DNA Analizleri Franklin Ekspedisiyonunun Kayıp Denizcilerini Ortaya Çıkardı

Waterloo Üniversitesi antropologları, DNA karşılaştırmasıyla Franklin'in 1845'teki kutup seferinden dört denizciyi daha tanımlayarak 166 yıllık bir gizemi çözdü.

DNA Analizleri Franklin Ekspedisiyonunun Kayıp Denizcilerini Ortaya Çıkardı
Teknoloji 12 Eylül 2026 2 dk okuma 11 okunma

Sir John Franklin'in 1845 tarihli felaket Arctic seferi, yüzyıllardır tarihçileri ve arkeologları meşgul etmişti. Şimdi, Waterloo Üniversitesi Antropoloji Bölümü'nden bir ekip, DNA analizi sayesinde bu gizemin bir kısmını aydınlattı. Çalışma, ölümlü denizcilerin kalıntılarından elde edilen genetik materyali, hâlen yaşayan torunların DNA örnekleriyle karşılaştırarak dört yeni denizciyi tanımladı. Bu bulgular, Franklin seferinin son aşamalarına dair yeni ipuçları sunarken, 166 yıl boyunca kimliği belirsiz kalan bir denizciyi de nihayet ortaya çıkardı.

Ekibin lideri Dr. Douglas Stenton, "Üç denizci HMS Erebus'tan ve hepsi Erebus Bay'de öldü. Tek bir denizci ise HMS Terror'dan ve 130 kilometre uzakta bulundu" diyerek bulguların coğrafi dağılımını açıkladı. Uzaktan bulunan bu denizci, uzun süredir kimliği tartışılan Harry Peglar olarak tanımlandı. Peglar, HMS Terror'da Foretop Kaptanı olarak görev yapıyordu. 1859 yılında, yanında kişisel belgeleri bulunan bir beden bulunmuş, ancak kıyafetleri onun rütbesiyle uyuşmadığı için kimliği kesinleşmemişti. DNA eşleşmesi, Peglar'ın kimliğini kesin olarak ortaya koydu ve "Peglar Papers" olarak bilinen nadir belgelerin dağınık tarihine ışık tuttu.

Yeni tanımlanan diğer üç denizci ise HMS Erebus'tan: William Orren (Denizci), David Young (1. Sınıf Çocuk) ve John Bridgens (Alt Subay Şefkatçisi). Bu üç isim, seferin ilk üç yılını hayatta kalmış ve buzla sıkışan gemileri terk ettikten sonra hayatta kalma çabalarına katılmış kişiler olarak kayıtlara geçti. Araştırmacılar, bu denizcilerin kalıntılarının kanser, açlık ya da yamyamlık izleri göstermediğini belirtti; bu durum, 2024'te James Fitzjames'in kalıntılarında tespit edilen yamyamlık bulgularından farklı bir tablo çiziyor.

DNA eşleşmeleri, sadece tarihsel bir merakın ötesinde, yaşayan torunlar için de duygusal bir anlam taşıyor. Dr. Stenton, "Bu bulgular, torunlara atalarının ölüm koşulları ve birlikte öldükleri gemi arkadaşları hakkında daha önce erişilemeyen detaylar sunuyor" dedi. Özellikle BBC gazetecisi Rich Preston, John Bridgens'in torunu olduğunu öğrendiğinde büyük bir şaşkınlık yaşadı. Preston, "Aile geçmişimde böyle bir hikaye keşfetmek inanılmaz heyecan verici" diyerek kişisel bağını vurguladı.

Bu başarı, DNA teknolojisinin arkeolojik araştırmalardaki rolünün ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi. Lakehead Üniversitesi'nden Stephen Fratpietro, kalıntılardan DNA izole edip, torunların mitokondriyal ve Y-kromozom DNA'sı ile karşılaştırdı. Her dört yeni tanımlamada genetik mesafenin sıfır olması, ortak atanın kesin olduğunu kanıtladı. Araştırmacılar, doğrudan ve kesintisiz bir anne ya da baba hattı gösteren soy ağacı kayıtları olan torunların katılımını teşvik ediyor; daha fazla DNA örneği, Franklin seferinin kayıp sayısını azaltabilir.

Sonuç olarak, DNA temelli bu yeni tanımlamalar, Franklin seferinin trajik öyküsüne insanlık tarihinin en soğuk köşelerinden birinde yeni bir ışık tutuyor. Hem bilimsel hem de duygusal açıdan, kayıp denizcilerin isimleri nihayet tarih sayfalarına işlenmiş oldu.

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

3716
haber
5962
kimdir
835
tarif
382
rüya tabiri
32
test
157
üye