kentinde doğmuş ve 9 Ekim 1967'de La Higuera'da hayatını kaybetmiştir. “Che” takma adıyla anılan bu Arjantinli, tıp eğitimi almış, yazar, gerilla lideri, diplomat ve askeri teorisyen kimliğini taşımış, Marksist bir devrimci olarak Küba Devrimi'nin önde gelen isimlerinden biri haline gelmiştir. Zamanla, o küresel bir isyan simgesi ve popüler kültürün ikonik bir figürü olmuştur.

Genç bir tıp öğrencisi iken Güney Amerika’yı keşfe çıkan Guevara, yolculuğu sırasında gördüğü yoksulluk ve hastalıkların boyutunu derinden hissetti. Latin Amerika’nın ABD’nin kapitalist politikalarıyla sömürüldüğüne inanan Guevara, Guatemala’da Başkan Jacobo Árbenz’in sosyal reformlarına katıldı. Ancak Árbenz’in, United Fruit Company’nin çıkarlarını korumak isteyen CIA’nın desteğiyle devrilmesi, onun politik düşüncesinin şekillenmesinde kritik bir dönüm noktası oldu. Meksika’da Raúl ve Fidel Castro ile tanıştıktan sonra, 26 Temmuz Hareketi’ne katıldı ve Granma adlı tekneyle ABD destekli diktatör Fulgencio Batista’yı devirmek üzere Küba’ya gitti. Kısa sürede isyancılar arasında öne çıkan Guevara, ikinci komutanlığa yükselerek iki yıl süren gerilla savaşında Batista rejiminin yıkılmasında belirleyici bir rol üstlendi.

Küba Devrimi’nin ardından yeni hükümette çeşitli önemli görevler üstlendi. Devrim mahkemelerinde idam kararlarını gözden geçirmek, sanayi bakanı olarak toprak reformunu başlatmak, okuryazarlık kampanyalarına öncülük etmek, Ulusal Banka başkanlığı ve Küba Silahlı Kuvvetleri'nin eğitim direktörlüğü gibi görevlerde bulundu. Ayrıca, 1961 Domuzlar Körfezi Çıkarması’nı püskürten milis güçlerinin eğitimi ve 1962 Küba Füze Krizi sırasında Sovyet nükleer balistik füzelerinin adaya getirilmesinde kilit bir rol oynadı. Guevara, “La Guerra de Guerrillas” adlı gerilla savaşı el kitabını ve “Diarios de la motocicleta” adlı motosiklet yolculuğunu anlatan anı kitabını kaleme alarak da edebiyat dünyasına katkıda bulundu. Emperyalizm ve yeni sömürgeciliğin üçüncü dünya ülkelerinin geri kalmışlığının temel nedeni olduğunu savunarak, proleter uluslararasıçılıkla küresel bir devrim gerektiğini ileri sürdü.

1965 yılında Afrika ve Güney Amerika’da kıtasal devrimler başlatma amacıyla Küba’dan ayrıldı; Kongo‑Kinşasa’da başarısız bir girişimin ardından Bolivya’ya gitti. Burada CIA destekli Bolivya güçleri tarafından yakalanıp idam edildi. Ölümü sonrası Guevara, hem sevilen hem de eleştirilen bir tarihsel figür olarak anılmaktadır. Sol hareketler onu sınıf mücadelesinin bir sembolü ve “yeni insan” idealinin temsilcisi olarak benimserken, sağ kanadın eleştirmenleri otoriter eğilimleri ve muhaliflere karşı şiddeti teşvik ettiği gerekçesiyle suçlamaktadır.

47 goruntulenme