🔞 Yudum’da neden 18 yaş sınırı var?🛡️ Sohbete neden bağlanamıyorum?

Süperiletkenlerde 40 yıllık varsayım çürüdü: kristalin içi yamalı çıktı

Warwick ekibi bakır esaslı süperiletkenin içine üç boyutlu baktı ve kristalin baştan sona aynı olmadığını gördü. Kuramların dayandığı temel varsayım sarsıldı; oda sıcaklığı iddiasıyla ilgisi yok.

Süperiletkenlerde 40 yıllık varsayım çürüdü: kristalin içi yamalı çıktı
Teknoloji 18 Eylül 2026 3 dk okuma 4 okunma

Bir kristali anlatırken kullandığımız resim genellikle şu: atomlar bir duvar kâğıdı deseni gibi, baştan sona aynı düzende tekrar eder. Bakır esaslı süperiletkenler — kimyacıların adıyla kupratlar — kırk yıldır bu resimle düşünüldü. Warwick Üniversitesi'nden bir ekip, kristalin içine ilk kez üç boyutlu bakınca desenin hiç de tekdüze olmadığını gördü.

Bu, bir ayrıntı düzeltmesi değil. Kupratların neden çalıştığını açıklamaya çalışan kuramların çoğu, malzemenin her yerinde aynı olduğu varsayımı üzerine kurulu. Warwick Kimya Bölümü'nden Profesör Mark Senn, kurumun duyurusunda bunu doğrudan söylüyor: "Kırk yıldır çalışma varsayımı bu malzemelerin baştan sona aynı olduğuydu ve kuramın neredeyse tamamı bu resim üzerine kuruldu. Biz bunun geçerli olmadığını gösterdik. Kristal temelde yamalı ve dokulu; üstelik süperiletkenliğin yanında durmakla kalmayıp ona karşı çalışıyor gibi görünen alışılmadık derecede geniş sınır bölgeleri var."

Kuprat ne demek, neden bu kadar önemli

Süperiletken, belirli bir sıcaklığın altında elektriği hiç direnç göstermeden ileten malzeme demek: kablo ısınmaz, enerji yolda kaybolmaz. Sorun, bunun genelde mutlak sıfıra yakın sıcaklıklar gerektirmesi. 1986'da bulunan bakır-oksit bileşikleri, yani kupratlar, bu eşiği beklenmedik biçimde yukarı çekti ve o gün bugündür yoğun madde fiziğinin en inatçı bilmecesi oldular. "Yüksek sıcaklık" burada göreli bir terim; hâlâ sıvı azot soğukluğundan söz ediyoruz, oda sıcaklığından değil.

Bu çalışmanın oda sıcaklığında çalışan bir süperiletkenle ilgisi yok. Yeni bir malzeme de bulunmuş değil. Bulunan şey, elimizdeki malzemeyi kırk yıldır yanlış resmettiğimiz.

Kristalin tomografisi

Ekip, Fransa'daki Avrupa Sinkrotron Işınım Tesisi (ESRF) ile birlikte tarayıcı üç boyutlu X-ışını kırınımı (3DXRD) yöntemini kullandı. Mantığı tıptaki tomografiye benziyor: tek bir yüzey görüntüsü yerine, örneği farklı açılardan tarayıp içindeki atom diziliminin üç boyutlu haritasını çıkarıyorsunuz. Klasik kırınım ölçümleri kristalin ortalamasını verir; ortalama, içerideki yamaları siler.

Ortaya çıkan tablo şu: kristal, birbirinden ince farklarla ayrılan iki ayrı atom diziliminin bölgelerine ayrılmış. Bu bölgeleri ayıran sınırlar ise beklenenin yüzlerce katı genişlikte. Yani "sınır" demek burada bir çizgiden çok, kendi başına bir bölge anlamına geliyor — iki komşu ülke arasındaki hat değil, aralarındaki geniş bir tampon ülke.

Ekibin ön baskıda bildirdiğine göre örnek 100 K'e soğutulduğunda görüntü daha da karışıyor: tetragonal yapıya benzeyen bir zemin içine gömülmüş, ortorombik yapıya benzeyen ince şeritler beliriyor. Araştırmacılar bu geniş sınır bölgelerinin süperiletkenliği bastırıyor olabileceğini ve benzer yapının kuprat ailesinin genelinde bulunabileceğini söylüyor.

ÇalışmaWarwick Üniversitesi Kimya Bölümü + ESRF
YazarlarEvie Ladbrook, Mark S. Senn, Jon Wright
YöntemTarayıcı üç boyutlu X-ışını kırınımı (3DXRD)
İncelenen bileşikLa1,675Eu0,2Sr0,125CuO4 (1/8 katkılı kuprat)
YayınPhysical Review Letters, 17 Eylül 2026
DOI10.1103/r62x-kt5j

Tablodaki bileşik adı ürkütücü görünse de okunması basit: lantan temelli bir bakır oksit, içine az miktarda evropyum ve stronsiyum katılmış. Stronsiyum oranındaki o 0,125 — yani sekizde bir — tesadüfi değil; kupratlarda süperiletkenliğin tam da bu katkı oranında beklenmedik biçimde zayıfladığı bilinen bir nokta ve yıllardır tartışılıyor.

Bunun sonucu ne

İki pratik sonuç var. Birincisi, kupratlarla yapılmış onlarca yıllık yığın ölçümlerinin yeniden okunması gerekiyor: bir ölçüm tekdüze bir kristalin özelliğini verdiğini sanırken, aslında birbirinden farklı bölgelerin ortalamasını veriyor olabilir. İkincisi, bundan sonraki kuramsal modellerin bu yapısal karmaşıklığı hesaba katması gerekiyor.

Sınır da açık: çalışma tek bir kuprat örneğine dayanıyor. Bulgunun aileye yayıldığı iddiası şimdilik bir beklenti, kanıtlanmış bir genelleme değil. Aynı yöntemin farklı bileşiklerde ve farklı katkı oranlarında tekrarlanması gerekiyor — ve 3DXRD'nin yerleşik kırınım yöntemlerinden çok daha erişimi zor bir sinkrotron tesisi istediği düşünülürse, bu tekrarların hızlı gelmesini beklemek gerçekçi değil.

Yine de kırk yıllık bir bilmecede ilerleyemiyorsanız, sorulacak makul sorulardan biri hep şudur: acaba baştaki resim mi yanlıştı? Warwick ekibinin yaptığı, o soruyu ölçümle sormak oldu.

Fotoğraf: Julien Bobroff (user:Jubobroff), LPS, Orsay, France, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

2312
haber
5976
kimdir
836
tarif
383
rüya tabiri
32
test
187
üye