Market Alışverişinin Gizli Yükü: Yılda 96 Saat Kayıp, 13 Bin TL Maliyet
Getir ve Veri Enstitüsü'nün 2026 yılı araştırması, Türkiye'de haftalık market alışverişinin ortalama 96 saat zaman kaybına ve yaklaşık 12.950 TL'lik ek maliyete yol açtığını ortaya koydu. Tüketicilerin yüzde 52'si ise online hizmetlere yöneliyor.
Günümüzün hızla değişen yaşam temposunda, market alışverişinin sadece ürün etiketlerindeki fiyatlarla sınırlı kalmayan, görünmeyen bir maliyeti olduğu gerçeği, 2026 yılının önemli bir araştırmasıyla bir kez daha gözler önüne serildi. Getir ve Veri Enstitüsü'nün Türkiye genelinde 1.320 kişiyle gerçekleştirdiği 'Market Alışverişi ve Zaman Algısı Araştırması', tüketicilerin bu rutin görevi yerine getirirken harcadığı zamanı ve bunun parasal karşılığını çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Araştırmaya göre, haftalık yapılan bir market alışverişi, ortalama 111 dakika sürerken, bu süre çocuklarla birlikte yapıldığında 181 dakikaya kadar uzayabiliyor. Bu da yıllık bazda yaklaşık 96 saatlik, yani dört tam güne denk gelen bir zaman kaybına işaret ediyor.
Zaman kaybının yanı sıra, fiziksel market alışverişinin beraberinde getirdiği ulaşım giderleri de tüketicilerin bütçesini önemli ölçüde etkiliyor. Katılımcıların bildirdiği ortalama 249 TL'lik gidiş-geliş ulaşım maliyeti, haftalık alışveriş sıklığıyla çarpıldığında yıllık yaklaşık 12.948 TL'ye ulaşıyor. Bu rakamlar, market alışverişinin sadece ürün bedelleriyle değil, aynı zamanda yol, zaman ve fiziksel efor gibi unsurlarla da bir maliyet kalemi oluşturduğunu net bir şekilde gösteriyor. Araştırma, bu sürece hazırlık, ürünleri taşıma, bekleme gibi ek faktörleri de dahil ederek, tüketicilerin karşılaştığı toplam yükü daha kapsamlı bir şekilde analiz ediyor.
Araştırmanın detayları, tüketicilerin günlük yaşamlarındaki zorlukları da gün yüzüne çıkarıyor. Katılımcıların yüzde 46'sı, aynı anda birden fazla işle ilgilenmek zorunda kaldıklarını belirtirken, yüzde 38'lik bir kesim ise günlerinin kendilerine yetmediğini düşünüyor. Fiziksel market alışverişinde karşılaşılan en büyük zorluklar ise yüzde 40 ile sıcak hava, yüzde 38 ile ağır ürünler, yüzde 36 ile kalabalık ve yüzde 26 ile de alınan ürünleri taşıma olarak sıralanıyor. Bu zorluklar, özellikle kadınlarda alışverişi yorucu bulanların oranının yüzde 46'ya ulaşmasına neden oluyor.
Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırıdır, araştırmanın sonuçlarını değerlendirirken, tüketicilerin artık sadece ürün fiyatlarına değil, alışverişe ayırdıkları zamana, harcadıkları fiziksel efora ve genel bütçelerine bütüncül bir bakış açısıyla yaklaştıklarını vurguladı. Ağırıdır, tüketicilerin ürün seçme özgürlüklerini korumakla birlikte, taşıma, bekleme ve planlama gibi süreçlere daha az zaman ve enerji harcamak istediklerini belirtti. Bu beklentilerin, online market ve hızlı teslimat hizmetlerinin giderek daha fazla tercih edilmesinde önemli bir etken olduğunu dile getirdi. Nitekim araştırmada, online market veya hızlı teslimat hizmetlerini kullananların oranının yüzde 52 gibi önemli bir seviyeye ulaştığı gözlemlendi.
Bu veriler, 2026 yılında tüketicilerin alışveriş tercihlerinde yaşanan değişimin altını çiziyor. Fiziksel marketlerin sunduğu deneyimin yanı sıra, zaman ve maliyet tasarrufu sağlayan dijital çözümler, tüketicilerin yaşam kalitesini artırma potansiyeli taşıyor. Market alışverişinin görünmeyen maliyetlerinin bu denli net ortaya konması, hem tüketicilerin bilinçlenmesi hem de sektördeki oyuncuların bu ihtiyaçlara yönelik daha yenilikçi çözümler geliştirmesi açısından büyük önem taşıyor.