Alfa, Bravo, Charlie: Heceleme Alfabesi Nasıl Kuruldu, Türkçesi Neden Farklı?
Alfa-Bravo-Charlie listesi ne fonetik bir alfabe ne de NATO'nun icadı. 1870'lerdeki telefon operatörlerinden 1956'daki son listeye uzanan hikâye ve TDK'nın Adana-Bolu-Ceyhan sistemiyle farkı.
Telsizde bir ad hecelemek zorunda kalan herkesin bildiği bir sıkıntı var: "B" mi dedin, "P" mi? "M" mi, "N" mi? Bu sorunun bugün kullanılan çözümü, çoğunun "NATO fonetik alfabesi" diye bildiği Alfa-Bravo-Charlie dizisi. Oysa dilbilim kanalı RobWords'ün sahibi Rob Watts'ın Open Culture'da paylaşılan videosunda hemen başta belirttiği gibi, bu liste ne tam olarak fonetik bir alfabe ne de NATO'nun icadı.
Doğru adı heceleme alfabesi: harfin sesini değil, o harfle başlayan bir kelimeyi söylersiniz, karşı taraf kelimenin ilk harfini alır. Fonetik alfabe ise dilbilimcilerin sesleri işaretlerle yazdığı bambaşka bir sistemdir. Resmî adıysa daha az akılda kalıcı: Uluslararası Telsiz Telefon Heceleme Alfabesi.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Sorun telefonla başladı
Watts'ın anlattığı hikâye 1870'lerde, telefonun icadıyla açılıyor. İlk telefon operatörleri bir adı harf harf söylemeye kalktıklarında harflerin sürekli birbirine karıştığını fark etti. Çözüm fikri basitti; zor olan, hangi kelimelerin kullanılacağıydı.
1910'ların başında Western Union şirketi çoğu yer ve kişi adından oluşan bir liste yayımladı: Adams, Boston, Chicago, Denver, Edward… Birinci Dünya Harbi sırasında İngiliz ordusu daha gündelik kelimelerle kendi listesini kullanıyordu: Beer, Monkey, Nuts, Orange, Pip, Yorker. İşin tuhafı, standart yerine çoğalma geldi: Open Culture'ın aktardığına göre ikinci büyük harbin sonunda "Britanya ve ABD'deki her kuvvetin kendi heceleme alfabesi vardı". Amerikan kara ve deniz kuvvetlerinin 1941'de kabul ettiği ortak liste, ilk iki kelimesi yüzünden "Able Baker" diye anılıyordu.
Üç dilde birden çalışan kelimeler
Asıl basınç, harp değil barış zamanı havacılığından geldi. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) kurulunca, dünyanın her yerindeki kuleyle pilotun aynı kelimeleri kullanması gerekti. ICAO 1946'da Able Baker listesini benimsedi, ama bu liste İngilizce konuşmayan personel için iyi çalışmıyordu.
Bunun üzerine örgüt işi dilbilime havale etti. Montreal Üniversitesi'nden dilbilimci Jean-Paul Vinay, 1948-49'da ICAO için yeni bir liste üzerinde çalıştı. Ölçütler açıktı: kelime, örgütün üç çalışma dilinde de (İngilizce, Fransızca, İspanyolca) gerçekten yaşayan bir kelime olacak, telsizde iyi iletilecek ve okunduğunda anlaşılacaktı. Bir de listenin kendi içinde birbirine benzememesi gerekiyordu; parazitin altında "Delta" ile "Extra" birbirine dönüşmemeliydi.
Vinay'ın listesi 1 Kasım 1951'de kabul edildi, 1 Nisan 1952'de yürürlüğe girdi. Ardından 31 farklı milletten konuşmacıyla yapılan denemeler birkaç kelimenin zayıf olduğunu gösterdi. 1 Mart 1956'da yayımlanan son sürümde beş kelime değişti: Coca yerine Charlie, Metro yerine Mike, Nectar yerine November, Union yerine Uniform, Extra yerine X-ray. NATO da aynı gün bu listeyi benimsedi; Uluslararası Telekomünikasyon Birliği 1959'a kadar sıraya girdi. Liste o gün bugündür değişmedi.
Ayrıntılar da bilerek bozulmuş durumda. "Alpha" değil Alfa, "Juliet" değil Juliett yazılır; çünkü Fransızca okuyan biri "ph"yi ya da sondaki tek "t"yi yutabilir. Rakamlar da benzer biçimde eğilip bükülür: üç "tree", dört "fow-er", beş "fife", dokuz "niner" diye okunur — böylece "nine" ile Almanca "nein" karışmaz.
Peki ya Adana, Bolu, Ceyhan?
Türkiye'de telefonda harf kodlarken kullanılan liste bambaşka bir mantıkla kurulmuş. Türk Dil Kurumu'nun İmla Kılavuzu Çalışma Grubu tarafından belirlenen sistem, Türk Standardları Enstitüsü tarafından TS 13148 numarasıyla standart hâline getirildi; Hürriyet'in 2006 tarihli haberine göre TSE onayı Nisan 2005'te alınmıştı. Dönemin TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın haberde, Türkiye'de harf kodlamanın bir standardı olmamasının ciddi karışıklığa yol açtığını söylüyordu.
Listenin kendisi neredeyse bir Türkiye haritası: Adana, Bolu, Ceyhan, Çanakkale, Denizli, Edirne, Fatsa, Giresun, Hatay, Isparta, İzmir, Kars, Lüleburgaz, Muş, Niğde, Ordu, Ödemiş, Polatlı, Rize, Sinop, Şırnak, Tokat, Uşak, Ünye, Van, Yozgat, Zonguldak. İki istisna dikkat çekiyor: J için "Jandarma", Ğ için ise kelime yerine harfin adı, "yumuşak ge" — çünkü Türkçede ğ ile başlayan kelime yok.
İki listeyi yan yana koyunca tasarım farkı ortaya çıkıyor. ICAO'nun listesi uluslararası olmak zorundaydı, bu yüzden hiçbir dile fazla yaslanmayan, üç dilde de tanıdık kelimeler arandı. TDK'nınki tek bir dilin konuşurları için kurulmuş; Ç, Ğ, İ, Ö, Ş, Ü gibi Türkçeye özgü harfleri karşılıyor, buna karşılık Q, W, X için karşılığı yok. İlginç olan, TDK'nın 2000'lerde vardığı "yer adı kullan" çözümünün, Western Union'ın bir asır önce denediği yöntemin aynısı olması.
Bir de şu var: uçuşta ve denizde uluslararası iletişim ICAO listesiyle yürüdüğü için, Türkiye'de birçok kişi iki listeyi birden biliyor. Ama günlük hayatta "Adana'nın A'sı" demek yaygın olsa da, bu listenin standart hâlini baştan sona bilen az. Standart var; asıl soru, telefonda kimin kullandığı.
Fotoğraf: ICAO, Public domain, Wikimedia Commons