Modern fiziğin iki temel taşı—kuantum mekaniği ve Einstein'ın genel görelilik kuramı—yüzyıllardır ayrı ayrı başarılar elde etmişti. Ancak bu iki çerçeveyi birleştiren eksiksiz bir teori hâlâ bulunamıyor. Bu eksikliği doldurmak amacıyla Ben‑Gurion Üniversitesi, Ulm Üniversitesi ve Oxford Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen deney, bir kuantum nesnesinin yerçekimi altında nasıl davrandığını ilk kez laboratuvar ortamında gözlemledi.
Deney, "Quantum Galileo Interferometer" adı verilen özel bir cihazla gerçekleştirildi. Araştırmacılar, mutlak sıfırın hemen üzerindeki sıcaklıklara soğutulmuş rubidyum atom bulutlarını bir atom çipi üzerine yerleştirdiler. Mikrodalga darbeleriyle atomları kuantum süperpozisyonuna sokarak her bir atomun aynı anda iki ayrı yolda ilerlemesini sağladılar. Çip üzerindeki ince elektrik telleri, kontrollü manyetik alanlar üreterek bir dalga parçasını yerçekimine karşı dengeleyip sabit tutarken, diğer parçayı serbest bırakıp serbest düşüşe bıraktı.
Serbest düşen dalga, yerçekiminin etkisiyle bir "kuantum fazı" değişimi geçirdi. Düşüş tamamlandığında, ikinci bir manyetik darbe iki dalga parçasını yeniden birleştirdi ve aralarındaki interferans ölçüldü. Elde edilen faz farkı, Einstein'ın eşdeğerlik ilkesinin kuantum nesnelere uygulanması durumunda öngörülen değere tam olarak uydu. Bu, eşdeğerlik ilkesinin yalnızca klasik cisimlerde değil, aynı zamanda dalga‑parçacık ikiliği gösteren atomlarda da geçerli olduğunu gösteren ilk doğrudan ölçümdür.
Deneyin lideri Prof. Ron Folman, "Bu çalışma, iki temel fizik teorisinin bir araya getirilebileceği yönünde önemli bir adım sunuyor. Kuantum mekaniğini yerçekiminin en ilginç sınırına taşıyarak, evrenin birleştirici bir açıklamasına dair yeni ipuçları sağlıyor" dedi. Nobel ödüllü fizikçi Prof. Sir Roger Penrose'un da katıldığı ekip, bu bulgunun teorik çerçeveleri zorlayacağını vurguladı. Oxford Üniversitesi'nden Prof. Vlatko Vedral ise, "Kuantum mekaniğinin neden başarısız olacağına dair tutarlı bir teori yok. Bu deney, kuantum fiziğini yerçekimiyle kesişen bir noktaya itiyor" şeklinde konuştu.
Bu sonuç, daha önce kuantum parçacıklarının yerçekimini ölçtüğü deneylerden farklı olarak, serbest düşen bir nesnenin ürettiği kuantum fazının doğrudan tespit edilmesi anlamına geliyor. Bilim insanları, bu bulguların gelecekte kuantum‑yerçekimi birleşik teorileri geliştirilirken referans noktası olacağını belirtiyor. Deney, hem laboratuvar tekniklerinin ne kadar hassas hale geldiğini hem de Einstein'ın 1907'de ortaya koyduğu eşdeğerlik ilkesinin modern fiziğin en uç sınırlarında bile sağlam kaldığını kanıtlıyor.