Yılmaz Güney
Türk sinema sanatçısı (1937–1984)
Yılmaz Güney, 1 Nisan 1937'de Adana’nın Yenice ilçesinde dünyaya geldi ve 9 Eylül 1984'te Paris’te yaşamını yitirdi. Kürt ve Zaza kökenli olan sanatçı, oyunculuk, yönetmenlik, senaristlik, yapımcılık, yazarlık, şairlik ve aktivizm gibi pek çok alanda eserler verdi. Oyuncu kimliğini Çirkin Kral gibi yapımlarla ortaya koyarken; Umut, Ağıt, Baba, Arkadaş ve Duvar gibi filmlerin hem senaristini hem de yönetmenliğini üstlendi. Ayrıca Yol ve Sürü gibi eserlerde senaryosunu kaleme almış, fakat 1974‑1981 yılları arasında cinayet davası nedeniyle çekimlerde yer alamamıştır.
Güney’in filmleri, sol bir bakış açısıyla, Türkiye’deki işçi sınıfının sıkıntılarını ve toplumsal çelişkileri ortaya koyar. Aynı zamanda Kürt halkının kültürüne, diline ve yaşadığı sorunlara da ışık tutar. 1959’da sinemaya adım attıktan sonra, siyasi suçlar ve bir cinayet davası nedeniyle birçok kez hapis cezası ve sürgünle karşılaştı. 1961’de, genç yaşta yazdığı bir öyküde komünist propaganda yaptığı gerekçesiyle tutuklanıp bir buçuk yıl hapis ve altı ay sürgün cezası aldı. Beş yıl sonra, Hudutların Kanunu çekimleri sırasında Şanlıurfa’da bir çocuğa çarparak ölümüne sebep olduğu iddiasıyla kısa bir süre tutuklu kaldı.
Özel hayatında da çalkantılı dönemler yaşayan Güney, 1967’de Nebahat Çehre ile evlendi; evlilikleri şiddet olaylarıyla gölgelendi ve 1968’de bir kavgadan sonra aracını Çehre’nin üzerine sürerek ciddi yaralanmalara yol açtı. Boşanmanın ardından iki yıl sonra Jale Fatma (Fatoş Güney) ile evlendi. Kariyerinin ilk yıllarında macera ve aksiyon filmleri çeken Güney, 1960’ların sonlarından itibaren toplumsal ve politik temalı eserler üretmeye yöneldi; bu dönemin en önemli yapımı 1970’de yönettiği Umut oldu.
1972’de Türkiye Halk Kurtuluş Partisi‑Cephesi militanlarına yardım ettiği gerekçesiyle 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı, ancak 1974’teki Genel Affı sayesinde serbest kaldı. Aynı yıl, Adana’da bir gazinoda Sefa Mutlu adlı yargıcı öldürmesi nedeniyle 1976’da 19 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Hapisteyken senaristlik ve yönetmenlik çalışmalarına devam etti; 1978’de yazdığı ve Zeki Ökten’le yönettiği Sürü filmi, 1979’da Locarno Uluslararası Film Festivali’nde Altın Leopar ödülünü kazandı.
12 Eylül Darbesi sonrasında 1981’de izinli olarak çıktığı Isparta Yarı Açık Cezaevi’ne geri dönmeyip Fransa’ya kaçtı. Fransa’da çektiği Yol (1981), Şerif Gören ile ortak yönetmenliğini yaptığı ve kendi yapımcılığını üstlendiği bir eserdi; 1982 Cannes Film Festivali’nde En İyi Film ödülünü alarak Altın Palmiye’yi kazandı ve bu başarı Türkiye’den gelen ilk Altın Palmiye oldu. 1983’te Türk vatandaşlığından çıkarıldı ve aynı yıl Paris’te Kürt Enstitüsü’nü kurdu. 9 Eylül 1984’te mide kanseri nedeniyle 47 yaşında Paris’te vefat etti.