Kıbrıs'ta bir tapınak duvarında lazerle ortaya çıkan 23 gemi kazıması
Larnaka'daki Kition tapınağında 2024'te yapılan lazer taraması, çıplak gözle görünmeyen 23 gemi kazıması daha buldu. Bulgu, duvarın Tunç Çağı'ndan Demir Çağı'na kadar kazınmayı sürdürdüğünü gösteriyor.
2024'te Larnaka'nın göbeğindeki Kition Kathari kazı alanında, üç ayaklı bir sehpaya oturtulan tarayıcı 3.000 yıllık bir yapının güney duvarına çevrildi. Ekibin o gün derdi duvardaki resimler değildi: Kıbrıs'ın Geç Tunç Çağı taş işçiliğini, yani düzgün kesilmiş dev blokların nasıl yontulup dizildiğini ölçüyorlardı. Taramalar bilgisayarda üç boyutlu yüzeye dönüştürülüp aşınma izleri ayıklanınca taşın üstünde beklenmedik bir şey belirdi: gemiler, hem de onlarca.
Aynı duvardaki gemi resimleri aslında kırk yıldır biliniyordu. Lucien Basch ve Michal Artzy, Vassos Karageorghis'in kazı yayınının bir ekinde 1985'te 1 No'lu Tapınak'ın cephesinde 19, 4 No'lu Tapınak'ın sunağında 2 gemi kazıması yayımlamıştı. Graham C. Braun, Caroline Barnes ve Tzveta V. Manolova imzasıyla International Journal of Nautical Archaeology dergisinde yayımlanan yeni çalışma, aynı yüzeyde 23 gemi adayı daha tanımlıyor; ele alınan toplam kazıma sayısı 43'e çıkıyor.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Ama asıl haber sayı değil, takvim. Bu gemiler bugüne kadar Tunç Çağı'nın sonuna ait tek bir anın kaydı sayılıyordu. Yeni çalışma, duvarın yüzyıllar boyunca, Tunç Çağı'ndan Demir Çağı'na geçiş boyunca kazınmaya devam ettiğini savunuyor. Yani bu cephe bir fotoğraf değil, kuşaklar boyunca üstüne yazılan bir defter.
Taşın derinliğini ve açısını okuyan yöntem
Kullanılan teknik, adı sık karıştırılan yöntemlerden biri: karadan yapılan lazer tarama. Ekip, FARO Focus3D X330 adlı faz kaymalı tarayıcıyı sehpaya sabitleyip taşa hiç dokunmadan yüzeyin milyonlarca noktasını ölçtü. 2024'te 1 No'lu Tapınak'ın güney cephesinde sekiz tarama yapıldı: en az bir gemi taşıyan yedi ortostat bloğu ve T1.8 adı verilen küçük bir blok.
Asıl iş taramadan sonra başlıyor. Ham veri önce tarayıcının kendi yazılımı ve açık kaynaklı MeshLab ile yüzeye dönüştürüldü, sonra arkeolojik nesneler için geliştirilen GigaMesh programında iki basit ölçüye vuruldu: düzleme uzaklık ve düzleme açı. Birincisi bir çiziğin ne kadar derin olduğunu, ikincisi hangi açıyla kazındığını renk skalasıyla gösteriyor. Aradaki fark hayati: doğal çatlak ile alet ucunun bıraktığı iz, derinlik ve açı bakımından tutarlı davranmıyor. Blokların ağır aşınmış yerleri modelden çıkarılmasa, derin yara izleri sığ çizikleri bastırıyordu.
Ekip kendi sonucunu da dereceledi: her iz, gemi olduğuna dair güven düzeyine göre 1 (düşük) ile 3 (kesin) arasında etiketlendi. 23 yeni kazımanın dokuzu 3. düzey, altısı 2. düzey, sekizi 1. düzey. Yöntem eklemekle kalmadı, çıkardı da: 1982'de "gemi olabilir" diye A ve B harfleriyle işaretlenen iki iz, kesim açısı nedeniyle alet izi değil taştaki hasar çıktı.
British Columbia Üniversitesi'nden Caroline Barnes, Phys.org'a verdiği açıklamada sonucun sürpriz olduğunu söylüyor: "Gemileri fark ettiğimizde müthiş heyecanlandım. Onları bulmayı beklemiyorduk; projeye girerken niyetimiz, adadaki Geç Tunç Çağı taş işçiliğine dair daha geniş çalışmamıza katkı olsun diye blokları lazerle taramaktı."
