📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍
Câbir bin Hayyân

Câbir bin Hayyân

Fars bilim gıbı

Ebû Mûsa Câbir bin Hayyân (Arapça: ابو موسی جابربن حیان, Latince: "Geber" ya da "Geberus"; , Batıda daha ziyâde Geber olarak tanınan, Abbâsîler döneminde yaşamış ve İslâmiyet'te fen bilimlerinin temelini atmış olan Farsî çok yönlü bir fen bilgini; simyacı, kimyacı ve eczacı; fizikçi, astronom ve astrolog; tıp ve fizik tedavi uzmanı; mühendis, coğrafyacı, filozof ve sûfi.

Ebû Musa Câbir bin Hayyân (latince adıyla Geber), 721 yılında Horasan’ın Tus şehrinde doğmuş ve 815 yılında Kufe’da vefat etmiştir. Abbâsîler döneminin önde gelen bilim insanlarından biri olan Câbir, Fars kökenli bir bilimci olarak simya, kimya, eczacılık, fizik, astronomi, coğrafya, mühendislik ve felsefe gibi birçok alanda eserler vermiştir. Eğitimini İran’da tamamladıktan sonra Kûfe’ye göç eden Câbir, İmam Câfer-i Sadık’ın öğrencisi olmuş ve Harun Reşid’in sarayında bilimsel danışman olarak görev yapmıştır.

Simyanın ilk pratik uygulayıcısı olarak kabul edilen Câbir, Orta Çağ Avrupası’nda simya biliminin gelişimine büyük katkı sağlamış ve kimyanın temellerini atmıştır. Babası kimya ve eczacılık alanında çalışan Câbir, Horasan’da doğup Yemen’de öğrenim gördükten sonra Kûfe’ye yerleşmiş ve burada 400’ün üzerinde eser bıraktığı rivayet edilse de, günümüze yalnızca yaklaşık 20 tanesi ulaşabilmiştir. En bilinen eserlerinden biri olan “Kitâb al‑Kimya”, 12. yüzyılda Latinceye çevrilmiş ve “simya” ile “kimya” sözcüklerinin kökeni olarak kabul edilmiştir.

Câbir, nitrik asit, hidrojen klorür ve sülfürik asidin rafine edilip kristalize edilme yöntemlerini geliştirmiş, ayrıca dietil eter, sitrik asit, asetik asit ve tartarik asit gibi maddeleri keşfetmiştir. “İmbik” (al‑inbiq) adlı bir maddeyi ortaya koymuş ve kimyada baz kavramını tanımlayarak bilimin ilerlemesine katkıda bulunmuştur. Zehirli arsenik tozunu elde eden ilk kişi olarak da bilinir.

Felsefi açıdan Câbir, canlıların kendiliğinden oluşumu ve suni yolla üretilebileceği fikrini savunmuştur. Allah’ın önce hava, su, ateş ve toprağı yarattığını, ardından bu unsurlardan mineraller, bitkiler, hayvanlar ve insanları “irade” ile meydana getirdiğini öne sürer. Bu düşüncesi, ilahi yaratma kavramını “kevn” ve “halq” terimleriyle açıklarken, suni yaratımı “tevalud” ve “tekvin” olarak tanımlar. Eski Yunan, Mısır ve Şii tasavvufundan etkilenmiş, Agathondaemon, Hermes Trismegistus, Pisagor ve Sokrates gibi isimleri örnek göstermiştir.

49 goruntulenme