Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, ülkedeki anayasal denetimin yürütülmesinden sorumlu yüksek yargı organıdır. Mahkeme, kanunların, cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve TBMM içtüzüğünün anayasa ile uyumunu inceler, bireysel başvuruları değerlendirir ve karar verir. Anayasa değişikliklerinin yalnızca şekil bakımından incelenmesi de görevleri arasındadır; bu yetkiler, Anayasa’nın 148. ve 153. maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Mahkemenin yapısı, görev dağılımı, üyelerin seçimi, disiplin ve özlük konuları 6216 sayılı “Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun”un birinci maddesinde belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi, 1961 Anayasası’nın “Yargı” başlığı altında üçüncü bölümde yer alır ve bu konum, mahkemenin devletin yargı işlevinin bir parçası olduğunu gösterir.
Ancak, diğer yargı organlarından farklı olarak, kanunların anayasal uygunluğunu denetleme, yasama üyelerinin işlemlerini inceleme, siyasi partileri denetleme ve Yüce Divan görevi gibi özgün sorumlulukları üstlenir.
Mahkeme, anayasa yargısı işlevini yerine getirirken soyut hukuki meseleleri objektif bir biçimde açıklamayı, demokratik düzeni ve bireysel özgürlükleri korumayı amaçlar. Kanunları iptal edebilir, ancak değiştirme yetkisi yoktur; sadece anayasa ile çelişen düzenlemeleri geçersiz kılar. Kararlarıyla diğer devlet organlarını bağlayan bağımsız bir kurum olarak, kendi idari işlerini yürütme ve üyelerinin ceza davalarını da kendi içinde çözme yetkisine sahiptir.
Anayasa Mahkemesi, 9 Temmuz 1961 tarihinde halk çoğunluğunun onayıyla kabul edilen anayasaya dayanarak, 25 Nisan 1962’de 44 sayılı kanunla resmi olarak kurulmuştur. 1982 Anayasası’nda görevleri biraz daraltılmış, ancak 12 Eylül 2010 referandumuyla üye sayısı artırılmış ve bireysel başvuru hakkı tanınmıştır. Bu tarihsel gelişmeler, mahkemenin Türkiye’nin hukuk devletine ve yargı bağımsızlığına verdiği önemi pekiştirmiştir.