Hazinî
Abdurrahman Hazinî, 11. ve 12. yüzyıllarda yaşamış bir astronom ve matematikçiydi. Doğum yeri, bugünkü Türkmenistan sınırları içinde yer alan tarihi Merv şehridir. Kendisinin adı, Merv sarayında hazinedar (hazîn) olarak çalışan Efendi Ebü’l‑Hüseyin Ali b. Muhammed el‑Hâzin el‑Mervezî’den gelmekte ve bu nedenle “el‑Hâzinî” şeklinde anılmaktadır. Sarayın sunduğu imkanlarla felsefe ve matematiğe derinlemesine bir eğitim almış, Selçuklu Sultanı Sencer’in (1118‑1157) döneminde Merv’i bir ilim‑edebiyat merkezi haline getiren çevrede bilimsel çalışmalarını sürdürmüştür.
Hazinî, uzun yıllar boyunca Sultan Sencer’in güvenilir zîc (yıldız haritası) yapımcısı olarak görev yapmış ve ona “mîzânü’l‑hikme” adını verdiği gelişmiş bir hidrostatik terazi tasarlamıştır. Bu alet, metallerin ve taşların saflığını, iki elementin alaşım oranlarını son derece hassas bir şekilde ölçebiliyordu; önceki terazilerden çok daha üst bir duyarlılığa sahipti. Bu buluş, onun hem bilimsel hem de pratik anlamda dönemin en seçkin alet yapımcıları arasında yer almasını sağlamıştır.
Ruhani yönü de güçlü olan Hazinî, dindar bir yaşam sürer, derviş kıyafetleriyle dolaşır ve sade bir evde yalnız başına yaşardı. Maddi ödülleri reddeder, bir keresinde Sultan Sencer’in gönderdiği bin dinarı kabul etmemiş; cebinde sadece on dinar bulunduğunu ve bu paranın üç yıl yeteceğini söyleyerek geri çevirmiştir. Öğrencileri arasında yalnızca Hasan es‑Semerkandî’nin adı kayıtlardadır.
Bilimsel eserlerine bakıldığında, Hazinî’nin çalışmaları hâlâ tam olarak incelenmemiştir; bazı şüpheli ve yanıltıcı bilgiler ışığında gelecekte daha net bir değerlendirme yapılması beklenmektedir. Statik ve hidrostatik alanlarda önceki araştırmacıların eserlerine sıkça atıfta bulunmuş, özellikle Bîrûnî ve Ebû Hâtim İsfizârî’den alıntılar yapmıştır; yine de kendi gözlem ve yorumları da göz ardı edilemez. Ona göre ağırlık, cismin içinde bulunan bir kuvvet olup, cismin ağırlık merkezine doğru hareket eder ve özgül ağırlığa bağlıdır.
Hazinî’nin astronomik gözlemleri, İslam dünyasındaki yirmi orijinal gözlem yapan astronomdan biri olarak kabul edilir. Onun zîci, Bîrûnî ve Hayyâm’ınkilerden sonra kullanılmaya başlanmış ve daha sonra Nasîrüddîn‑i Tûsî, Kutbüddîn‑i Şîrâzî, Kâşî ve Uluğ Bey gibi büyük astronomlar tarafından da benimsenmiştir. En bilinen eseri, 515 Hicri (1121 Miladi) yılında yazdığı “Kitâbü Mîzâni’l‑ḥikme”dir; bu eser, terazi yapımını, kullanımını ve teorik temellerini sekiz bölümde anlatır. Dört Arapça nüshası bulunmakta ve 1359 yılında Haydarabad’da basılmıştır; ayrıca bazı bölümleri İngilizceye çevrilmiş ve bir Farsça özet Tahran’da yayımlanmıştır.