Amasya
Amasya ilinin merkezi olan şehir
Amasya, aynı adlı ilin kalbinde yer alan bir şehirdir ve 2020 yılı itibarıyla 147 266 kişilik bir nüfusa sahiptir. Orta Karadeniz’in kıyısında konumlanan bu bölge, Anadolu’nun en eski yerleşim alanlarından biri olarak kabul edilir; Hititler’den itibaren birçok medeniyetin elinde kalmıştır.
Şehrin adı tarih boyunca pek çok biçimde kayıtlara geçmiştir. Eski kaynaklarda ve arkeolojik buluntularda “Amesseia”, “Amacia” ve “Amaccia” gibi şekillerde görülür. Pers, Pontus ve Roma dönemlerinde dolaşan gümüş ve bronz sikkelerde de bu adlar yer alır. Zamanla Türkçeye uyarlanarak “Amasya” halini almıştır.
Coğrafya biliminin öncüsü Strabon, doğumunu burada olduğu düşünülen bir coğrafyacı olarak, eserinde şehri “Amasseia” adıyla anmıştır. Strabon’a göre isim, Amazon kraliçesi Amasis’tan türemiştir ve antik Yunan‑Roma sikkelerinde Αμάσεια, Amaseia, Amassia gibi farklı yazılışlarla karşımıza çıkar.
Şehrin kökeni Hititlere kadar uzanır; Selçuklular döneminde de önemli bir konuma sahiptir. MÖ 281’de kurulan Pontus Krallığı’nın kısa bir dönem başkenti olmuş, MÖ 70’de Roma generali Lucullus tarafından Roma topraklarına katılmıştır. Bizans döneminde de stratejik konumu sayesinde hâkimiyet değiştirmiş, 712’de Arapların eline geçip kısa sürede Bizans’ın kontrolüne geri dönmüştür.
1071 Malazgirt Zaferi sonrasında Amasya, diğer Anadolu şehirleri gibi Türk hakimiyetine girmiştir. Artuk Bey, Danişmend Gazi ve Selçuklu sultanları döneminde el değiştiren şehir, 13. yüzyılda Babai Ayaklanması’nın da etkisiyle bir dizi çatışmaya sahne olmuştur. Selçuklu Devleti’nin zayıflaması ve Kösedağ Meydan Muharebesi sonrasında ise şehir, yeni dönemin siyasi akışına uyum sağlamıştır.