Hiç içinden geçmediği manyetik akı, bir parçacığın tünellemesini durdurdu

Oxford ekibi, tuzaklanmış iyonlardan kurulu melez bir kuantum bilgisayarında Aharonov-Bohm etkisini dinamik bir ayar alanıyla ölçtü: akı π'ye ayarlandığında tünelleme tümüyle sustu.

Hiç içinden geçmediği manyetik akı, bir parçacığın tünellemesini durdurdu
Teknoloji 11 Ekim 2026 6 dk okuma 5 okunma

Oxford Üniversitesi'nin Clarendon Laboratuvarı'nda, lazerle tuzaklanmış iki stronsiyum-88 iyonundan kurulu minik bir düzenek, bir maddenin bir yerden ötekine sızmasını izlemek için hazırlandı. Akı yokken parçacık iki konum arasında serbestçe gidip geldi. Araştırmacılar düzeneğin ortasına manyetik akı yerleştirdiğinde ise hareket durdu: parçacık, içinden hiç geçmediği bir alan yüzünden başladığı yerde dondu.

Bu, kuantum fiziğinin en tuhaf sonuçlarından birinin yeni bir kılıkta görünmesi. Sonuç 25 Eylül 2026'da Nature Physics'te "Aharonov–Bohm interference in a ℤ2 lattice gauge theory on a hybrid qubit–oscillator quantum computer" başlığıyla yayımlandı (DOI 10.1038/s41567-026-03400-6). Başyazar Oxford Fizik Bölümü'nden Dr. Sebastian Saner; makalenin yazarları arasında O. Băzăvan, D. J. Webb, G. Araneda, C. J. Ballance, R. Srinivas, D. M. Lucas ve Madrid'deki Instituto de Física Teórica'dan A. Bermúdez var. Ön baskısı Temmuz 2025'te arXiv'e konulan çalışma, akının klasik bir fon olarak dışarıdan dayatılmadığı, akının kendisinin de kuantum durumunda tutulduğu bir düzende ilk ölçüm olduğunu söylüyor.

Tünelleme: duvarın içinden sızan parçacık

Kuantum tünelleme, bir parçacığın klasik fizikte aşamayacağı bir engeli yine de geçmesidir. Bir topu bir tepeye doğru itersiniz; yeterli enerji yoksa top geri döner. Kuantum ölçeğinde parçacık bir nokta değil, uzamış bir olasılık dalgasıdır; dalganın bir kuyruğu engelin öteki yüzüne taşar, dolayısıyla parçacığın orada bulunma şansı sıfır değildir. Güneş'in çekirdeğindeki füzyon, radyoaktif bozunum ve flaş belleklerin çalışması bu sızmaya dayanır.

Tünelleme genelde "ya olur ya olmaz" diye düşünülür. Oysa parçacığın hedefe birden fazla yolu varsa, bu yollar birbirine eklenir ya da birbirini götürür — ışığın iki yarıktan geçerken ekranda açık ve koyu şeritler çizmesi gibi. Oxford deneyinin konusu tam olarak bu: iki yolun birbirini götürmesi.

Değmediği alan nasıl etkiler?

Aharonov–Bohm etkisi, 1959'da Yakir Aharonov ve David Bohm'un öngördüğü olgudur. Bir yüklü parçacığı, manyetik alanın tümüyle içine hapsolduğu bir bölgenin — örneğin ince bir solenoidin — çevresinden iki ayrı yoldan dolaştırırsanız, parçacık hiçbir noktada alanı hissetmediği hâlde iki yol arasında ölçülebilir bir faz farkı doğar. Etkiyi yaratan şey alanın şiddeti değil, alanı çevreleyen bölgede sıfır olmayan potansiyeldir; parçacığın dalgasının "saat"i iki yolda farklı hızda ilerler.

Benzetmeyle: bir havuzun çevresinde dönen halka biçiminde bir yürüyüş yolu düşünün. Havuzda bir girdap var ama yola su sızmıyor; ayağınız hiç ıslanmıyor. Yine de yolun altındaki zemin, girdabın yönüne göre bir yöne doğru azıcık kayıyor. Saat yönünde yürüyen kişi ile tersine yürüyen kişi aynı noktaya varır, ama adımları artık aynı ritimde değildir. Kuantum dünyasında "ritim" fazdır ve iki yol buluştuğunda fazlar toplanır. Faz farkı tam yarım dalga olursa iki yol birbirini siler.

Oxford ekibinin ölçtüğü de budur: akı sıfırken parçacık dolaşıp duruyor, akı yarım tura (π) karşılık gelen değere ayarlandığında iki yol tam ters fazda buluşuyor ve tünelleme tümüyle susuyor.

Aharonov-Bohm düzeneğinin şeması: iki yarıktan geçen elektron yolları, ortadaki manyetik tel ve ekrandaki girişim deseni
Aharonov-Bohm düzeneğinin şeması: iki yarıktan geçen elektron yolları, ortadaki manyetik tel ve ekrandaki girişim deseni — Constant314, CC BY-SA 4.0 (Wikimedia Commons)

Kuantum bilgisayarın içinde kurulan halka

Deney gerçek bir solenoid ve gerçek elektronlarla değil, tuzaklanmış iyonlardan oluşan melez bir kuantum bilgisayarıyla yapıldı. "Melez" olması şu: aynı iyonun iki farklı özelliği iki farklı rol oynuyor. İyonun elektronik düzeyleri (5S₁/₂ ve 4D₅/₂) bir kübit kuruyor ve bu kübitler ayar alanını — yani manyetik akıyı taşıyan alanı — temsil ediyor. İyonun tuzak içindeki titreşim kipleri ise kuantum salınıcısı olarak çalışıyor ve maddeyi temsil ediyor. Madde, bir yerden ötekine iki titreşim kipi arasında geçerek "tünelliyor".

Ekip bu parçalarla bir ℤ₂ örgü ayar teorisi kurdu: alanın yalnızca iki değer alabildiği, en sade ayar teorisi ailesinden biri. Parçacık fiziğinin güçlü etkileşmelerini bilgisayarda çözmek klasik yöntemlerle çok pahalıdır; bu yüzden fizikçiler onları laboratuvarda taklit edilebilir sade modellere indiriyor. Modelin kuralı korunuyor da: yük ile alanın birbirine bağlı olmasını dayatan Gauss yasası, her madde noktasında bir koruma bağıntısı olarak ölçülerek sınandı.

Halka geometrisi, iki iyondan oluşan bir kristalin ortak titreşim kiplerinden iki tanesi ve bunları bağlayan iki kübitle kuruldu. Akı, kübitleri dolanık bir duruma hazırlayarak yazıldı: |Φ⁺⟩ durumu sıfır akıya, |Ψ⁺⟩ durumu π akıya karşılık geliyor. Makaleye göre Bell durumunun hazırlanması 140 mikrosaniye sürüyor ve ölçülen bağdaşım 0,943(9).

Saner, çalışmanın duyurusunda asıl yeniliği şöyle anlatıyor: "Bizim için heyecan verici adım, manyetik akıyı kendisi de dinamik olan bir ayar alanına kodlamaktı. Madde sabit bir fonda evrilmek yerine, madde ve ayar alanı aynı kuantum dinamiğinin parçası oluyor." Yani akı, klasik bir mıknatıs gibi dışarıdan dayatılan değişmez bir fon değil; dolanık, kendisi de evrilen bir kuantum nesnesi.

Ölçülen sayılar

Makalede bildirilen başlıca değerler şöyle:

İyon türüStronsiyum-88
Tek bağ düzeneğiTek iyon, iki titreşim kipi (1,2 MHz eksenel; 1,5 MHz ışınsal)
Halka düzeneğiİki iyonlu kristal, altı normal kipten ikisi kullanıldı
Tünelleme hızı (tek bağ)J/π = 1,510(6) kHz
Tünelleme hızı (halka)J/π ≈ 0,35 kHz
Bell durumu bağdaşımı0,943(9), 140 µs'de
Soğutma sonrası ısıl dolulukn̄ ≈ 0,1
Kip bağdaşım süreleri1,7 ms (eksenel) ve 2,3 ms (ışınsal)

Bulgunun sınırı

Burada "tünellemesi engellenen parçacık", bir solenoidin çevresinden dolaşan serbest bir elektron değil. Bir iyonun titreşimi, bir örgü ayar teorisindeki madde alanını temsil ediyor; ölçülen şey bu temsilin davranışı. Bu, Aharonov–Bohm etkisinin elektronlarla yapılan eski doğrulamalarının yerine geçen bir sınama değil, etkinin dinamik bir ayar alanıyla ilk kez görüldüğü yeni bir ortam.

