63. Altın Portakal'da Söyleşilerle Başlayan Festival Heyecanı Derinleşiyor

Sinemanın en prestijli etkinliklerinden Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, görkemli açılışının ardından film gösterimleri ve yönetmen-oyuncu söyleşileriyle hız kesmeden devam ediyor. Festival, bu yıl da Türk ve dünya sinemasının seçkin örneklerini izleyiciyle buluştururken, sinema p

63. Altın Portakal'da Söyleşilerle Başlayan Festival Heyecanı Derinleşiyor
Kültür 26 Ekim 2026 3 dk okuma 5 okunma

Sinemanın büyülü dünyasını 63. kez Antalya'ya taşıyan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, görkemli açılış töreninin ardından perdelerini açtı ve film gösterimleri ile söyleşi maratonu hız kesmeden başladı. Türkiye'nin en köklü sinema festivali unvanını taşıyan Altın Portakal'da, heyecan ve coşku açılışın ardından salonlara taşındı. Festivalin ilk günleri, Türk ve dünya sinemasının öne çıkan yapımlarını izleyiciyle buluştururken, aynı zamanda film ekipleriyle seyircileri doğrudan buluşturan söyleşilerle de zenginleşti. Bu buluşmalar, filmlerin ardındaki yaratıcı süreçlere ışık tutarken, sinemanın toplumsal ve bireysel etkileri üzerine derinlemesine sohbetlere zemin hazırladı.

Festivalin ilk gününde dikkat çeken yapımlardan biri, özel belgesel gösterimi kapsamında seyirciyle buluşan ve büyük ilgi gören "Kameranın Arkasındaki Kadınlar" oldu. Filmin yönetmeni Şeyda Canan, gösterim sonrası yaptığı açıklamada, sektördeki dayanışmanın önemine vurgu yaparak, ilk filmi olmasına rağmen hem kadınlardan hem de erkeklerden büyük destek gördüğünü ve tüm yapım stüdyolarının kapılarını kendisine açtığını belirtti. Bu durum, projenin kolektif ruhunu ve sektörün birbirini destekleme potansiyelini gözler önüne serdi. Uluslararası Yarışma bölümünde yer alan ve yönetmen Hüseyin Aydın Gürsoy'un kendi hayat tecrübelerinden yola çıkarak kaleme aldığı "Bir Türk Meselesi" filmi de büyük yankı uyandırdı. Fransa'daki Türk diasporasının karşılaştığı asimilasyon politikalarına ve kimlik mücadelesine odaklanan Gürsoy, sistemin insanları asimilasyona doğru ittiğini ve özellikle Arap kökenli isimlere sahip bireylerin iş bulma konusunda dezavantajlı duruma düştüğünü ifade etti. Seyircinin zihninde "Ben olsam ne yapardım?" sorusunu uyandırmayı amaçladığını belirten Gürsoy, filmin evrensel alt metninin altını çizdi.

Ufuk Emiroğlu'nun yönettiği ve başrollerini Tülin Özen ile Mert Fırat'ın paylaştığı "Sevda" filmi, Fikirtepe'deki kentsel dönüşüm sürecini kişisel bir hafıza üzerinden anlatarak izleyicileri derinden etkiledi. Söyleşiye katılan usta oyuncu Ercan Kesal, filmin temelinde yatan aidiyetsizlik hissine dikkat çekerek, sürgün olma, tutunamama ve bir yere ait olamama gibi duyguların filmin ana eksenini oluşturduğunu belirtti. Kesal, "Sevda"nın dönüşüme direnemeyen bir kadın ve bir baba-kız hikayesi olduğunu ifade etti. Ulusal Yarışma filmlerinden Biket İlhan imzalı "Tatlı Maya" ise, farklı kültür ve inançlardan gelen üç kadının etkileyici dayanışmasını konu alıyor. Filmde rol alan Ayça Bingöl, projedeki kadın dayanışmasının gücünden etkilendiğini belirtirken, Cansu Tosun da öteki olma ve dışlanma hissine karşı atılan adımların önemini vurguladı. Filmin anlatıcısı Emre Altuğ'un Biket İlhan'ın adını duyunca senaryoyu çok sevme dileğini dile getirmesi salondakileri gülümsetirken, usta oyuncu Suna Yıldızoğlu, sosyal medyadaki nefret söylemlerine değinerek, eskiden gördüğü o sıcak ve kucaklayıcı Türkiye'yi festival kortejinde yeniden hissettiğini paylaştı.

Festivalin diğer dikkat çekici yapımlarından Ragıp Türk'ün yazıp yönettiği "Taş ve Tüy", hapisten çıktıktan sonra oğlunu sosyal hizmetlerden geri almaya çalışan bir annenin sarsıcı dramını anlatıyor. Filmin oyuncularından Melda Tuzluca, hikayenin temelindeki sığınma, sahip olma ve ait olma eksenlerine dikkat çekerken, Özgür Meriç ise sistemin çaresiz bıraktığı karakterlerin hayatta kalma çabalarını sorguladıklarını ifade etti. Günün son söyleşisi ise AKM Perge Salonu'nda izleyiciyle buluşan "Çekmeceler" filminin ekibiyle gerçekleştirildi. Yönetmenler Mehmet Binay ve Caner Alper'in, usta oyuncu Tilbe Saran ile birlikte katıldığı söyleşide, borderline kişilik bozukluğu ve narsist ebeveynlik gibi hassas konular tartışıldı. Caner Alper, baba rolündeki Taner Birsel'in performansını överek, pek çok erkek oyuncunun bu zorlu rolü reddettiğini açıklarken, Tilbe Saran filmin, eril bir dünyanın yarattığı baskıyı ve bu baskının bedellerini çok sert bir dille anlattığını belirtti. Altın Portakal'da film gösterimleri ve ekip söyleşileri tüm hızıyla devam ederken, festival sinemaseverlere unutulmaz anlar yaşatmaya devam ediyor.

💬 Akışta konuşuluyor

Sen de katıl
Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.