Halit Refiğ
5 Mart 1934 tarihinde İzmir’de dünyaya gelen Halit Refiğ, Balkan Savaşı’nın ardından Selanik’tan İstanbul’a göç etmiş aile kökenine sahiptir. Dedesi Refik’in adını taşıyan bu isim, Soyadı Kanunu’nun getirisiyle “k” yerine “ğ” harfi eklenerek günümüzdeki hâlini almıştır. Ailesinin bir diğer önemli üyesi ise diş hekimi Ruhi Bey’dir; onun kızı Celile Hanım üzerinden tanınan Tomris Uyar, Halit Refiğ’in torunu olarak edebiyat dünyasında iz bırakmıştır.
İlk ve orta öğrenimini Şişli Terakki Lisesi’nde tamamladıktan sonra Robert Kolej’de mühendislik bölümüne kaydolmuş, ancak sinema tutkusuyla tanışması 1952 yazında Tünel civarındaki “Ses Stüdyosu”na ücretsiz olarak başvurduğu anla başlamıştır. O dönemde yabancı filmlerin dublajı yoğun bir şekilde yapılan bu stüdyoda, bir yıl boyunca Türkiye’de sinemanın teknik altyapısını gözlemleyerek kendini yetiştirmiştir. 1953 yazında İngiltere’ye gittiği sürede, sinema alanında daha derin bir bilgiye ulaşmanın tek yolunun sıfırdan öğrenmek olduğunu düşünerek, eğitimle ilgili umutlarını geride bırakıp Türkiye’ye dönüp askerliğini tamamladıktan sonra doğrudan sinema sektörüne atılma kararı almıştır.
Askere alındıktan sonra Eskişehir Polatlı’da Yedek Subay Topçu Okulu’na katılan Refiğ, İngilizce bilenlerin Kore’ye gitme talebine gönüllü olarak yanıt vermiş ve bu deneyimi Doğu dünyasını görme fırsatı olarak nitelendirmiştir. Kore’de geçirdiği sürede ateşkesin imzalanmasıyla birlikte amatör 8 mm filmler çekmiş, bu eserleri daha sonra Türk Film Arşivi’ne bağışlamıştır. 4 Şubat 1956’da ise Akis dergisinde ilk sinema yazısını kaleme almış; bu yazılar, haftalık dergi, aylık Sinema ve çeşitli gazetelerde sürerek sinema eleştirisinin tanınan bir sesi haline gelmiştir.
Sinema kariyerine Atıf Yılmaz’ın “Yaşamak Hakkımdır” filmindeki asistanlıkla adım atan Refiğ, 1960’da “Yasak Aşk” adlı ilk yönetmenliğini yapmıştır. Ardından “Şehirdeki Yabancı” (1963), “Gurbet Kuşları” (1964), “Haremde Dört Kadın” ve “Bir Türk’e Gönül Verdim” gibi eserlerle hem yurtiçinde hem de Moskova, Yeni Delhi ve Sorrento gibi uluslararası festivallerde ödüller kazanmıştır; “Gurbet Kuşları” ile 1964 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü almıştır. 1970’li yıllarda Türk sinemasının zor bir döneme girmesiyle birlikte televizyon filmlerine yönelen Refiğ, bu alanda da üretkenliğini sürdürmüştür.