Hezârfen Ahmed Çelebi
17. yüzyılda yaşadığı rivayet edilen Türk bilgini
Hezârfen Ahmed Çelebi (yaklaşık 1609‑1640), Evliyâ Çelebi’nin “Seyahatnâme” adlı eserinde bahsedilen, 17. yüzyılda Osmanlı topraklarında yaşadığı rivayet edilen bir Türk bilim insanıdır. Eserdeki anlatıma göre, 1632 yılında, rüzgarlı bir günde Galata Kulesi’nden kanat benzeri bir aletle havalanmış, Boğazı 3 358 metre süzülerek Üsküdar’daki Doğancılar Meydanı’na inmiştir. Bu olay, halk arasında büyük ilgi görmüş; tarihçiler arasında ise hikâyenin gerçekliği hâlâ tartışma konusudur. Bazı uzmanlar, anlatının bilimsel tutarsızlıklar taşıdığını ve başka bir kaynağa geçmediğini öne sürerek efsane olduğunu savunurken, diğerleri çeşitli kanıtlar göstererek uçuşun gerçekleştiğini iddia eder. Modern Osmanlı tarihçileri genellikle olayın büyük ihtimalle gerçek olduğunu, ancak Evliyâ Çelebi’nin bunu biraz abarttığını kabul eder; kesin bir delil hâlâ bulunamamıştır.
“Hezârfen” adı, Farsça “hazār” (هزار) kelimesinden gelir ve “bin” anlamına gelir; bu da “bin fenli, çok yönlü” anlamını taşır. “Çelebi” ise Süryanice kökenli bir unvan olup, “yüce kişi, efendi” gibi saygı ifadesi olarak Osmanlı’da yaygın bir biçimde kullanılmıştır. Bu iki kelime bir araya gelerek, Ahmed Çelebi’nin çok yönlü bir bilgin olduğuna işaret eden bir takma ad oluşturur.
Osmanlı’da 1623‑1640 yılları arasında IV. Murad’ın saltanatı ve sonraki Lâle Devri (1718‑1730) döneminde, Batı’daki bilim ve teknoloji ilerlemelerine paralel bir yenilenme çabası görülmüştür. Bu çerçevede, Hezârfen Ahmed Çelebi ve Lâgarî Hasan Çelebi’nin 1630‑1633 yılları arasında İstanbul’da (Kostantiniyye) gerçekleştirdiği ilk uçuş denemeleri, Osmanlı ve Türk kültür tarihine damga vurmuş deneyimler olarak hatırlanır.
Türk uçuş denemelerine dair ilk yabancı kaynaklardan biri, İngiliz din adamı ve yazar John Wilkins’in 1638 tarihli “A Discovery of a New World” adlı eseridir. Wilkins, Avusturya elçisi Ogier Ghislain de Busbecq’in notlarından “bir Türkün uçuş denemesi yaptığını” aktarmaktadır. 1941’de Allen & Unwin tarafından yayımlanan “The Birth of Flight” adlı kitap da Busbecq’in bu kaynağına atıfta bulunur. Ancak Busbecq’in bahsettiği deney, Evliyâ Çelebi’nin anlatısından yaklaşık 75 yıl önceye, yani Hezârfen Ahmed Çelebi’den bağımsız bir döneme aittir; yine de bu yabancı referanslar, Osmanlı’da erken dönem uçuş denemelerinin varlığına işaret eden değerli ipuçları sunar.