Ermenice
Hint-Avrupa dili
Ermenice, Ermeniler tarafından kullanılan ve Hint‑Avrupa dil ailesine ait bir dildir. Kendi özgün alfabesiyle yazılan bu dilin iki ana lehçesi bulunur: Doğu Ermenicesi, Ermenistan’da resmi dil olarak kabul edilirken, Batı Ermenicesi ise Türkiye ve Ermeni diasporasında yaygın olarak konuşulur. Dil, Hint‑Avrupa ailesinin bağımsız bir alt dalını oluşturur.
Türkiye’de yaşayan Ermeni nüfusunun yaklaşık yüzde 18’i hâlâ Ermenice konuşmaktadır; bu oran gençler arasında yüzde 8’e düşmüştür. UNESCO’nun “Tehlikede Olan Dünya Dilleri Atlası” Batı Ermeni lehçesini “kesinlikle tehlikede” olarak sınıflandırmaktadır.
Ermenice, Hint‑Avrupa kökenli bir dil olarak Doğu Anadolu’da ortaya çıkmıştır. Bölgeye Ermeniler gelmeden önce Urartular hâkimdi ve farklı bir dil konuşuluyordu. Ermenistan adı ilk kez M.Ö. 6. yüzyılda bir Fars yazıtında geçse de, o dönemin ardından neredeyse bin yıl boyunca yazılı Ermenice kaydı bulunmaz; mevcut en eski belgeler ise M.S. 5. yüzyıla tarihlenir.
405 yılında Aziz Mesrop Maştots, Ermeni alfabesini geliştirmiştir. Diyarbakır, Şanlıurfa ve Samosat gibi şehirlerde yabancı elyazmalarını inceleyen Maştots ve öğrencileri, bu yeni harfleri ortaya koyarak Ermenice edebiyatının canlanmasına zemin hazırlamış ve “altın çağ” denilen bir dönemi başlatmıştır. Bu buluş, halk ve asillerin katıldığı büyük törenlerle kutlanmıştır.
19. yüzyılda Ermeni edebiyatının gelişmesiyle Doğu ve Batı lehçeleri arasındaki fark belirginleşmiş, dilin Hint‑Avrupa kökenli olduğu netleşmiştir. En eski eserlerin yazıldığı Eski Ermenice (Kırapar) ise günümüzde sadece sınırlı bir din âlimi kitlesi tarafından anlaşılabilmektedir. Bill Bryson’a göre Ermenice kelimelerin %23’ü yerel kökene sahiptir.