📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍
Nil Seferi (1884-1885)

Nil Seferi (1884-1885)

Başarısız yardım harekâtı

Nil Seferi ya da Gordon Yardım Harekâtı (1884–1885) diye de adlandırılan harekât, Tümgeneral Charles George Gordon’u yani Gordon Paşa'yı Hartum, Britanya-Mısır Sudanı’nda kurtarmak için tertip edilmiş bir Britanya teşebbüsüdür. Gordon, Britanya’nın, kendini Mehdi ilan eden Abdullah bin Muhammed’in önderliğinde başlayan isyan karşısında Sudan’dan çekilme kararını almasının ardından, Mısır Hidivliği garnizonunun tahliye hareketine yardım etmek üzere Sudan’a gönderilmişti. Britanyalılara, küçük kayıklarını Nil Nehri boyunca yukarı taşımalarında yardım etmeleri için bir miktar Kanadalı dâhil edilmişti. Nil Seferi, Kanadalıların Britanya İmparatorluğu’nun denizaşırı bir ihtilafına ilk iştirakidir; gerçi Nil Kayıkçıları sivil işçi olup asker elbisesi giymemişlerdi.

1884 yılının sonunda, Gordon Paşa olarak tanınan Tümgeneral Charles George Gordon, Sudan’ın Hartum kentinde sıkışmış durumdaydı. Kendisi, Britanya’nın Mısır’dan çekilme kararı almasından sonra, Mısır Hidivliği’nin garnizonunu tahliye etmek üzere gönderilmişti. Ancak Gordon, görevinin sadece tahliye yardımıyla sınırlı olmadığını düşünüyordu. Ona göre, Mehdi olarak anılan Abdullah bin Muhammed’in önderliğindeki isyanı bastırmak, hem Sudan hem de Mısır için büyük bir tehdit oluşturduğundan, bu harekâta müdahale etmek gerekiyordu. Gordon’un bu kararlı duruşu, Britanya hükûmetiyle ciddi bir görüş ayrılığına yol açtı.

Britanya’nın kurtarma operasyonu, General Garnet Wolseley komutasında organize edildi. Operasyonun ilk aşamasında, yaklaşık 1.800 Britanyalı asker ve 350 yerli yardımcıdan oluşan bir öncü birlik, Bayuda Çölü’nü deve sırtında geçmek zorundaydı. Bu birlik, Çöl Kolordusu adıyla anılmaya başladı. Ne var ki, bu cesurca girişimin lideri Herbert Stewart, ölümcül bir şekilde yaralanınca komutayı Charles William Wilson devraldı. Wilson’un liderliğindeki küçük bir grup, 28 Ocak 1885 tarihinde iki Nil buharlı tekneyle Hartum’a ulaştığında, artık çok geçti. Zira Mehdi taraftarları, iki gün önce—26 Ocak sabahının erken saatlerinde—şehri ele geçirmiş ve binlerce insanın hayatına son vermişti. Garnizonun tamamı, Gordon Paşa dahil olmak üzere, katledilmişti.

Bu gecikmenin sorumluluğu üzerine çokça tartışma çıktı. Wilson’un, sefere çıkmakta gecikmesi nedeniyle sert eleştirilere maruz kaldığı ve Wolseley’in, Wilson’un “tüm cesaretini yitirdiğini” söylediği iddia edildi. Ancak bazı kaynaklar, asıl sorumlunun Wolseley olduğunu öne sürerek suçun paylaşılmasını savundu. İngiltere’deki kamuoyu da, Hartum’un kurtarılmamasında Başbakan William Gladstone’u suçladı. Hatta bazı tarihçiler, eğer Gordon tahliye emrine uyup Hartum’u terk etmiş olsaydı, facianın önlenebileceğini iddia etti.

Bu trajik olayın arka planında, Sudan’daki istikrarsızlık yatıyordu. Britanya, Mısır’ın Sudan’daki mali yükünden kurtulmak için 1883 Aralık’ında Mısır’a Sudan’dan çekilme emri verdi. Bu karar doğrultusunda, Sudan’ın eski Genel Valisi olan Gordon, Hartum’a gönderildi. Ancak Gordon, görevi sadece tahliyeye yardım etmekle sınırlamadı. Ülkenin giderek kötüleşen durumunu göz önünde bulundurarak, kadınları, çocukları ve yaralı askerleri aceleyle Mısır’a gönderdi. Fakat Britanya’nın Sudan’dan tamamen çekilmesiyle Hartum, Britanya’nın son kalesi olarak kaldı. Gordon’un Mehdi tehdidini ciddiye alması ve isyancıları durdurma çabası, hükûmetle arasının açılmasına neden oldu. O, Mehdi’nin tüm İslam dünyasına hâkim olma hırsından endişeleniyordu ve bu tehdidi ortadan kaldırmak için Hartum’u savunmaya karar verdi. 18 Mart 1884’te Mehdi’nin kuvvetleri şehri kuşattığında, artık geri dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkmıştı.

48 goruntulenme