Sarı kum taşından tek bir blok takvimi değiştirdi
Tarihlemeyi asıl sarsan bulgu, gemi ikonografisi çalışmalarına bugüne kadar hiç girmemiş bir taş: T1.8. Bu blok, tapınağın güneydoğu girişinin yanına sonradan konmuş bir onarım parçası ve sarı kum taşından. Oysa yapının Geç Tunç Çağı blokları, körfezin 20 kilometre ötesindeki Koronia oluşumundan getirilen beyaz kireç taşından. Kazı yayınlarına göre sarı kum taşı Kathari'de ancak Tunç Çağı'nın bitiminden sonra kullanılmaya başlıyor.
Makalenin izlediği tabakalanma okumasına göre T1.8, bir yıkım evresinin ardından yapılan onarımda, ortostatların dikilmesinden yaklaşık 150 yıl sonra yerine konuldu. Üzerinde iki gemi kazıması var. Sonuç basit ve rahatsız edici: cephe tek seferde, tek elden kazınmış bir kompozisyon olamaz. Bir kısım gemi tapınağın ilk döneminde kazındıysa, diğerleri çok sonra eklenmiş demektir.
Yazarlar burada tek görüş olmadığını da saklamıyor. Onarımın tarihi için daha geç bir öneri de var; ekip, blokla kesişen basamakların konumu bu öneriyle uyuşmadığı için eski kazı raporunun tabakalanmasını tercih ettiğini açıkça yazıyor.
Duvardaki filo: altı tip gemi
Kazımalar, gövde biçimi ve bodoslama duruşlarına göre altı gruba ayrıldı. Aşağıdaki tablo, makalede verilen grup tanımları ve en yakın benzerlerinden derlendi.
| Grup | Biçim | En yakın benzeri |
|---|---|---|
| 1 | Tek çizgi hâlinde gövde, içe kıvrık kıç; 13 örnek | Sınıflandırmaya elvermeyecek kadar yalın |
| 2 | Simetrik düz gövde, kısa bodoslamalar; 4 örnek | Genel bir biçim, tip verilemiyor |
| 3 | Düz simetrik gövde, dik ve yüksek bodoslamalar; 4 kesin örnek | Levant yük gemisi mnš; Enkomi mührü, Kalokhorio Klirou pişmiş toprak modeli |
| 4 | Asimetrik gövde, öne doğru uzayan baş bodoslaması; 2 kesin, 2 olası | Minos yelkenlisi; Girit'teki Kalochorafitis lahdi, Palaepaphos kazımaları |
| 5 | Hafif kavisli asimetrik gövde, hepsinde direk; 4 kesin, 1 olası | Akko ve Karmel kıyısının melez kadırgası |
| 6 | Üçgen baş, boynuz biçimli gemi başı süsü; 5 kesin, 1 olası | Lapithos askosları, Tell Tweini mühür baskısı; Kıbrıs'a özgü kadırga |
Bu dağılım kendi başına bir liman anlatısı. 3. grubun temsil ettiği mnš, Levant kıyısının uzun ömürlü yük gemisi; küpeştesi boyunca uzanan hasır örgü korkuluğuyla tanınıyor. 5. grubun benzerleri ise yalnız biçimde değil, kullanımda da örtüşüyor: Akko'da aynı tipten dört gemi, küllerle dolu bir çukurun yanındaki taşınabilir sunağın yüzüne üst üste kazınmış. Yani Kition'daki duvar, Güney Levant kıyısıyla ortak bir alışkanlığı paylaşıyor.
6. grup ayrı bir sürpriz veriyor. Bu kadırga tipi aynı duvarda hem erken hem geç biçimiyle duruyor: bir örnekte baş bodoslaması hâlâ dimdik ve gövdeye kaynaşmamış, yani Tunç Çağı'nın alışıldık çizimi; diğerlerinde üçgen bir baş ve içe kıvrık boynuz biçiminde bir figür beliriyor. Bir gemi biçiminin zaman içindeki değişimini tek bir anıtın üzerinde izleyebilmek sık rastlanan bir şey değil.
Antalya açıklarındaki batıkla kesişen ayrıntı
Hiçbir gruba girmeyen tek örneklerden biri Türkiye'ye bağlanıyor. 1982.18 numaralı kazıma, 1 No'lu Tapınak'ta arma donanımını (baş ve arka ıstralya) direk yatağıyla birlikte gösteren tek gemi. Bu direk yatağının yan destekleri eğik; Levant ve Ege örneklerindeki kare ya da dikdörtgen yataklardan farklı olarak üçgen görünüyor ve bu ayrıntı şimdilik yalnız Kıbrıs'ta saptanmış.
