Milionlerce Patlayan Yıldız, Karanlık Enerjinin Sırlarını Çözebilir
Barcelonya Üniversitesi’nin ICCUB ekibi, Type Ia süpernova görüntülerini analiz eden CIGaRS adlı yapay zeka destekli çerçeve ile evrenin genişlemesini ölçmede devrim yaratmayı hedefliyor.
Milionlerce patlayan yıldız, karanlık enerjinin gizemli doğasını aydınlatma potansiyeline sahip. Barcelona Üniversitesi’nin Institute of Cosmos Sciences of the University of Barcelona (ICCUB) ekipleri, Nature Astronomy dergisinde yayımladıkları çalışmada, Type Ia süpernova görüntülerinden elde edilebilecek bilgiyi önceki yöntemlerden çok daha ileri seviyeye taşıyan CIGaRS adlı bir çerçeve geliştirdi.
Type Ia süpernova, beyaz cüce yıldızların patlamasıyla oluşur ve neredeyse aynı içsel parlaklığa sahip olmaları nedeniyle astronomiler tarafından “standart mum” olarak kullanılır. Gözlemlenen parlaklık ile gerçek parlaklık karşılaştırılarak uzaklık hesaplanır. Bu ölçümler, evrenin hızlanan genişlemesini keşfetmede kritik rol oynadı ve bu hızın kaynağı olarak karanlık enerji öne çıktı. Ancak, Type Ia süpernovaların tam olarak aynı olmadığını gösteren bulgular, ölçümlerde sistematik hatalara yol açıyor.
Geleneksel yaklaşımlarda, süpernovaların bulunduğu evrenin galaksilerinin yaş ve kütle gibi özellikleri tek tek düzeltilir. CIGaRS, bu parçaları tek bir entegre modelde birleştirerek süpernova patlamaları, ev sahibi galaksiler, ışığı etkileyen toz, kozmik tarih boyunca süpernova oranları ve evrenin genişlemesi gibi çoklu faktörleri aynı anda ele alır. Böylece, ayrı ayrı analizlerde gözden kaçan ilişkileri yakalayarak ölçüm doğruluğunu artırır.
Bu kapsamlı modeli oluşturmak için ekip, “simulation-based inference” adı verilen modern bir teknik kullandı. Bilim insanları, fiziksel modellerden türetilen binlerce simüle edilmiş evren üretir; ardından bir sinir ağı (neural network) bu simülasyonların gözlemlenen verilerle nasıl ilişkilendiğini öğrenir. Eğitilen sistem, gerçek gökbilim gözlemlerini simülasyonlarıyla karşılaştırarak en olası fiziksel parametreleri belirler. Bu yöntem, geleneksel tekniklerle mümkün olmayan, on binlerce süpernova aynı anda analiz edilmesini sağlar.
Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri, CIGaRS’in yalnızca görüntü verisiyle galaksi uzaklıklarını (redshift) yüksek doğrulukla tahmin edebilmesidir. Redshift, evrenin genişlemesiyle ışığın ne kadar uzatıldığını ölçer ve hem uzaklığı hem de gözlemlediğimiz zaman dilimini gösterir. Elde edilen tahminler, spektroskopik ölçümlere eşdeğer bir hassasiyet sunar, ancak spektrum gerektirmez. Bu özellik, Vera C. Rubin Observatory gibi büyük ölçekli gökbilim anketlerinin, milyonlarca süpernova adayını tanımlayacağı, ancak yalnızca küçük bir kısmının spektroskopik takip edilebileceği gerçeğiyle mükemmel uyum sağlar.
Vera C. Rubin Observatory, Şili’de inşa edilen ve on yıl sürecek bir gökyüzü anketi başlatacak. CIGaRS’in bu veri yağmuru için hazır olması, evrenin genişlemesi ve karanlık enerji hakkında daha derinlemesine anlayışa kapı aralayacak. Geliştirilen yapay zeka destekli çerçeve, astronomi alanında yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor.