Sohbet

İnternet Kafeler: Saatlik Ücret, Counter-Strike Maçları ve Kaybolan Bir Salon Kültürü

1995'te Nişantaşı'nda açılan ilk salondan 2004'teki 11 bin internet kafeye, WCG Türkiye finallerinden 2024'te 5 bine inen sayıya: bir kuşağın internetle tanıştığı salonların hikâyesi.

17 Eylül 20265 dk okuma33 okunma
İnternet Kafeler: Saatlik Ücret, Counter-Strike Maçları ve Kaybolan Bir Salon Kültürü

İnternet kafe işletmecisi Sinan Kaya, Milliyet Pazar'ın 2004 sonunda yayımlanan dosyasında ilk yılları şöyle anlatıyordu: müşterilere bilgisayar kullanmayı da öğretmek zorunda kalıyorlar, her seferinde "enter" tuşunu gösteriyorlardı. Aynı salonlar birkaç yıl içinde kulaklıklı oyuncuların takım maçı yaptığı yerlere dönüşecekti.

İnternet kafeler, evde bilgisayarın da bağlantının da pahalı olduğu yıllarda Türkiye'nin internetle tanıştığı ortak salonlardı. İlk e-posta adresi, ilk sohbet odası, ilk çok oyunculu maç çoğu kişi için orada yaşandı. Bugün sayıları hızla azalıyor ama geride bıraktıkları kültür hâlâ bir kuşağın ortak hafızasında.

Reklam

San Francisco'dan Nişantaşı'na

Bilgisayarı kahveyle buluşturma fikri 1990'ların başına gidiyor. Vikipedi'ye göre Wayne Gregori, Temmuz 1991'de San Francisco körfez bölgesindeki kahvehanelere jetonla çalışan bilgisayar terminalleri yerleştirdi. Ticari internet kafelerin ilklerinden sayılan Cyberia ise 1 Eylül 1994'te Londra'da açıldı.

Türkiye'nin sırası çok gecikmedi. Milliyet'in 28 Kasım 2004 tarihli haberine göre Türkiye'deki ilk internet kafe 1995'in ikinci yarısında İstanbul Nişantaşı'nda, Rumeli Caddesi'nde açıldı; haberin yazıldığı tarihte artık faaliyette değildi.

2004: altı ayda 3.620 yeni salon

2000'lerin başı internet kafelerin patlama dönemiydi. Aynı Milliyet haberi, 2004 yılının ortasında Türkiye'de 11 bin 222 internet kafe bulunduğunu, bunların 3 bin 620'sinin yalnızca o yılın ilk altı ayında açıldığını yazıyor. Saatlik ücret yere göre 500 bin ile 1,5 milyon lira arasındaydı. Rakamlar bugün tuhaf gelebilir; 2005'te paradan altı sıfır atılmadan önceki liradan söz ediyoruz.

Kaya'nın anlattığına göre müşterilerin çoğu e-postasını kontrol etmek ya da internet üzerinden sohbet etmek için geliyordu, oyun da önemli bir yer tutuyordu.

2003'te Fransa'da bir yerel ağ oyun buluşması: aynı salonda ağa bağlanmış bilgisayarlar, internet kafelerin oyun gecelerine benzer bir görüntü
2003'te Fransa'da bir yerel ağ oyun buluşması: aynı salonda ağa bağlanmış bilgisayarlar, internet kafelerin oyun gecelerine benzer bir görüntü — Syced, CC0 (Wikimedia Commons)

Counter-Strike ve yerel ağ maçları

İnternet kafeleri oyun salonuna çeviren oyunların başında Counter-Strike geliyordu. Oyun, Minh Le ve Jess Cliffe'in Half-Life için hazırladığı bir değişiklik (mod) olarak 18 Haziran 1999'da beta sürümüyle ortaya çıktı. Valve oyunun haklarını aldı ve Counter-Strike 9 Kasım 2000'de ticari olarak satışa sunuldu. Uzun yıllar oynanacak olan 1.6 sürümü, Steam üzerinden 12 Eylül 2003'te yayımlandı.

Oyun, iki takımın karşı karşıya geldiği kısa turlardan oluşuyordu; turnuvalarda takımlar beşer kişiydi ve en iyi deneyim, bilgisayarların aynı yerel ağa (LAN) bağlı olduğu salonlarda yaşanıyordu. Gecikme neredeyse sıfırdı, rakip de yan masadaydı. İnternet kafeler bu yüzden kendiliğinden birer turnuva salonuna dönüştü.

Bu sahnenin ne kadar büyüdüğünü World Cyber Games (WCG) Türkiye elemeleri gösteriyor. Hürriyet'in 17 Eylül 2003 tarihli haberine göre elemelere 12 ilden 4 bine yakın oyuncu katıldı, finaller 8-12 Eylül tarihlerinde İstanbul'da yapıldı. Counter-Strike'ta Mert Kabadayı, Ozan Arıcı, Cengiz Çelik, Tayfun Baydar ve Oğuz Tuğrul'dan oluşan VNC Team, finalde DGTH'yi yenerek birinci oldu ve Türkiye'yi 12-18 Ekim'de Güney Kore'nin başkenti Seul'deki dünya finalinde temsil etti.

Güney Kore örneği de o yılların ruhunu anlatıyor: orada internet kafelere "PC bang" deniyor ve Vikipedi'ye göre sayıları bir dönem 20 bini aşmıştı. Türkiye'de de "internet kafe" ile "oyun salonu" arasındaki çizgi zamanla silikleşti.

Kurallar: izin belgesi, filtre, yaş sınırı

İnternet kafeler yaygınlaştıkça işletmeler için ayrıntılı kurallar da geldi. 1 Kasım 2007 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan İnternet Toplu Kullanım Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik, internet kafeleri "ticari amaçla internet toplu kullanım sağlayıcı" olarak tanımladı ve şu yükümlülükleri getirdi:

  • Açılış için mülki idare amirinden izin belgesi almak,
  • Resmî olarak onaylanmış içerik filtreleme yazılımı kullanmak ve sabit IP adresiyle çalışmak,
  • Salondaki hangi bilgisayarın hangi saatte hangi iç IP adresini kullandığını kaydetmek ve bu kayıtları bir yıl saklamak,
  • 12 yaşından küçükleri yalnızca veli ya da vasileriyle, 15 yaşından küçükleri veli ya da vasileri olmadan saat 20.00'den sonra içeri almamak,
  • Giriş ve çıkışları kamerayla kaydedip kayıtları yedi gün tutmak.

Aynı adı taşıyan yeni bir yönetmelik 2017'de yayımlandı.

27 binden 5 bine

Akıllı telefon ve evlere giren genişbant, internet kafenin en temel işlevini, yani internete erişimi, gereksiz kıldı. Dünya gazetesinin 25 Mart 2024 tarihli haberinde Hürriyet'e konuşan İstanbul internet kafe esnafının temsilcisi İlhan Taşkıran'ın verdiği rakamlar tabloyu özetliyor: Türkiye'de bir zamanlar 27 bin olan internet kafe sayısı 5 bine inmişti, yani yüzde 81 azalmıştı. Son üç ayda 360 salon kapanırken yalnızca 6 yenisi açılmıştı.

Taşkıran'a göre sorun artık yalnızca talep değil, maliyet: bilgisayar başına yatırım 15 bin liradan 80 bin liraya çıkmıştı ve ekipmanın yaklaşık dört yılda bir yenilenmesi gerekiyordu. Saatlik ücret 18-20 lira arasındaydı, yeni ekipmanlı salonlarda 40 liraya kadar çıkıyordu. Yeni ekipmana yatırım yapan salonların daha yüksek ücret alabilmesi, ayakta kalmanın yolunun oyunculara yönelik donanımdan geçtiğini gösteriyor.

Zaman çizelgesi

YılOlay
1991San Francisco'da kahvehanelere jetonlu bilgisayar terminalleri
19941 Eylül: Londra'da Cyberia açıldı
1995Türkiye'nin ilk internet kafesi Nişantaşı'nda
199918 Haziran: Counter-Strike'ın ilk beta sürümü
20009 Kasım: Counter-Strike ticari olarak satışa çıktı
2003WCG Türkiye finalleri İstanbul'da; Counter-Strike 1.6 yayımlandı
2004Türkiye'de 11 bin 222 internet kafe
2007İnternet Toplu Kullanım Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik
2024Sayının 5 bine indiği açıklandı

Salonun yerine ne geldi?

Bir zamanlar internet kafenin sunduğu üç şeyden ikisi, bağlantı ve bilgisayar, artık cebimizde. Geriye kalan üçüncüsü ise hiçbir uygulamanın tam olarak taşıyamadığı bir şey: aynı odada, yan masadaki rakibe seslenerek oynamak. Ayakta kalan oyun salonlarının geleceği belki de tam bu soruya bağlı: insanlar, evden aynı oyunu oynayabilecekken, birlikte olmak için saat başı para ödemeye devam edecek mi?

İnternet Nostaljisi serisinin diğer yazıları

Fotoğraf: Ümit şimşek, CC BY 3.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Sohbet Masası

Bu içerik, Yudum Sohbet Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

Reklam
49,8655,8267,02İstanbul15°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiDelulu skorun kaç?Umut mu, hayal mi, düpedüz delulu mu? Sekiz soruda iyimserlik seviyeni ölçüyoruz. Sonuca alınmak yok.
Günün burcuAkrepSevgili Akrep, bugün kalbinizde sıcak bir ışık yanıyor; ilişkilerde samimi ve derin konuşmalar sizi…

Günün sorusu

Dev heykelleriyle bilinen Nemrut Dağı hangi ilimizdedir?

Haftanın düellosu
Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →