Fosil Dişlerden Alınan Isı Ölçümü: T. rex'in Vücut Sıcaklığı İnsan Kadar Sıcak Çıktı
UCLA araştırmacıları, 66 milyon yıllık Tyrannosaurus rex dişlerinden elde ettikleri kimyasal izler sayesinde dinozorun vücut sıcaklığının 97 °F (36 °C) olduğunu belirledi.
Bilim insanları, Tyrannosaurus rex'in yaşam tarzını ve metabolizmasını uzun yıllardır kemikler, ayak izleri ve fosil izleri üzerinden çözmeye çalışıyor. Şimdi, UCLA'da geliştirilen yeni bir yöntem sayesinde, bu dev yırtıcıyı doğrudan "termometreyle" ölçmek mümkün hale geldi. Araştırmacılar, Los Angeles Doğa Tarihi Müzesi'nde sergilenen "Thomas the T. rex" adlı en eksiksiz tyrannosaur iskeletine ait iki diş parçasından elde ettikleri kimyasal izleri inceleyerek, dinozorun vücut sıcaklığının yaklaşık 97 °F (36 °C) olduğunu ortaya koydu. Bu sıcaklık, insan vücudu sıcaklığına neredeyse eşdeğer ve modern soğukkanlı sürüngenlerin (28‑30 °C) çok üzerindedir; ancak kuşların tipik sıcaklığı (40‑43 °C) kadar da yüksek değildir.
Bu bulgu, T. rex'in aktif bir avcı ya da leş yiyen olarak yüksek bir metabolizmaya sahip olduğunu, yani sıcak kanlı bir hayvan olduğunu doğrudan kanıtlıyor. Soğuk iklimlerde, özellikle Alaska gibi kuzey bölgelerde bulunmuş fosiller, bu dev dinozorun düşük sıcaklıklara dayanabildiğini gösteriyor; ancak bu yeni ölçüm, onun kendi ısısını üretebilme ve düzenleyebilme yeteneği sayesinde bu soğuk ortamlarda bile aktif kalabildiğini açıklıyor. Böylece, Tyrannosaurus'un sadece güneş ışığından ısınan bir sürüngen olmadığı, içsel ısı üretimi sayesinde uzun mesafeler kat edebilen ve hızlı hareket edebilen bir organizma olduğu bir kez daha teyit edilmiş oldu.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
UCLA araştırmacıları, bu yöntemi bir on yıl önce ilk kez geliştirmişti; o zamanlar teknik, fosil dişlerden ölçüm yapabilmek için çok büyük miktarda materyal gerektiriyordu ve müzeler bu kadar değerli örneklerden büyük parçalar vermek istemiyordu. Ancak ekip, son on yılda yöntemi iyileştirerek gerekli materyal miktarını %90 oranında azalttı. Bu sayede, Los Angeles Doğa Tarihi Müzesi, "Thomas the T. rex" iskeletine ait iki dişin sadece çok küçük bir kısmını araştırmacılara sağlayabildi. Bu gelişme, fosil dişlerin içindeki nadir karbon ve oksijen izotop bağlarının, hayvanın yaşam sıcaklığına göre farklı oranlarda oluştuğu prensibini kullanarak bir "fosil termometresi" oluşturulmasını mümkün kıldı.
İzotop analizinin temeli, diş minesi içinde oluşan mikroskobik kimyasal bağların sıcaklığa duyarlı olmasıdır. Soğuk koşullarda daha fazla bağ oluşurken, sıcak ortamda bu bağların sayısı azalır. Araştırmacılar, diş minesi örneklerini diş matkabı ile toplayıp fosforik asitte erittikten sonra ortaya çıkan karbondioksit gazını kütle spektrometresiyle analiz ettiler. Gazı sıkıştırarak daha yoğun bir akım elde etmeleri, çok az miktarda fosil materyalden bile güvenilir ölçüm yapabilmelerini sağladı.
Sonuç, T. rex'in vücut sıcaklığının 36 °C olduğunu gösteriyor; bu, modern sürüngenlerin (28‑30 °C) çok üzerindeyken, kuşların (40‑43 °C) biraz altında bir değer. Bilim insanı Robert Eagle, "Hiç kimse daha önce bu kadar kesin bir sıcaklık ölçümü yapamadı. T. rex'in 36 °C olduğu, bir memeli gibi sıcak kanlı olduğunu, ancak bir kuş kadar yüksek bir metabolizmaya sahip olmadığını gösteriyor" dedi. Bu bulgu, dinozorların evrimsel yolculuğunda sıcak kanlılık özelliğinin ne zaman ve nasıl ortaya çıktığına dair yeni sorulara ışık tutuyor ve Tyrannosaurus rex'in tarih sahnesindeki yerini, sadece devasa bir avcı olarak değil, aynı zamanda yüksek enerji gerektiren bir yaşam tarzına sahip bir organizma olarak yeniden tanımlıyor.