Sony'nin ilk bilgisayarı: şişlerle tutturulan modüller ve kırmızı yardım tuşu
Sony 1982'de masaüstü bilgisayar işine SMC-70 ile girdi: 16 renk, 3,5 inçlik disket ve metal şişlerle birbirine tutturulan modüller. Ofiste tutunamadı, televizyon stüdyosunda hayat buldu.
1982 yazında bir Sony bayisine giren müşteri, klavyesinin sağ üst köşesinde kırmızı bir tuş bulunan gri bir kutuyla karşılaşıyordu. Tuşun üstünde tek bir kelime yazıyordu: HELP. Makineyi büyütmek isteyenler ise kapağı açıp kart takmıyor, ek modülleri yan yana dizip metal şişlere benzeyen uzun çubuklarla birbirine geçiriyordu. Bu makine SMC-70'ti ve Sony'nin gerçek anlamda ilk bilgisayarıydı.
Sony'nin bilgisayar işine girişi bugün pek anılmaz; şirketin adı Walkman, Trinitron ve PlayStation ile birlikte geçer. Oysa SMC-70, kişisel bilgisayar tarihinin en yaygın parçalarından birini, 3,5 inçlik disketi masalara taşıyan ilk bilgisayar sistemiydi. Bugün elinizdeki hiçbir cihazda o disket yok; ama onun kare gövdesi, metal sürgüsü ve tanıdık "klik" sesi bir kuşağın dosya taşıma biçimini belirledi. SMC-70 o standardın ilk vitriniydi.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Kart yok, şiş var
1982'de bir bilgisayarı büyütmenin yolu kapağını açmaktan geçiyordu. IBM PC'de ISA yuvaları, Altair kökenli makinelerde S-100 yuvaları vardı; her ikisi de kutunun içine kart takmayı gerektiriyordu. Sony farklı bir yol seçti: genişletme birimleri dışarıda, ana gövdenin yanına ya da üstüne diziliyor, sonra uzun metal çubuklarla mekanik olarak kilitleniyordu. Hackaday'in aktardığına göre kullanıcılar modülleri hizalayıp adeta "şişliyor", yığını böyle sabitliyordu.
Fikir, bir tüketici elektroniği şirketinin refleksini ele veriyor: müşteri tornavida kullanmasın. Aynı refleks kırmızı yardım tuşunda da görünüyor. 1982'de ekrana basılan yardım metni sıradan bir özellik değildi; komut satırının hüküm sürdüğü bir dönemde "takılırsan buraya bas" demek, makineyi ofis çalışanına anlatma çabasıydı.
Teknik künye
Aşağıdaki değerler, Japonya'daki Bilgi İşlem Derneği'nin (IPSJ) çevrimiçi bilgisayar müzesindeki SMC-70 kaydından alınmıştır.
| İşlemci | Zilog Z80A, 4,028 MHz |
|---|---|
| ROM | 48 KB (Sony BASIC ve sistem izleyicisi) |
| Kullanıcı RAM'i | 64 KB, 256 KB'a kadar genişletilebilir |
| Grafik belleği | 32 KB grafik, 6 KB karakter ekranı |
| Grafik kipleri | 160x100 ve 320x200 çözünürlükte 16 renk |
| Ekran katmanları | Karakter, grafik ve kenar alanı olmak üzere üç ayrı katman |
| Boyut / ağırlık | 366 x 90 x 444 mm / 4,8 kg |
| Çıkış | ABD'de Ekim 1982, Japonya'da 1 Aralık 1982 |
Makineyi ayakta tutan meraklıların derlediği SMC-70 SSS belgesine göre sistem, renk eklentileriyle genişletilmiş CP/M 2.2 işletim sistemini çalıştırıyor, disket başına 268 KB veri saklıyordu. Analog RGB ya da kompozit video çıkışı, ışıklı kalem girişi ve kaset bağlantısı vardı. Seçenekler arasındaki 256 KB'lık önbellek disk birimi, RAM'i disket gibi gösteriyor ve dosya erişimini hızlandırıyordu; IPSJ kaydı da bu birimin, sık rastgele erişim yapılan işlerde dosya işlemeyi yüzlerce kat hızlandırdığını yazıyor.
Sonradan gelen 8086 tabanlı 16 bit modül de vardı; ancak Hackaday'in belirttiği gibi bu birim CP/M-86 çalıştırıyordu, MS-DOS değil. Yani SMC-70, IBM PC uyumluluğu yarışının başladığı anda o yarışın dışında kaldı.
Asıl mesele diskette
SMC-70'in tarihteki yeri, işlemcisinden çok sürücüsünde. Sony 3,5 inçlik mikro disketi 1981'de OA-D30V sürücüsüyle piyasaya vermişti, ama disketin kendi başına bir anlamı yoktu; onu kullanan bir makineye ihtiyaç vardı. IPSJ müzesi SMC-70'i "Sony'nin geliştirdiği 3,5 inçlik mikro disketleri kullanan ilk kişisel bilgisayar sistemi" diye tanımlıyor.
Sony'nin bu alandaki ilk ürünü aslında bilgisayar bile değildi. Obsolete Sony bülteninin anlattığına göre şirket, Aralık 1980'de duyurduğu Series 35 kelime işlemcisinde 3,5 inçlik sürücüyü kullanmıştı; makinenin fiyatı 9.000 dolar civarındaydı. SMC-70 ise aynı sürücüyü genel amaçlı bir bilgisayara taşıdı. Aynı bültene göre renkli monitör ve çift sürücüyle birlikte alındığında sistemin fiyatı 500.000 yenin üzerine çıkıyordu.
