63. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 2026 Yarışma Seçkileri Açıklandı
Antalya Altın Portakal Film Festivali 2026, 24-31 Ekim tarihleri arasında 11 milyon TL ödül havuzuyla, ulusal ve uluslararası kategorilerde 45 filmle sinemaseverlerin karşısına çıkıyor.
Türkiye sinemasının en köklü buluşma noktalarından biri olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl 63. kez kapılarını açıyor. 24‑31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek festival, toplam 11 milyon TL tutarındaki ödül desteğiyle hem yerli hem de yabancı yapımlara büyük bir platform sunuyor. Altın Portakal heykelciği için yarışacak filmlerin listesi, resmi duyuruyla sinema camiasının ve izleyicilerin merakla beklediği bir an haline geldi.
Festivalde dört ana yarışma kategorisi bulunuyor: Ulusal Uzun Metraj, Ulusal Kısa, Ulusal Belgesel ve Uluslararası Uzun Metraj. Özellikle Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın En İyi Film Ödülü 5 milyon TL olarak belirlenmiş; bu, Türkiye sinemasının en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul ediliyor. Jüri başkanlığını deneyimli yönetmen Derviş Zaim’in üstlendiği bu kategoride, 12 iddialı film "Altın Portakal" heykelciği için yarışacak.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Seçkide yer alan tüm ulusal uzun metraj filmleri, Türkiye gösterimlerini ilk kez Altın Portakal’da yapacak. Bu filmlerden sekizi ise dünya prömiyerlerini Antalya’da gerçekleştirecek. San Sebastian, Şanghay ve Toronto gibi uluslararası arenalarda başarı elde etmiş yapımlar, Türkiye sinemaseverlerinin önüne yeni bir bakış açısı getirecek. Yeşim Ustaoğlu’nun yönettiği ve Öykü Karayel, Metin Akdülger, İlyas Salman gibi isimlerin başrollerini paylaştığı Artakalan, Ferit Karahan imzalı Cinlerin Düğünü ve Caner Cindoruk’un başrolünde olduğu Bekle Bizi Brüksel gibi filmler, ulusal yarışmanın öne çıkanları arasında yer alıyor.
Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması ise dünya sinemasının en seçkin örneklerini bir araya getiriyor. Cannes Ana Yarışması’nda Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Andrey Zvyagintsev’in Minotaur, Berlin Film Festivali’nden Kristal Ayı ile dönen Sad Girlz, Venedik Ana Yarışması’nda yer alan Ali Asgari’nin A Bit of Light ve Cannes “Un Certain Regard” bölümünde yarışan All the Lovers in the Night gibi eserler, uluslararası kategorinin en güçlü adayları arasında bulunuyor. Tüm bu filmler, Türkiye prömiyerlerini Antalya’da yaparak festivalin küresel bir sinema buluşma noktası olma misyonunu pekiştiriyor.
Festival programı, sadece yarışma filmlerini değil, aynı zamanda geniş bir yelpazede kısa ve belgesel yapımları da kapsıyor. "Bekle Bizi Brüksel" (Yönetmen: Necmi Sancak), "Bir Anne Hakkında" (Yönetmen: Büşra Bülbül), "Düğün Şarkıcısı" (Yönetmen: Emre Aybek) gibi yeni nesil yönetmenlerin eserleri, genç yeteneklerin sahne almasını sağlıyor. Ayrıca "Black Rabbit, White Rabbit" (Yönetmen: Shahram Mokri) ve "The Moon Is a Father of Mine" (Yönetmen: George Ovashvili) gibi uluslararası yapımlar, festivalin çeşitliliğini ve evrensel çekiciliğini artırıyor.
63. Antalya Altın Portakal Film Festivali, sinema sektörünün hem yerel hem de küresel dinamiklerini bir araya getirerek, yeni nesil film yapımcıları için bir kuluçka merkezi olmayı hedefliyor. 11 milyon TL'lik ödül havuzu, yarışmacıların yaratıcı vizyonlarını desteklemenin yanı sıra, Türkiye’nin kültürel ve sanatsal itibarını da uluslararası alanda güçlendirecek. Festivalin kapanış töreninde verilecek Altın Portakal heykelciği, sadece bir ödül değil, aynı zamanda Türk sinemasının geleceğine yön veren bir mihenk taşı olacak.