Lübnan’ın Baalbek şehrinde 1622 yılında doğan Bahâüddîn Muhammed, henüz çocukken ailesiyle birlikte İran’ın Safevi topraklarına yerleşti. Osmanlı uyruğunda büyüyen bu çok yönlü entelektüel, genç yaşlarından itibaren farklı disiplinlere ilgi duydu; müderrisliğin yanı sıra tasavvuf, mimarlık, matematik ve şiirle de uğraştı. Astronomi alanındaki çalışmalarıyla da dikkat çekti ve dünyanın hareketini ele alan ilk İslam astronomlarından biri olarak tarihe geçti.
İsfahan Okulu’nun kurucu isimlerinden biri olan Âmilî, hem Arapça hem de Farsça dillerinde yüzden fazla eser kaleme aldı. Bu eserlerin yanı sıra İsfahan’ın simge yapılarından Nkş‑ı Cihan Meydanı ve Çarbek Caddesi’nin mimari sürecinde de yer aldı. Dönemin Safevi hükümdarı I. Şah Abbas’ın da takdirini kazandı ve şeyhülislâm unvanını aldı. Ardından derviş kimliğiyle uzun yıllar sürecek bir yolculuğa çıktı ve bu geziler sırasında Mısır, Irak, Hicaz, Suriye ve Anadolu’yu dolaştı.
Hayatının son dönemlerinde Herat’a yerleşerek çalışmalarına devam eden Âmilî, otuz yıl boyunca çeşitli memleketleri gezdi. Bu geziler sırasında farklı kültürlerle etkileşimde bulundu ve geniş bir bilgi birikimi edindi. İran’ın Meşhed kentinde, İmam Rıza anıtının yakınında bulunan mezarı, onun hayatı boyunca bıraktığı mirasın sembolik bir durak noktasıdır.