Düzenek de kusursuz değil. Makale, eksenel titreşim kipinin saniyede yaklaşık 300 kuantum ısındığını ve bunun girişim deseninin zıtlığını zamanla düşürdüğünü; dengelenmemiş AC-Stark kaymalarının ve manyetik alan oynamalarının faz kaybı yarattığını yazıyor. Yazarlar bunları bastırmak için kübit-eko dizileri kullandıklarını belirtiyor. Açıkta kalan bir nokta da var: tünelleme hızı J için kuramsal beklentiye göre yüzde 12'lik bir düzeltme gerekmiş ve makale bu uyuşmazlığın nedenini sonraki çalışmalara bırakıyor.

Neden önemli

Akıya duyarlı girişim, laboratuvar fiziğinde yeni değil; üstelik hassas ölçüm aletlerinin temelinde duruyor. Josephson eklemlerinden kurulu bir halka olan SQUID (süper iletken kuantum girişim aygıtı), halkadan geçen akı değiştikçe akımın girişim deseninin kaymasıyla çalışır; bu yüzden beyin ve kalp manyetizmasını ölçebilecek kadar duyarlıdır. Süper iletken kuantum bitlerinin bir ailesi de aynı mantıkla, halkaya uygulanan akıyla iki durum arasındaki tünelleme hızını ayarlar.

Bir SQUID aygıtının yaklaşık 1 santimetre boyundaki algılama öğesi
Bir SQUID aygıtının yaklaşık 1 santimetre boyundaki algılama öğesi — Zureks, CC BY-SA 3.0 (Wikimedia Commons)

Oxford deneyini ayıran yan, tünellemenin bir ayar düğmesiyle azaltılması değil, dolanık bir kuantum alanı tarafından tümüyle söndürülmesi — ve bunun gerçek zamanlı izlenmesi. Bu tür melez kübit-salınıcı düzenekler, bozonik maddeyi doğal biçimde taşıdıkları için aynı işi yalnızca kübitlerle yapan mimarilere göre daha az kaynakla çalışabiliyor. Aynı Nature Physics sayısında, Maryland Üniversitesi'nden Prof. Norbert Linke'nin yönettiği ekip benzer melez mimariyle Yukawa potansiyelini taklit eden bir çalışma yayımladı (DOI 10.1038/s41567-026-03402-4); iki makale birlikte, parçacık fiziği modellerini bu tür aygıtlarda kurmanın pratikleştiğini gösteriyor.

Sırada ne var

Yazarların kendi yol haritası üç başlık sıralıyor: Aharonov–Bohm etkisi, tünelleme ve alan enerjisinin üçlü yarışının incelenmesi; sıkıştırılmış madde durumlarının denenmesi; ve geometrinin üçgen halkalara, ardından dört yüzlü örgülere büyütülmesi — makaleye göre bunun için kayıt boyutunda görece küçük bir artış yetiyor. Yani iki boyuta geçişin önündeki engel ilke değil, ölçek.

Açık duran soru ise daha dar ama can sıkıcı: ölçülen tünelleme hızıyla kuramın verdiği değer arasındaki yüzde 12 nereden geliyor? Isınma ve faz kaybı modellenmiş olmasına karşın bu fark kalıyor. Halkalar büyüyüp kipler çoğaldığında bu küçük uyuşmazlığın büyüyüp büyümeyeceği, yöntemin ne kadar uzağa taşınabileceğini belirleyecek.

Fotoğraf: National Institute of Standards and Technology, Public domain, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.