OpenAI, Hisselerinin %5'ini ABD Kamu Fonuna Devretme Teklifiyle Yapay Zekâ Gelirini Paylaştırmayı Önerdi
OpenAI CEO'su Sam Altman, şirket hisselerinin %5'ini ABD hükümetine devrederek yapay zekâdan elde edilecek ekonomik kazançların kamu yararına kullanılmasını önerdi; benzer bir modelin diğer büyük AI şirketlerine de genişletilmesi planlanıyor.
Yapay zekâ yatırımlarına yönelik toplumsal tepkelerin giderek artması, teknoloji devlerinin yeni bir strateji geliştirmesine yol açtı. Bu bağlamda OpenAI CEO'su Sam Altman, şirketin hisselerinin %5'ini ABD hükümetine devretmeyi önererek, yapay zekânın yaratacağı ekonomik değerin doğrudan kamu yararına aktarılmasını hedefliyor. Financial Times'ın haberine göre, bu teklif yalnızca OpenAI ile sınırlı kalmayıp, ABD'nin önde gelen diğer yapay zekâ firmalarının da benzer bir payı kamu adına oluşturulacak bir yatırım fonuna devretmesi yönünde bir öneri içeriyor.
Teklifin temel mantığı, elde edilen kazancın bir kısmının Alaska Permanent Fund benzeri bir kamu yatırım fonu aracılığıyla topluma dağıtılması. Alaska Permanent Fund, eyaletin petrol gelirlerini çeşitli yatırım araçlarına yönlendirerek yıllık temettü ödemeleri yapıyor; OpenAI'ın önerdiği model de yapay zekâdan doğacak servetin benzer bir yapı üzerinden vatandaşlara ulaşmasını öngörüyor. Bu sayede, AI teknolojilerinin yarattığı ekonomik büyüme sadece özel sermaye sahiplerine kalmayacak, geniş kitleler de fayda görecek.
OpenAI, bu yaklaşımı daha önce Nisan ayında yayımladığı bir politika belgesinde de dile getirmişti. Belge, "kamu varlık fonu" benzeri bir yapının, finans piyasalarına doğrudan yatırım yapmayan vatandaşların da yapay zekâ kaynaklı büyümeden pay almasını sağlayabileceğini savunuyordu. Anthropic de benzer bir görüşü politika belgelerinde ortaya koymuş, gelecekte AI servetinin daha geniş kesimlere dağıtılması için egemen varlık fonlarının kullanılabileceğini belirtmişti.
Teklifin arkasındaki stratejik motivasyon ise iki yönlü. Bir yandan OpenAI ve benzeri şirketler, kamu fonlarını kullanarak elde ettikleri güç ve kazançların artan görünürlüğünün farkında; bu durum, kamuoyunun tepkisini azaltmak ve düzenleyici baskıyı hafifletmek için bir denge unsuru olarak değerlendirilebilir. Diğer yandan, AI teknolojilerinin toplumsal etkileri – özellikle enerji yoğun veri merkezleri, su tüketimi ve yapay zekâ kaynaklı işsizlik endişeleri – halk arasında giderek negatif bir algı oluşturuyor. Hisselerin bir kısmını kamuya devretmek, bu endişelere yanıt olarak "sosyal sorumluluk" çerçevesinde sunuluyor.
Ancak planın uygulanabilirliği hâlâ belirsizliğini koruyor. Anthropic, Google, Meta gibi büyük AI şirketlerinin bu öneriye sıcak bakıp bakmayacağı netleşmedi. Ayrıca hisselerin doğrudan ABD hükümetine verilmesi yerine, bağımsız bir fon aracılığıyla yönlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor; bu, politik müdahalelerin önüne geçmek ve fonun profesyonel yönetimini sağlamak amacıyla önerilen bir adım. Eğer hayata geçerse, bu model yapay zekâ sektöründe yeni bir finansal paradigma oluşturabilir ve kamu‑özel iş birliğinin sınırlarını yeniden çizebilir.