Bütün Yollar Roma'ya Çıkmıyormuş: 300 Bin Kilometrelik Ağın Kavşakları Anadolu'daydı
Roma yol ağını ağ bilimiyle inceleyen çalışma, kara ulaşımının kilit kavşaklarının Roma değil Antakya, Ankara, İstanbul ve Korint olduğunu gösterdi. En işlek koridor İzmit'ten geçiyordu.
"Bütün yollar Roma'ya çıkar" sözü iki bin yıldır tekrarlanıyor. Bir haritaya bakıp imparatorluğun başkentinden her yöne uzanan taş döşeli yolları hayal etmek kolay. Ancak Nature Communications dergisinde 15 Eylül 2026'da yayımlanan bir çalışma, bu söz bir kara yolu haritasının tarifi olarak alındığında yanlış olduğunu gösteriyor. Roma, kendi yol ağının merkezinde değildi. İmparatorluğun kara ulaşımında en işe yarar konumdaki kentler arasında Antakya, Ankara ve İstanbul vardı.
Bu bir yakıştırma ya da gezgin anlatısı değil; yaklaşık 300 bin kilometrelik yol ağının matematiksel analizinden çıkan bir sonuç. Türkiye açısından ilginç olan da şu: Çalışmanın haritasında imparatorluğun en işlek kara koridorunun önemli bir kısmı bugünkü Türkiye topraklarından geçiyor.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Önce bir harita gerekiyordu: Itiner-e
Çalışmanın temeli, Kasım 2025'te Scientific Data dergisinde tanıtılan Itiner-e adlı dijital atlas. Antik yolların şimdiye kadarki en ayrıntılı dijital yeniden kurulumu olan bu veri seti, MS 117 civarında en geniş sınırlarına ulaşmış Roma İmparatorluğu'nun yollarını tek bir haritada topluyor. Makaleye göre imparatorluk bu dönemde yaklaşık 5,5 milyon kilometrekarelik bir alanı kaplıyordu.
Aarhus Üniversitesi'nden arkeolog Tom Brughmans, ZME Science'ın aktardığına göre Gizmodo'ya "Roma yolları hakkında aynı anda hem çok şey hem de çok az şey biliyor olmamızı son derece sinir bozucu buldum" dedi. Çalışmanın başyazarı ise Barselona Özerk Üniversitesi'nden Adam Pažout.
Kavşağın önemini nasıl ölçersiniz?
Araştırmacılar yol sistemini bir ağa dönüştürdü: 10.516 düğüm (kavşak ve çıkmaz uç) ve bunları bağlayan 14.901 bağlantı. Ardından ağ biliminde "arada olma merkeziliği" (betweenness centrality) denen bir ölçüt kullandılar. Basitçe anlatmak gerekirse: İmparatorluğun her noktasından her noktasına en hızlı güzergâhı çizin ve bir yol parçasının bu güzergâhların ne kadarında kullanıldığını sayın. Bir şehirler arası otobüs terminaline benzetebilirsiniz; önemli olan terminalin büyüklüğü değil, kaç yolculuğun oradan aktarma yaptığıdır. Yolculuk sürelerini hesaplarken arazinin eğimini hesaba katan bir yürüyüş formülü (Tobler fonksiyonu) kullanıldı.
Sonuç: Roma bir "apandisin" ortasında
Makalede açıkça şöyle yazıyor: "Bütün yollar Roma'ya çıkar" sözüne rağmen Antakya, Ankara (antik adıyla Ancyra), Bizans (İstanbul) ve Korint, imparatorluk çapındaki kara hareketliliğinde Roma'dan daha iyi konumlanmış aracı kentlerdi.
Brughmans, ZME Science'ın aktardığına göre Live Science'a durumu şöyle özetledi: "İtalya Yarımadası imparatorluğun yol ağının bir apandisi ve Roma bu apandisin yarısında." Makaleye göre Roma, İtalya içinde bile en yüksek merkezilik değerine sahip yolun üzerinde değil.
En yüksek değerli güzergâh ise Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz kıyısını izliyor. Makalede sayılan duraklar şöyle: Leptis Magna, İskenderiye, Caesarea Maritima, Antakya, Nikomedia (İzmit), Bizans (İstanbul), Filibe, Sofya, Aquileia ve Narbonne. İstanbul'un özel konumu, ağın Avrupa ve Asya parçalarını birbirine bağlamasından geliyor; araştırmacılar Boğaz'daki ve Çanakkale Boğazı'ndaki geçişleri ağa feribot bağlantısı olarak ekledi.