Bu biçimin standart hâline gelmesi yıllar aldı. 3, 3,25 ve 3,9 inçlik rakip tasarımlar vardı; StorageNewsletter'ın derlediği zaman çizelgesine göre 1983'te Microfloppy Industry Committee tek yüzlü 360 KB'lık bir uzlaşı tanımladı, 1984'te çift yüzlü 720 KB, 1987'de ise 1,44 MB'lık yüksek yoğunluklu sürüm geldi. Apple'ın 1984'te Macintosh'ta Sony mekanizmasını kullanması biçimi kalıcı kıldı. SMC-70 o zincirin ilk halkasıydı, sonunda öne geçen ürünü değil.
Ofisten stüdyoya
SMC-70 ofis masasında tutunamadı, ama beklenmedik bir yerde iş buldu: televizyon stüdyosu. 1983'te gelen SMC-70G ve SMC-70GP sürümlerinde genlock devresi vardı. Genlock, bilgisayarın ürettiği görüntüyü gelen video sinyaline kare kare kilitleyen bir eşzamanlama yöntemidir; bu olmadan yazıyı görüntünün üstüne bindirdiğinizde iki kaynak birbirini tutmaz ve görüntü titrer.
Bu devre sayesinde SMC-70G bir karakter üreteci hâline geldi: alt bantlar, alt yazılar, jenerikler. Obsolete Sony'nin aktardığına göre makineyle birlikte Graphics Editor, English Video Titler ve grafikleri sıraya dizip video oynatımıyla eşzamanlı yayımlayan Q Manager gibi yazılımlar geliyordu. 1984'te eklenen SMI-7075 Videotizer birimi ise gerçek zamanlı video sayısallaştırma sağlıyordu. Yerel kanallar, kurumsal yapım birimleri, okullar ve müzeler; pahalı yayın donanımını karşılayamayan herkes bu makineyi aldı.
Restorasyon belgesinin makinenin hedef kitlesini "bilgisayar destekli eğitim ve yayın videosu" diye özetlemesi bu yüzden şaşırtıcı değil. Sony genel amaçlı bir bilgisayar yapmıştı; ama makine, şirketin asıl güçlü olduğu alanda, video işinde kök saldı.
Sonrası: 777, Hit Bit ve uzun bir aradan sonra VAIO
Sony ofis pazarındaki sonuçtan memnun kalmadı ve 1983 sonunda SMC-777 ile ev kullanıcısına döndü. Obsolete Sony'ye göre 777, genişletme yuvalarından vazgeçti, tek dahili disket sürücüsüyle geldi, Sony Filer adlı kendi işletim sistemini ve 4096 renklik bir paletten seçilen 16 rengi kullandı. Pazarlama "Hit Bit" markasıyla yürüdü. O da beklenen ilgiyi görmedi.
Ardından Sony, kendi mimarisinde ısrar etmeyi bıraktı ve IPSJ kaydına göre Kasım 1983'te ilk MSX makinesi HB-55'i çıkardı. MSX, birden çok Japon üreticinin ortak donanım ve yazılım tanımı etrafında buluştuğu bir standarttı; programlama bilmeyen kullanıcıyı hedefliyor, hazır programları kartuş takarak çalıştırmayı öne çıkarıyordu. Sony bu standartta yıllarca üretim yaptı, ama kendi adına bir bilgisayar mimarisi kurma iddiasından vazgeçmiş oldu.
Şirket 1990'ların başında bilgisayar işinden büyük ölçüde çekildi ve ancak 1996'da VAIO markasıyla geri döndü. Aradaki boşluk yaklaşık bir kuşak sürdü; VAIO da 2014'te elden çıkarıldı.
Görüntüde makine
SMC-70'in çalışır hâlini, modüllerin nasıl dizildiğini ve disket sürücüsünün sesini görmek isteyenler için Tech Tangents kanalının yayımladığı ayrıntılı bir inceleme var; Hackaday'in yazısı da bu videoya dayanıyor.
Geriye kalan soru
SMC-70'in hikâyesi, iyi donanımın tek başına yetmediğinin sade bir örneği. Makinenin 16 rengi, üç katmanlı ekranı, RAM diski ve ofis masasına sığan gövdesi çağdaşlarının çoğundan ileriydi. Eksik olan şey yazılımdı: IBM PC uyumluluğu kapıya dayandığında Sony'nin elinde CP/M çalıştıran özgün bir mimari vardı ve bu mimari için yazılmış yazılım havuzu hızla küçüldü.
Açık kalan soru şu: Sony 8086 modülünü MS-DOS çalıştırabilecek biçimde ve birkaç yıl önce çıkarsaydı sonuç değişir miydi, yoksa donanımı kendi kapalı düzeninde tutma alışkanlığı aynı sonu farklı bir modelde mi getirirdi? Betamax'tan MiniDisc'e uzanan sicil, ikinci ihtimali akla getiriyor. SMC-70'in bıraktığı kalıcı iz yine de ortada duruyor: masalarda yirmi yıl boyunca duran o küçük kare disket.
Fotoğraf: Dan Century from Sea Bright, USA, CC BY-SA 2.0, Wikimedia Commons