📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍

Jeoloji

Dünya bileşenlerinin bileşimi, yapısı, fiziksel özellikleri ve tarihçesi ve şekillendirilme süreçlerini inceleyen bilim dalı.

Jeoloji ya da yer bilimi, geniş anlamda Yerküreyi, dar anlamda yerkabuğunu oluşum, bileşim, yapı, hareket, değişiklikler ve değişiklikleri yaratan nedenler ve tarihsel evrim açısından inceleyen, yeraltı zenginliklerinin bulunması, doğal afetlerle savaşımda katkı sunulması gibi amaçları olan bir bilimdir. Jeolojinin temel konusu Dünya olmakla birlikte yer benzeri gezegenler ve doğal uyduların incelenmesini de içerir. Yer bilimleri bünyesinde ele alınır.

Jeoloji, ya da yer bilimi, Yerküreyi ve yerkabuğunu oluşumu, bileşimi, yapısı, hareketleri ve zaman içinde geçirdiği değişiklikleri inceleyen bir bilim dalıdır. Bu çalışma, yeraltı kaynaklarının bulunması ve doğal afetlerle mücadele gibi pratik amaçları da kapsar. Dünya dışındaki benzer gezegenler ve doğal uydular (Mars, Venüs, Merkür gibi) da jeolojinin ilgi alanına girer; bu yönüyle yer bilimleri içinde ele alınır.

Dar anlamda jeoloji, özellikle ortalama kalınlığı yaklaşık 35 km olan katı yerkabuğuna odaklanır. Bu bağlamda jeoloji, coğrafyanın insan topluluklarıyla ilişkisini ve yerkürenin bütününü fiziksel yöntemlerle inceleyen jeofizik, jeokimya ve jeodeziden ayrı bir disiplin olarak konumlanır.

Astrojeoloji, jeolojik prensipleri Güneş Sistemi’nin diğer cisimlerine uygular; Ay’ın incelenmesi anlamına gelen selenoloji gibi alt dallar da bu kapsamda yer alır. Jeologlar, Dünya’nın yaşını yaklaşık 4,6 milyar yıl olarak belirlemiş ve litosferin tektonik plakalar halinde hareket ettiğini ortaya koymuşlardır. Ayrıca bu alan, değerli taşlar ve çeşitli minerallerle de yakından ilgilenir.

Terim olarak “jeoloji” ilk kez 1778’de Jean‑André Deluc tarafından kullanılmış, bir yıl sonra Horace‑Bénédict de Saussure tarafından sabit bir kavram hâline getirilmiştir. İngiliz Encyclopædia Britannica’nin 1809’daki dördüncü baskısında uzun bir tanımlama yer alırken, daha önceki baskısında bulunmaz. Sözcük, Fransızca “géologie”den, oradan da Latince “geologia”dan türemiştir.

Jeolojinin tarihsel kökenlerine bakıldığında, Çinli bilim insanı Shen Kuo (1031‑1095), okyanustan uzakta bir dağda bulunan fosil kabuklarından yola çıkarak karaların erozyon ve tortul birikimle oluştuğunu öne sürmüştür. Aristoteles’in öğrencisi Theophrastus (372‑287 BC) ise “Peri lithon” adlı eserinde taşlar üzerine gözlemler yapmış ve bu çalışma binlerce yıl boyunca otorite olarak kabul edilmiştir. 16. yüzyılda Georg Bauer, metal işleme tekniklerini derleyen “De Re Metallica” adlı kitabı yayımlamış; Nicolas Steno ise tabakalar arasındaki ilişkileri açıklayan süperpozisyon ilkesiyle stratigrafi alanına temel katkılar sağlamıştır.

49 goruntulenme