Makaleye göre bu kazımanın en yakın iki benzerinden biri Ugarit'ten bir mühür, diğeri Uluburun batığından çıkan bir bakır külçenin üzerine kazınmış gemi işareti. Uluburun, Antalya'nın Kaş ilçesi açıklarında yatan ve Tunç Çağı denizciliğinin en zengin kaydı sayılan batık. Nautical Archaeology Enstitüsü'nün verilerine göre gemi MÖ 1320 civarına tarihleniyor, 1984-1994 arasında kazıldı ve yükünde öküz derisi biçimli 354 bakır külçe vardı. Aynı batık, 3. grubun temsil ettiği mnš için de kanıt üretiyor: o gemilerin çizimlerdeki hasır korkuluğunun gerçek kalıntıları Uluburun'da bulunmuştu.

Başka bir deyişle Larnaka'daki duvara kazınan gemiler, Kaş açıklarında batan yükle aynı deniz dünyasının parçası. Kıbrıs'ın güneydoğu kıyısı, Levant limanları ve Anadolu'nun güney kıyısı o yüzyıllarda tek bir ağın düğümleriydi.
Gemilerin altındaki nokta sıraları
Duvarda gemilerden başka bir şey daha var: sıra sıra nokta. 1985 yayınında yedi sıra çizilmiş ama üzerinde durulmamıştı. Yeni çalışma, bu noktaların matkapla değil sivri uçlu bir aletle, çoğu zaman derin biçimde açıldığını söylüyor. Gemiler çoğunlukla blokların üst yarısındayken noktalar taşların alt kenarlarına yakın ve genellikle omurga çizgisinin biraz altında toplanıyor.
Yazarlar anlamlarından emin olmadıklarını yazıyor; en makul okuma, denizin kendisi, yani dalga kırışıkları ya da su yüzeyinde parlayan ışık. Makale benzer motifleri Geometrik dönem Yunan çanak çömleğinde, MÖ 8. yüzyıl Asur kabartmalarında, Tiryns'ten bir mühür yüzükte ve Kea adasındaki Aya İrini freskinde denizin üstüne beyaz noktalar hâlinde işlenmiş ışık yansımalarında gösteriyor. Ardından da kendi zayıf noktasını işaret ediyor: bu örneklerin hiçbiri Kition'la tarih bakımından yakın değil.
Neyi hâlâ bilmiyoruz
Çalışmanın kendi koyduğu sınırlar açık. Yeni kazımaların sekizi en düşük güven düzeyinde; yani bir kısmı gemi olmayabilir. Taşlar yerine konmadan önce mi kazındı, konduktan sonra mı, bilinmiyor; T1.8 ve sunak blokları zemine çok yakın durduğu için yerinde kazımak zahmetli, ama imkânsız değil. Biçime bakarak tarihlemek de kaba bir ölçü: makale bütün gemiler için son sınırı Kıbrıs-Arkaik dönemin ikinci evresine koyarken bunun ancak genel bir sonuç olduğunu söylüyor.
Kazıyanların kim olduğu ise büsbütün belirsiz. Yazarlar iki olasılığı da açık bırakıyor: gemileri yolculuk öncesi ya da sonrası adak niyetine kazıyan denizciler; ya da limandan gemileri seyreden, gördüğü siluetleri duvara aktaran insanlar. Dağınık görünüm tek elden çıkmadıklarına işaret ediyor. Ama makalenin altını çizdiği bir ayrıntı var: bu cephede gemiler ve noktalar dışında hiçbir resim yok. Demek ki "grafiti" sözcüğünün çağrıştırdığının aksine bu, gizlice yapılan bir karalama değil, yerleşimin en gösterişli yapısının duvarında hoş görülen, hatta o yüzeye ayrılmış bir uğraştı.
Ekip bulguları sanal gerçeklikle yeniden kurgulanmış bir tapınak modeline taşıyor; gemileri ait oldukları duvara, ait oldukları yüksekliğe geri koyduğunuzda kimin neyi görebildiği ölçülebilir hâle geliyor. Geriye daha zor bir soru kalıyor: Aynı duvara üç yüzyıl boyunca gemi kazımayı sürdüren bir topluluk bunu bir dua olarak mı, bir kayıt olarak mı, yoksa bir aidiyet işareti olarak mı yapıyordu? Bu arada taş aşınmaya devam ediyor; 2024 taraması, bir gün çizgiler tümüyle silindiğinde elimizde kalacak tek nüsha olabilir.
Fotoğraf: JERRYE AND ROY KLOTZ MD, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons