Yapay zekâ, ispermeçet balinalarının sohbetinden derin dalışı önceden kestiriyor
MIT ve Project CETI ekibinin modeli, yalnızca coda denen tık öbeklerine bakarak balinanın derin beslenme dalışına inip inmeyeceğini yüzde 86 isabetle tahmin etti. Dalıştan önce grubun ortak bir çağrısı var.
Karayip'teki Dominika adasının açıklarında, birkaç ispermeçet balinası yüzeyde yan yana duruyor. Aralarında kısa, ritimli tık öbekleri gidip geliyor; bunlardan biri, bilim insanlarının "1+1+3" diye yazdığı kalıpta: tek tık, tek tık, ardından üçlü bir öbek. Bir süre sonra hayvanlar 600 metrenin altındaki karanlığa, mürekkepbalığı aramaya iniyor. Yıllardır sorulan soru şu: o tıklar, gelmekte olan dalışı önceden haber veriyor muydu?
MIT Bilgisayar Bilimi ve Yapay Zekâ Laboratuvarı'ndan (CSAIL) Pratyusha Sharma ile Project CETI'deki ekip arkadaşlarının hazırladığı çalışma bu soruya sayısal bir cevap veriyor. Yalnızca seslerle beslenen bir yapay zekâ modeli, balinanın bir sonraki hamlesinin derin bir beslenme dalışı mı yoksa başka bir davranış mı olacağını yüzde 86,4 isabetle kestirdi. Rastgele tahminde bu oran yüzde 50.
Bulgunun önemi, balina seslerinin ilk kez bu açıklıkta gelecekteki bir davranışa bağlanması. Şimdiye kadar yapılan çalışmalar daha çok seslerin yapısını, yani "nasıl" kurulduğunu inceliyordu; bu çalışma ise seslerin bir sonraki adım hakkında bilgi taşıdığını gösteriyor. Dahası, bu ilişki tek bir balinada değil, aynı aile birliğinden birkaç hayvanın ortak davranışında beliriyor.
Ekolokasyon tıkı ile "coda" aynı şey değil
İspermeçet balinası sesini iki ayrı iş için kullanır. Birincisi ekolokasyondur: hayvan, düzenli aralıklarla uzun tık dizileri yollar ve geri dönen yankıdan avının yerini çıkarır. Aynı araştırma çevresinin Dominika'daki kayıtlar üzerine yazdığı bir başka makaleye göre bu tıkların aralığı, balinanın ne kadar uzağı taradığına göre değişir.
İkincisi iletişimdir. Balinalar birbirleriyle konuşurken akustik olarak farklı bir tık türü kullanır ve bunları "coda" denen kısa, ritmi kalıplaşmış öbekler hâlinde dizer. Bir coda iki saniyeden kısa sürer; tık sayısı ve tıklar arasındaki boşluklar onu tanımlar. Sohbetler on saniyeden yarım saatin üzerine kadar uzayabilir. Bazı İngilizce başlıklarda "on tıklık diziler" diye geçse de modelin okuduğu birimler tek tek tıklar değil, bu codalardır.
Dört yıllık kayıt, 3.948 coda
Çalışmanın verisi, Dominika İspermeçet Balinası Projesi'nin 2014-2018 arasında topladığı kayıtlardan geliyor. Araştırmacılar 11 ayrı aile birliğinden 25 balinaya vantuzla tutunan, Dtag adlı kayıt cihazları yerleştirdi. Bu cihazlar hem sesi hem de hayvanın derinliğini ve hareketini ölçüyor. Kayıtlarda en az 60 farklı balinanın sesi bulunuyor; toplam veri elle işaretlenmiş 3.948 codadan oluşuyor.
Cihazların hareket sensörleri, balinanın o anda ne yaptığını da söylüyor. Ekip üç ana davranışı ayırdı: 600 metrenin altına inen derin beslenme dalışları, 200 metreden sığ dalışlar ve 100 metreden sığda, gövde suya dik hâldeyken geçen uyku.