Anadolu'da neler görülüyor?
- Ankara ve Konya birer odak noktası: Makalede Galatya eyaletinde yol ağının Ancyra (Ankara) ve Iconium (Konya) çevresinde toplandığı, eyaletin geri kalanına bu kentlerden etkili biçimde ulaşılabildiği belirtiliyor. Kapadokya ve Asya eyaletlerinde ise önemli yollar tek bir merkeze değil, geniş bir alana dağılmış.
- İç Anadolu'da dümdüz yollar: Yolların en az kıvrımlı olduğu bölgeler arasında Batı Avrupa, Po Vadisi ve Suriye'nin yanında İç Anadolu da sayılıyor.
- Toroslarda zorlu eğimler: Toroslar'daki Roma yollarının ortalama eğimi, Alpler'dekinden daha dik ölçüldü. Araştırmacılar bunu Romalıların İtalya'yı Avrupa'ya bağlayan Alp geçitlerine özel yatırım yapmasıyla açıklıyor.
- Bugün daha seyrek: Roma döneminde kentleşmenin yoğun olduğu Yunanistan, Küçük Asya ve Kuzey Afrika'da bugünkü ana yol yoğunluğu, antik ağa göre daha düşük.
Son maddeye bir not düşmek gerekiyor: Makale, veri setinde İç Anadolu'daki yolların eksik temsil edildiğini ve bu bölgede sonuçların yanıltıcı olabileceğini kendisi belirtiyor. Yani Anadolu'daki antik ağ büyük ihtimalle haritadakinden daha yoğundu.
Romalılar yolları gerçekten dümdüz mü yaptı?
Kısmen. Araştırmacılar ağı bir kilometrelik parçalara bölüp her parçanın ne kadar kıvrıldığını ölçtü. Roma yollarının ortalama kıvrımlılık değeri 1,048; bugünkü ana yollarınki 1,024. Yani Romalılar düz yolu tercih ediyordu ama dağ gördüklerinde ondan kaçınıyor, vadileri izliyorlardı. Modern mühendislik tepeyi yarıp vadiyi köprüyle geçebildiği için bugünün yolları daha düz.
Pažout, Queen Mary Üniversitesi'nin açıklamasında "Çalışma, Romalı mühendislerin yol yapımını araziye uyarladığını gösteriyor" diyor. Ağın yaklaşık 271 bin kilometresi, yani yüzde 90'dan fazlası, araştırmacıların at arabası trafiği için üst sınır aldığı yüzde 16 eğimin altında kalıyor.
Deniz söz konusu olunca durum değişiyor
Bu bulgu Roma'nın önemini küçültmüyor, yalnızca başka yere taşıyor. Antik çağda ağır yükü denizden taşımak karadan çok daha ucuzdu. Brughmans'a göre yaklaşık bir milyon nüfuslu başkent, İskenderiye gibi uzak limanlardan gelen tahıla bağımlıydı. "Roma'nın merkezî konumu yollarından değil, Akdeniz'in ortasında, büyük deniz yollarının kesiştiği yerde olmasından kaynaklanıyor" diyor.
Sınırlar ve açık sorular
Çalışma yalnızca kara yollarını inceliyor; nehir ve deniz yolları hesaba katılmadı. Ayrıca harita tek bir yılın fotoğrafı değil: Romalılar bazı yolları devraldı, bazılarını yaptı, sınırlar ve öncelikler değiştikçe ağı sürekli dönüştürdü. Araştırmacılar belirsiz yol parçalarını tekrar tekrar analizden çıkararak sonuçların veri boşluklarına dayanıklı olup olmadığını sınadı; genel tablo değişmedi.
Roma yolları ile bugünkü ana yollar arasında orta düzeyde bir ilişki bulundu (Pearson katsayısı 0,46): İyi bir dağ geçidi iki bin yıl sonra da iyi bir dağ geçidi. Brughmans ise asıl işin başında olduklarını düşünüyor ve Gizmodo'ya, Roma yol sisteminin kendi çalışmalarının ortaya koyduğundan bile çok daha kapsamlı olduğunu söylüyor. Sıradaki adım, kara, nehir ve deniz yollarını tek bir ağda birleştirip imparatorluğun insanları ve malları gerçekte nasıl taşıdığını görmek.
Fotoğraf: Nedim Ardoğa, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons