IRC kanal kültürü: @ işaretinin gücü, netsplit geceleri ve ChanServ'in doğuşu
Kanalı açan @ olurdu, + söz hakkıydı, netsplit gecesi kanal elden gidebilirdi. EFnet'ten DALnet'e ağların neden bölündüğü, NickServ, ChanServ ve koruma botlarının hikâyesi.
Kanalda sohbet koyulaşmışken ekran bir anda aynı satırla dolar: "has quit (*.net *.split)". Onlarca kişi aynı saniyede çıkıp gitmiş gibidir. Yeni gelenler paniğe kapılır, eskiler bilir: Birkaç dakika bekle. Gerçekten de biraz sonra aynı isimler bu kez "has joined" satırlarıyla tek tek geri döner. IRC'de buna netsplit denirdi ve bir kanalın "yazılı olmayan kuralları"nın çoğu bu tür teknik tuhaflıkların etrafında şekillendi.
Kanalın başındaki @ işaretinin gücü, konuşma hakkı veren +, kanal "sahipliği"ni koruyan servis botları, gece yarısı kanalı ele geçirmeye çalışanlar... Bugün WhatsApp grubunda yönetici atayan, Discord sunucusunda rol dağıtan herkesin kullandığı kavramların önemli bir kısmının IRC'de, üstelik çoğu zaman sancılı tartışmalarla ortaya çıktığını hatırlamak ilginç.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Kanalı açan @ olur
IRC'nin 1993'te yayımlanan temel belgesi RFC 1459, kanal düzenini birkaç cümleyle kuruyor: Var olmayan bir kanala ilk giren kişi kanalı yaratır ve kanal operatörü olur. Operatör, kullanıcı listesinde adının önündeki @ işaretiyle tanınır. Belgeye göre operatörlere ayrılmış komutlar arasında kullanıcıyı kanaldan atmak (KICK), kanal ayarlarını değiştirmek (MODE), birini davet etmek (INVITE) ve konu başlığını belirlemek (TOPIC) var.
Kanal ayarları tek harflik "mod"larla yönetiliyordu. En bilinenleri:
- +o: Birine operatörlük verir, yani @ yapar.
- +v: "Voice", yani söz hakkı. Adın önünde + olarak görünür.
- +m: Moderasyonlu kanal. Bu modda yalnızca @ ve + taşıyanlar konuşabilir.
- +b: Ban. Belirli bir adres kalıbına uyan kişiler kanala giremez.
- +t: Konu başlığını yalnızca operatörler değiştirebilir.
- +i ve +k: Yalnızca davetle girilen kanal ve şifreli kanal.
Yani voice, aslında moderasyonlu bir kanalda konuşabilmenin anahtarıydı; zamanla pek çok kanalda "tanıdık, güvenilir üye" rozetine dönüştü. RFC 1459'daki örneklerden biri de bugün okuyunca tebessüm ettiriyor: #Finnish kanalından John adlı kullanıcı "İngilizce konuştuğu için" atılıyor. Kick ile ban arasındaki fark da buradan anlaşılır: Kick kapıdan çıkarır, ban kapıyı kilitler.
Netsplit: ağ ikiye bölündüğünde
Bir IRC ağı, birbirine bağlı çok sayıda sunucudan oluşur. İki sunucu arasındaki bağlantı koptuğunda ağ ikiye bölünür; bir taraftaki kullanıcılar, diğer taraftakileri çıkıp gitmiş gibi görür. Sunucular yeniden bağlandığında herkes "geri gelir". Sorun, bu kopukluğun kötüye kullanılabilmesiydi.
Eski protokolde bölünme sırasında boş kalan bir kanala giren kişi o kanalın operatörü olabiliyordu. Sunucular birleştiğinde bu kişi, asıl operatörlerle aynı yetkiye sahip olarak kanala geri dönüyor ve onları atabiliyordu. Buna "split'e binmek" (riding the split) deniyordu. Bir başka yöntemde ağın bir yakasındaki kişi, öbür yakadaki kullanıcının takma adını alıyordu; birleşmede iki aynı ad çarpışıyor ve sunucu ikisini birden ağdan atıyordu. Kanalı ele geçirmek için bazıları, bölünmeye yol açmak üzere sunuculara hizmet dışı bırakma atakları da düzenliyordu. İngilizce Vikipedi, IRC'nin bu yönüyle internet ataklarının pek çoğu için erken bir "laboratuvar" olduğunu not ediyor.

Çözüm için iki okul oluştu. Biri "zaman damgası" (timestamp) yöntemiydi: Her kanalın ve takma adın yaratılma zamanı kaydediliyor, birleşmede yeni olan taraf yetkisini kaybediyordu. Öbürü "gecikme" yöntemiydi: Bölünmeden sonra bir süre aynı kanal ve takma ad kullanıma kapatılıyordu. Bu teknik anlaşmazlık, IRC tarihinin en büyük ayrılıklarından birine de yol açtı.
EFnet, Undernet, DALnet, IRCnet: ağlar neden bölündü?
IRC başlangıçta tek bir ağdı. 1990'da California Üniversitesi Berkeley'deki eris.berkeley.edu sunucusu, başka sunucuların denetimsizce bağlanmasına izin vermeyi sürdürünce diğer sunucular onu "karantinaya" aldı. Böylece "Eris'ten arınmış ağ" anlamına gelen EFnet doğdu. Adı, Yunan mitolojisindeki kargaşa tanrıçası Eris'e göndermeydi.
| Tarih | Olay |
|---|---|
| Ağustos 1988 | Jarkko Oikarinen, Oulu Üniversitesi'nde IRC'yi yazıyor; ilk sunucu tolsun.oulu.fi. |
| Ağustos 1990 | eris sunucusu karantinaya alınıyor, EFnet doğuyor. |
| 1990 | Armin Gruner, Münih Teknik Üniversitesi'nde ilk NickServ'i yazıyor. |
| Ekim 1992 | Undernet kuruluyor; zaman damgası yöntemini sunucu protokolünde ilk kullanan ağ oluyor. |
| Mayıs 1993 | IRC protokolü RFC 1459 olarak yayımlanıyor. |
| Aralık 1993 | Robey Pointer, kanal koruma botu Eggdrop'u yazıyor. |
| 8 Nisan 1994 | EFnet'teki NickServ, yazarı tarafından kapatılıyor. |
| Temmuz 1994 | DALnet, EFnet'teki #startrek kanalının üyelerince kuruluyor. |
| 1995 | DALnet ChanServ'i hayata geçiriyor. |
| Temmuz 1996 | "Büyük Bölünme": Avrupa ağırlıklı sunucular IRCnet'i kuruyor. |
| Temmuz 2001 | EFnet, operatörsüz kalan kanallara yetkiyi geri veren CHANFIX'i devreye alıyor. |
Tablodaki bilgiler İngilizce Vikipedi'nin IRC, EFnet, Undernet, DALnet, IRCnet, IRC servisleri ve Eggdrop maddelerinden derlendi.
Undernet, netsplit'lerin ve kanal ele geçirmelerin bıktırdığı kullanıcıların daha az bant genişliği harcayan, daha düzenli bir ağ arayışıyla doğdu. DALnet'in hikâyesi daha da renkli: Kurucular EFnet'teki #StarTrek kanalının operatörleriydi ve James Ng'nin aktardığına göre "sürekli bölünmelerden, gecikmelerden, ele geçirmelerden bıkmışlardı". Ağın adı, ilk sunucunun yöneticisinin takma adı "dalvenjah"tan geliyordu; o da Thorarinn Gunnarsson'un bir fantastik romanındaki ejderhadan. DALnet Temmuz 1994'te 25 kullanıcıyla başladı, Nisan 2002'de yaklaşık 142 bin kullanıcıyla zirveye ulaştı.
1996'daki "Büyük Bölünme" ise hem teknik hem yönetim tartışmasıydı. Avrupa tarafı gecikme yöntemini savunuyor, ağ yöneticilerinin neyi yapıp neyi yapamayacağını kurallara bağlamak istiyordu; ABD tarafı zaman damgasını tercih ediyor, bu kısıtlamalara karşı çıkıyordu. Sonunda Avrupa ağırlıklı sunucular IRCnet'i kurdu. Kajetan Hinner'in 2000'de M/C Journal'da yayımlanan ölçümüne göre o yıl dört büyük ağ, eş zamanlı kullanıcı zirvelerinde birbirine çok yakındı: EFnet 64.309, IRCnet 65.340, Undernet 60.210, DALnet 64.276.
NickServ ve ChanServ: "sahiplik" kavramı
İlk IRC'de ne takma ad ne de kanal kimsenin malıydı. Sen çıkınca adını başkası alabilir, kanal boşalınca ilk giren @ olabilirdi. Münihli Armin Gruner, eski takma adını kullanmakta direnen biri yüzünden 1990'da NickServ'i yazdı: Adını kaydettiren kişi, çevrimdışıyken bile o adın sahibi oluyordu. İletişim araştırmacısı Haya Bechar-Israeli'nin 1995'te yayımladığı çalışmaya göre servis tartışmalıydı; bazı sunucu yöneticileri onu rastgele kapatıyordu ve kullanıcı sayısının artmasıyla ağa yük bindiriyordu. Gruner, 8 Nisan 1994'te servisi kendisi kapattı. EFnet o günden beri "takma adların sahibi olmaz" ilkesiyle, servissiz çalışıyor.
DALnet ise ters yöne gitti: 1995'te ChanServ'i icat etti, NickServ ve MemoServ'i yeniden yazdı. ChanServ'e kaydettirilen kanalın bir kurucusu (founder) oluyordu; ChanServ'li ağlarda kurucular genellikle "süper operatör" (SOP) ve "otomatik operatör" (AOP) listeleri tutabiliyordu. Artık kanalda sürekli bir operatör beklemesine gerek kalmıyordu; yetkililer kanala girdiklerinde @ işaretleri servis tarafından veriliyordu. Undernet ise kendi yolunu seçti: Takma adlar kaydedilemiyor, kanallar kullanıcı adı temelinde çalışan X adlı servisle korunuyordu.
Kanal koruma botları
Servislerin olmadığı ya da yetmediği yerde botlar devreye girdi. En ünlüsü Eggdrop, Aralık 1993'te Robey Pointer tarafından EFnet'teki bir kanalı ele geçirme girişimlerine karşı korumak için yazıldı. Bot kanalda sürekli oturuyor, tanıdığı kişilere operatörlük veriyor, yabancıları gözetliyordu. Tcl diliyle yazılan eklentilerle oyun, istatistik, karşılama mesajı gibi yeni özellikler edinebiliyor, birden fazla Eggdrop birbirine bağlanıp ortak ban listesiyle birlikte hareket edebiliyordu. Sahibinin bilgisayarı kapalıyken de çalışabilmesi için botlar genellikle sürekli açık bir sunucudaki kabuk (shell) hesabında barındırılıyordu.
Türkiye'de IRC
Türkiye'de ilk IRC sunucularına dair anlatılar çoğunlukla forum arşivlerinde yaşıyor; bu yazılarda ODTÜ'de 1994'te bir sunucu kurulduğu ve 1990'ların ortasında ticari servis sağlayıcıların sunucular açtığı anlatılır, ancak bunu doğrulayan birincil bir belgeye ulaşamadık. Yudum da o yılların ürünü: 1998'de bir IRC ağı olarak yayına başladı, bugün web sohbeti ve radyosuyla aynı topluluğu sürdürüyor.
Bu kültür büsbütün kaybolmadı. IRC ağlarının kullanıcı sayılarını izleyen netsplit.de'nin Eylül 2026 tarihli ilk 100 listesinde, adı Türkçe olan birden fazla ağ hâlâ yer alıyor.
Bugünden bakınca
İngilizce Vikipedi'nin derlediği verilere göre IRC kullanımı 2003'ten itibaren düştü ve 2012'ye kadar kullanıcıların yaklaşık yüzde 60'ı başka platformlara geçti. Nisan 2026'da en büyük 100 IRC ağı hâlâ aynı anda 162 binden fazla kullanıcıya hizmet veriyordu. @ ve + işaretleri ise çoktan IRC'nin dışına taştı. Açık soru şu: Bugünün grup yöneticileri, kanalı bir netsplit gecesinde kaybetmenin ne demek olduğunu bilmeden, o dönemin zor yoldan öğrenilmiş derslerini ne kadar tekrar yaşayacak?
İnternet Nostaljisi serisinin diğer yazıları
- İmza, avatar ve "önce arama yap": Forum ve sözlük kültürü nasıl doğdu?
- Winamp, MP3 ve Napster: Müziği bilgisayara taşıyan yılların hikâyesi
- Knight Online'dan Counter-Strike 1.6'ya: Türkiye'nin online oyun çılgınlığı
- ICQ'nun "Uh-oh" Sesinden MSN'in Titreşimine: Türkiye'nin Anlık Mesaj Yılları
- Hi5, Netlog, MySpace, Orkut: Facebook Gelmeden Önce Profilimizi Nerede Süslüyorduk?
- :-) İşaretinden (Y) ve (L) Kodlarına: İfadeler, MSN Dili ve Zincir E-postalar
- mIRC'in hikâyesi: Londralı bir öğrencinin hobisi nasıl milyonların sohbet penceresi oldu
- ASL? Sohbet odalarının kısa tarihi: Talkomatic'ten Java applet'lerine görgü kuralları
- Nick gelenekleri: alt çizgiler, |away ekleri, xX süslemeleri ve NickServ'in hikâyesi
- Çevirmeli Bağlantı Günleri: Türkiye İnternete Nasıl Bağlandı, Modem Neden Öyle Öterdi?
- Superonline'dan Mynet'e: Türkiye'nin İlk Portalları ve Türkçe İnternetin Kapıları
- İnternet Kafeler: Saatlik Ücret, Counter-Strike Maçları ve Kaybolan Bir Salon Kültürü
- GeoCities, Ziyaretçi Sayacı ve Yapım Aşamasında Gif'i: Kişisel Web Sayfalarının Çağı
Fotoğraf: Tom29739, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons