🎉 Yeni WebChat yayında — hemen dene!
🔍
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Anadolu'da yaşamış tasavvuf âlimi ve şair (1207–1273)

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Celâleddîn Muhammed Rûmî, ayrıca Celâleddîn Muhammed Belhî veya yaygın adlarıyla Mevlânâ veya Rûmî, 13. yüzyılda Anadolu'da yaşamış bir Fars tasavvufçu, ilahiyatçı ve sufi bir mistik şairdir. Mevlânâ'nın etkisi ulusal sınırları ve etnik ayrımları aşar: onun manevi mirası son yedi yüzyıldır İranlılar, Tacikler, Türkler, Yunanlar, Peştunlar, Orta Asya ve Hint Yarımadası Müslümanları tarafından büyük ölçüde takdir edilmektedir. Şiirleri dünya dillerinin çoğuna geniş çapta çevrilmiş ve çeşitli biçimlere aktarılmıştır. Mevlânâ, Amerika Birleşik Devletleri'nde "en popüler şair" ve "en çok satan şair" olarak tanımlanmıştır.

13. yüzyılda yaşamış olan Celâleddîn Muhammed Rûmî, 30 Eylül 1207’de bugünkü Afganistan sınırları içinde yer alan Belh kentinde dünyaya geldi. Gençlik yıllarında, henüz 21 yaşındayken, ailesiyle birlikte o dönem Selçuklu İmparatorluğu’nun merkezi olan Konya’ya taşındı ve ölümüne dek, yani 17 Aralık 1273’e kadar bu Anadolu kentinde yaşadı. Hayatının büyük bölümünü burada geçirmesine rağmen, kimliği hem doğduğu topraklara hem de sonradan bağlı hissettiği coğrafyaya işaret eden “Rûmî” unvanıyla anıldı—bu ad, Arapça ve Farsça’da Romalı ya da Bizans topraklarında yaşayan anlamına gelen bir tanımlamaydı.

Mevlânâ olarak da bilinen Celâleddîn, hem Farsça hem de Türkçe, Arapça ve Yunanca dillerinde eserler verdi; bunların arasında en ünlüleri arasında yer alan “Mesnevi”, sadece Fars edebiyatının değil, dünya mistik edebiyatının da başyapıtlarından biri sayılır. Düşünce ve şiirleri, ırk, dil ya da din ayrımı gözetmeden, İranlılar, Türkler, Yunanlar, Peştunlar ve hatta daha uzak coğrafyalardaki topluluklar üzerinde kalıcı etkiler bıraktı. Şiirlerinin çevirileri, ABD’de bile geniş kitlelerce ilgi gördü ve birçok ülkede en çok okunan şairler arasında gösterildi.

Adı, çağdaşı Sipahsalar tarafından “Muhammed bin Muhammed bin el‑Hüseyn el‑Hatibi el‑Belhi el‑Bekri” şeklinde kaydedilen Mevlânâ, halk arasında ise daha çok “Celâleddîn Muhammed Rûmî” ya da kısaca “Mevlânâ” olarak tanındı. “Celâleddîn” ismi Arapça kökenli olup “din büyüklüğü” ya da “din haşmeti” anlamına gelirken, “Belhî” ve “Rûmî” nispetleri sırasıyla doğum yeri Belh’e ve yaşamının ikinci evresini geçirdiği Rum topraklarına (Anadolu’ya) işaret ediyordu. Bu isimlendirme, onun sadece coğrafi kökenini değil, aynı zamanda manevi yolculuğunun ve evrenselliğinin de bir göstergesiydi.

Mevlânâ’ya saygı ifadesi olarak İran’da “Molânâ”, Türkiye’deyse “Mevlânâ” unvanı kullanıldı; “Mevlânâ” kelimesi Arapça kökenli olup “efendimiz” anlamını taşıyor ve bu saygı ifadesi, onun hem manevi öğretisini hem de toplum üzerindeki derin tesirini yansıtıyordu. Bazı kaynaklarda ise “Roma Mollası” olarak da anılan Mevlânâ’nın adı, onun hem doğduğu topraklara hem de sonradan kucakladığı kültüre olan bağlılığının altını çiziyordu. Tüm bu farklı adlandırmalar, onun çok katmanlı mirasının ve evrensel bir şahsiyet oluşunun birer yansımasıydı.

75 goruntulenme

Bu sayfa işine yaradı mı?

Yıldıza tıkla — kayıt gerekmez.

(henüz oy yok)