Adalet Bakanlığı (Türkiye)
Türkiye'de bir bakanlık
Adalet Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak yargı ve adalet hizmetlerinin düzenlenmesinden sorumlu temel devlet organıdır. Bakanlık, kanunlarda öngörülen mahkemelerin kurulması, ceza infaz kurumları, icra ve iflas daireleri gibi tüm adalet birimlerinin planlanması, idari gözetimi ve denetimini yürütür. Ayrıca, kamu ve özel kurumlarla iş birliği yaparak adalet hizmetlerinin kalitesini artırmaya çalışır ve kanunlarla ya da cumhurbaşkanlığı kararlarıyla verilen ek görevleri yerine getirir.
2026 yılı itibarıyla bakanlığın başında Akın Gürlek bulunmaktadır. Bakan, mahkeme açma ve teşkilatlandırma, yargı çevresindeki değişiklikler için Hakimler ve Savcılar Kuruluna önerilerde bulunma, kamu davalarının açılmasına ilişkin yetkileri kullanma gibi yetkileri yürütür. Ayrıca, adli sicilin tutulması, yabancı ülkelerle yürütülen adalet ilişkileri ve bu alanda mevzuat hazırlanması da görev alanına girer.
Adalet işlerinin örgütlenmesi, Osmanlı döneminde 1837 yılında Meclis‑i Vâlâ‑yı Ahkâm‑ı Adliyye adıyla başlamış, 1867’de Şura‑yı Devlet ve Dîvân‑ı Ahkâm‑ı Adliyye şeklinde iki ayrı kurum oluşturulmuştur. Dîvân‑ı Ahkâm‑ı Adliye, 1878’de Adliye Nezâreti’ye dönüşmüş ve 1880’ye kadar azınlıkların adalet işleri hâlâ Hâriciye Nezâreti tarafından yürütülmekteyken, bu tarihten itibaren tüm işlemler Adliye Nezâreti’ye bağlanmıştır.
Adliye Nezâreti, 1880’den sonra resmi adı Adliye ve Mezâhib Nezâreti olarak değiştirilmiş ve düzenli olarak “Cerîde‑i Mehâkim” ile 1909’dan itibaren “Cerîde‑i Adliye” adlı iki dergi yayımlamaya başlamıştır. Cumhuriyetin ilanından önce, 1920 yılında İsviçre medeni hukukuna dayalı yeni bir hukuk kanunu kabul edilmesiyle modern anlamda Adalet Bakanlığı kurulmuş ve o günden bu yana Türkiye’nin adalet sistemine uyum sağlamak amacıyla çeşitli yeniden yapılanmalardan geçmiştir.
Bakanlık, diğer bakanlıkların hazırladığı taslak mevzuatı Türk hukuk sistemi ve mevzuat tekniklerine uygunluk açısından inceler, infaz, icra ve iflas süreçlerini düzenler, ortaya çıkan sorunları araştırıp çözüm önerileri geliştirir. Ulusal ve uluslararası düzeyde bilimsel toplantılar düzenleyerek, bu tür çalışmaları teşvik eder ve ilgili kamu ya da özel kurumlarla iş birliği yaparak kanun ve kararnameler çerçevesinde hizmetlerini genişletir.