Yaşam

66 Milyon Yıllık Dinozor Dışkısında Bulunan Tüylü İz, Kuşların Asteroit Sonrası Hayatta Kalışının Şifresini Çözebilir

66 milyon yıl önce bir dinozorun dışkısında korunan tüy, modern kuşların Kretase sonundaki kitlesel yok oluşta hayatta kalmasını sağlayan tüy yapısına dair önemli ipuçları sunuyor.

12 Eylül 20263 dk okuma30 okunma
66 Milyon Yıllık Dinozor Dışkısında Bulunan Tüylü İz, Kuşların Asteroit Sonrası Hayatta Kalışının Şifresini Çözebilir

Yaklaşık 66 milyon yıl önce, dev bir dinozorun (muhtemelen bir T. rex ya da Nanotyrannus) bir kuşu yutması sonucu ortaya çıkan dışkı, bilim dünyasına eşsiz bir pencere açtı. Bu fosilleşmiş dışkı içinde korunmuş tüy, şimdiye kadar keşfedilen dinozor çağından gelen en iyi tüy örneği olarak tanımlanıyor ve araştırmacılar, bu tüyün incelenmesinin, modern kuşların Kretase dönemi sonundaki kitlesel yok oluşta neden tek dinozor dalı olarak hayatta kaldığını aydınlatabileceğini belirtiyor.

Bu çığır açıcı bulgu, *Current Biology* dergisinde yayımlanan bir makalede yer alıyor. Çalışmanın lider yazarı ve Chicago’daki Field Museum’da fosil sürüngenler koleksiyon sorumlusu olan Jingmai O'Connor, "Bu kadar güzel, iyi korunmuş bir tüy, bu kadar beklenmedik bir kaynaktan geldi ve paleontolojideki büyük sorulara cevap bulmamıza yardımcı olma potansiyeli taşıyor" diyerek bulgunun önemini vurguladı.

Kuşlar, dinozorların en özelleşmiş dalı olarak Mesozoik dönemde ortaya çıktı; en eski bilinen kuş Archaeopteryx, yaklaşık 150 milyon yıl önce yaşamıştı. Kuşlar, diğer dinozorlarla neredeyse 100 milyon yıl daha birlikte evrimleşti. Ancak 66 milyon yıl önce bir asteroit çarpması, Dünya’yı küresel bir felakete sürükledi ve çoğu dinozor türü ile birlikte birçok kuş grubunu da yok etti. Bu felaketin ardından sadece Neornithes adı verilen bir dal hayatta kaldı ve günümüz kuşlarının atası oldu.

Neornithes’in neden hayatta kaldığı hâlâ paleontolojinin en büyük gizemlerinden biri. O'Connor, yıllardır fosil kuşları inceleyerek bu soruya yanıt arıyor. Bu araştırma ise onu alışılmışın dışında bir alana götürdü: dışkı içinde korunan tüyler, yani koprolitler. "Bilinen bir kaynakta koprolitlerde tüy arandığına dair bir kayıt yok; bu proje bu yüzden çok heyecan vericiydi" diyor O'Connor.

Bu olağanüstü örnek, 2016 yılında Washington Üniversitesi Burke Müzesi’nden araştırmacı David DeMar, Jr. tarafından keşfedildi. DeMar, Montana’nın kuzeydoğusunda saha çalışması yaparken, golf topu büyüklüğünde koyu kırmızımsı bir nodül fark etti. El merceğiyle incelediğinde içinde bir tüy olduğunu gördü ve bu keşfin Hell Creek Formasyonu’nda daha önce hiç tüy bulunmadığını hatırlayarak temkinli bir umut besledi.

Örnek, laboratuvar ortamında mineral bileşeni analiz edildi ve bilgisayarlı tomografi (CT) taramalarıyla iç yapısı incelendi. CT taramaları, nesnenin içini yok etmeden binlerce X‑rayı birleştirerek üç boyutlu bir görüntü oluşturur. Carter County Müzesi’nden paleontolog Nate Carroll, "Bu taş, daha önce incelenen Birmanya amberindeki tüylerden daha iyi korunmuştu; mikro‑CT tarayıcısına koyduğumuzda tüy, pul ve kemik parçaları 3D olarak ortaya çıktı" dedi.

Coprolit içinde birden fazla tüy, gar balığına ait minik pullar ve bir hesperornithiform kuşun bacak kemikleri bulundu. Tüyler ve kemiklerin aynı kaynaktan geldiği sonucuna varıldı. Hesperornithiformler, su kuşları olarak loşlara benzer bir ekolojiye sahipti; uçmak yerine ayaklarıyla suya dalarak balık avlardı. Bu kuşların tüyleri, günümüz su kuşlarında görülen su altında yaşam adaptasyonlarını yansıtıyordu.

Hesperornithiformler, Neornithes’in yakın akraba bir dalıydı ancak Kretase sonu yok oluşunda yok oldular. O'Connor, "Kretase döneminde en yaygın kuşlar enantiornithine grubundaydı; modern Neornithes ve hesperornithiformler bu gruptan ayrı bir dallardı" açıklamasında bulundu.

Su ortamının tek başına kuşların hayatta kalmasını açıklamadığı düşünülse de, bu tüy örneği, tüy yapısının izolasyon ve su geçirmezlik gibi özelliklerinin hayatta kalma şansını artırmış olabileceğine dair yeni bir bakış açısı sunuyor. Bilim insanları, bu bulguyu daha geniş bir ekolojik ve morfolojik çerçevede değerlendirmek için ek araştırmalar yapmayı planlıyor.

Sonuç olarak, 66 milyon yıl öncesine ait bir dışkı içinde saklı kalan bu tüy, sadece dinozorların beslenme alışkanlıklarını değil, aynı zamanda kuşların evrimsel başarısının temel taşlarından birini de gözler önüne seriyor. Bu keşif, paleontoloji tarihindeki en büyük sorulardan birine ışık tutma potansiyeli taşıyor: Neden sadece bir kuş dalı, devasa bir felaketin ardından dünyaya hâkim olmaya devam etti?

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Yaşam Masası

Bu içerik, Yudum Yaşam Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

49,7955,5266,44İstanbul12°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiHangi takımın taraftarı olmalıydın?Tuttuğun takımı sen seçmedin, biliyoruz. Peki karakterine göre seçseydin ne çıkardı?
Günün burcuAkrepSevgili Akrep, bugün duygusal enerjiniz yüksek ve içsel sezgileriniz ışık saçıyor. Aşk hayatınızda,…

Günün sorusu

Michael Schumacher kaç kez Formula 1 dünya şampiyonu oldu?

Haftanın düellosu
Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →