Ali bin Rabben et-Taberî
Ünlü hekim ve dinler üzerinde mukayeseli çalışma yapan ilk âlimlerden
Ali bin Rabben et‑Taberî, yaklaşık 838‑870 yılları arasında yaşamış, Fars kökenli bir İslam alimi, hekim ve psikologdur. “Firdevsü’l‑Hikme” (Bilgelik Cenneti) adlı tıbbi ansiklopedisi, dönemin ilk kapsamlı tıp sözlüğü olarak kabul edilir. Tıbbın yanı sıra matematik, felsefe ve astronomi konularında da derin bilgi sahibiydi; antik tıp mirasının iki temel kaynağı olan Süryanice ve Yunancayı akıcı bir şekilde konuşur, eserlerini zarif hat sanatıyla kaleme alırdı. En tanınmış öğrencisi, sonraki nesillerde büyük saygı gören hekim ve simyacı Râzî (yaklaşık 865‑925) idi.
Et‑Taberî, Taberistan Amul’dan gelen bir ailede dünyaya geldi. Babası Sehl bin Bişr, Süryani topluluğunun saygın bir memuru ve iyi eğitimli bir devlet görevlisiydi; Ali’nin eğitimini tıp, doğa bilimleri, hat sanatı ve edebiyat gibi pek çok alanda babasından alması, onun çok yönlü bir bilim insanı olmasına zemin hazırladı. Abbâsî halifesi Mutasım (833‑842) ve ardından Mutasım’ın halefi Mütevekkil (847‑861) döneminde saray hizmetinde bulunmuş, bu sayede dönemin önemli yöneticileri ve alimleriyle yakın temasta bulunmuştur.
Hayatı boyunca toplam on iki eser kaleme alan et‑Taberî’nin en bilinen çalışması, yedi ciltten oluşan “el‑Künnâş” yani “Firdevsü’l‑Hikme”dir; bu eser hem Arapça hem de Süryanice olarak hazırlanmış ve Hint tıbbı üzerine bölümleri Alfred Siggel’in 1951’de Almancaya çevirdiği tek eser olarak öne çıkar. Diğer eserleri arasında “Tuḥfetü’l‑mülûk” (Kralın Hediyesi) ve yiyecek, içecek ve ilaçların doğru kullanımı üzerine bir çalışma yer alır. Ancak bu kitapların yalnızca bir kısmı günümüze ulaşabilmiştir.
Bilimsel katkılarının yanı sıra, Hristiyanlıktan İslam’a geçiş yapmış bir düşünür olarak dinlerarası tartışmalara da katılmıştır. “Er‑Red ʿale’n‑naṣârâ” (Hristiyanların Reddi) ve “ed‑Dîn ve’d‑devle” (Din ve İmparatorluk) adlı iki polemik eseri, 2016 yılında Brill tarafından tek bir ciltte yayımlanmıştır. Ayrıca akciğer tüberkülozunun bulaşıcı bir hastalık olduğunu ilk kez tanımlayan kişi olarak da tarihe geçmiştir.