Model olarak LSTM adlı bir yapay sinir ağı türü kullanıldı. Kabaca anlatmak gerekirse bu ağlar bir diziyi sırayla okur ve okuduklarının bir özetini aklında tutar; bir cümlenin devamını tahmin eden klavye önerilerinin arkasındaki fikre benzer.
Sekiz coda, yarım dakikalık hafıza
İlk dikkat çeken sonuç, balina sohbetinin sıraya duyarlı olması. Model, bir sonraki codayı tahmin ederken önceki sekiz codaya kadar geriye bakabildiğinde en iyi sonucu veriyor; bu da yaklaşık 30 saniyelik bir konuşmaya denk geliyor. Codaların sırası karıştırıldığında tahmin gücü belirgin biçimde düşüyor. Northeastern Üniversitesi'nin 22 Ekim 2026'da yayımladığı yazı da dalış tahmini için "sekiz ila on coda" yettiğini söylüyor.
Balinanın o anki davranışını, yani dalışın iniş mi çıkış evresinde olduğunu ya da sığ bir dalış yaptığını kestirmede model yüzde 72,8 isabet tutturdu; rastgele tahminde bu oran yüzde 33,3. Burada uzun dizi şart: modele yedi ya da daha fazla coda verilmediğinde başarı belirgin biçimde düşüyor. Ekip ayrıca yalnızca codaların temposunun, tam modelle aynı başarıyı sağlamaya yettiğini bildiriyor.
Dalıştan önce ortak bir "işaret"
Gelecek tahmininde ise iş büyük ölçüde tek bir coda türüne dayanıyor. Dalış başlamadan önceki 15 dakika içinde üretilen çağrıların çoğunda 1+1+3 ritimli, belirli bir tempodaki coda var. Tüm çağrıların bu türden olduğu sohbetlerin yüzde 67,35'ini bir dalış izliyor; diğer sohbetlerde bu oran yüzde 19,61.
Daha ilginci, bu "dalış çağrısı" vakaların yüzde 88'inde birden fazla balina tarafından üretiliyor. Yazarlar bunu arılarda, kuşlarda, balıklarda ve primatlarda görülen grup içinde uzlaşma davranışına benzetiyor ve ispermeçet balinalarında daha önce tanımlanmadığını belirtiyor. Northeastern'in aktardığına göre bir derin dalış 45 dakika ile bir saat sürebiliyor; böyle uzun bir ayrılıktan önce grubun "hazır mıyız" diye yoklaşması akla yatkın bir yorum, ama şimdilik yalnızca bir yorum.
Bulgunun sınırı
Çalışma bioRxiv'de yayımlanmış bir ön baskı; sitenin kendi notuna göre hakem denetiminden geçmiş değil. Yazarlar da sınırları açıkça yazıyor: model, sesler ile davranış arasında bir ilişki buluyor, neden-sonuç bağını kanıtlamıyor. Kendi ifadeleriyle bu sonuçlar, balinalara kaydedilmiş sesleri geri çalıp tepkilerini ölçen "oynatma deneylerinin" yerini tutmuyor; yalnızca o deneylere hangi soruyla girileceğini belirlemeye yarıyor. Yani 1+1+3 codasının "dalıyoruz" anlamına geldiğini söylemek için henüz erken.
Sırada ne var
Northeastern Üniversitesi Londra kampüsündeki Ağ Bilimi Enstitüsü'nden Giovanni Petri, kurumun haber sitesine verdiği söyleşide araştırmacıların codaları "küçük kelimeler gibi" gördüğünü anlatıyor ve "Yapay zekâ bizim için temel; uçan dron filolarını yönetmekten onların dilindeki düzenlilikleri bulmaya kadar" diyor. Aynı yazıya göre ekip, codaların ritmine ve ses rengine bakarak iki ünlü benzeri ses de belirledi; balinalar bunları, Çincedeki tonlar gibi farklı anlamlar için değiştiriyor olabilir.
Önümüzdeki asıl soru, istatistiğin gösterdiği bu ilişkinin balinalar için gerçekten bir anlam taşıyıp taşımadığı. Bunun cevabı da büyük olasılıkla bir bilgisayarda değil, Dominika açıklarında suya indirilecek bir hoparlörde.
Fotoğraf: Michelle Reback, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons