Ayşe Şasa
Türk senarist ve yazar
Ayşe Şasa, 1 Ocak 1941 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Anne tarafından Çerkes, baba tarafından ise yarı Çerkes yarı Kürt kökenli olan Şasa'nın dedesi Bekir Şasa, Orman Genel Müdürlüğü yapmıştı ve soyadı onun anısına verilmiştir. Eğitim hayatına o yıllarda Robert Kolej olarak bilinen, bugünkü adıyla Boğaziçi Üniversitesi'nin çekirdeğini oluşturan Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde başladı ve 1960 yılında buradan mezun oldu. Ardından aynı okulun İdari Bilimler Bölümü'nde eğitimine devam etti. 1963 yılında senaristlik kariyerine adım attığında, siyasi görüşlerini Marksist olarak tanımlıyordu. Dönemin önemli edebiyatçılarından Kemal Tahir ile kurduğu yakın dostluk, hem kişisel gelişiminde hem de sanat anlayışında derin izler bıraktı.
Sinemaya olan katkılarıyla tanınan Şasa'nın imzasını taşıyan projeler arasında Son Kuşlar, Ah Güzel İstanbul, Utanç ve Gramofon Avrat gibi unutulmaz filmler bulunuyor. Hayatının dönüm noktalarından biri de 1980'li yıllarda yaşadığı psikolojik rahatsızlık oldu; doktorlarca şizofren teşhisi kondu ve yaklaşık on yıl süren bir inziva dönemine girdi. Bu zorlu sürecin ardından sadece sağlığına kavuşmakla kalmadı, bakış açısını da temelden değiştirdi. Üç kez evlendiği hayatında ikinci eşini, usta yönetmen Atıf Yılmaz'ı seçti. Eşlerinden biri olan Bülent Oran da bu dönemde yanında yer aldı. Yaşadığı buhran sonrasında daha bilimsel ve sezgisel bir yaşam felsefesine yönelen Şasa, eserlerinde de bu değişimin izlerini taşıdı; özellikle mistik düşünür İbn Arabi ve sinemacı Andrei Tarkovsky'den etkilendi.
Ayşe Şasa, 16 Haziran 2014 tarihinde zatürre nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayata veda etti. Cenazesi Sahrayıcedid Mezarlığı'na defnedildi. Sinemaya olan katkılarıyla yalnızca Türk sinemasının değil, aynı zamanda edebiyat dünyasının da önemli isimlerinden biri olarak anılmayı sürdürüyor.
Sanatçı, sadece senaryolarıyla değil, aynı zamanda kaleme aldığı kitaplarla da dikkat çekti. 2009-2011 yılları arasında yayınlanan Bir Ruh Macerası, 1993 tarihli Yeşilçam Günlüğü ve diğer çalışmaları, onun çok yönlü birikiminin göstergesiydi. Düşünce dünyasını şekillendiren isimlerden biri olan Sadık Yalsızuçanlar ve İhsan Kabil ile birlikte hazırladığı Düş Gerçeklik Sinema de onun sinema anlayışına dair önemli ipuçları sunuyor.