Winamp, MP3 ve Napster: Müziği bilgisayara taşıyan yılların hikâyesi
Fraunhofer'in laboratuvarında doğan MP3, lamalı sloganıyla Winamp, 1999'da açılan Napster ve ardından gelen Kazaa, eMule, DC++. Müzik dinleme alışkanlığımızı değiştiren dönem, tarihleri ve tartışmasıyla.
1998'den sonra Winamp'ı kuranlar, programla birlikte gelen kısa bir demo dosyasıyla karşılaştı. Başlığı da, içinde söylenen cümle de aynıydı: "Winamp, it really whips the llama's ass!" Kabaca "Winamp, lamayı fena pataklıyor" diye çevrilebilecek bu anlamsız slogan, bir kuşağın bilgisayarında müzik dinlemeye başladığı anın sesi oldu.
O küçük pencerenin arkasında aslında üç büyük değişim vardı: müziği onda bir boyutuna sıkıştıran bir dosya biçimi, onu çalan ücretsiz bir program ve dosyaları dünyanın öbür ucundaki bir yabancının bilgisayarından indirmeyi sağlayan ağlar. Üçü birlikte, müziğin nasıl dağıtıldığını ve neye para ödendiğini kökünden sorgulattı. Bugün Spotify'da çalma listesi hazırlayan herkes, bu tartışmanın sonucunda doğan bir dünyada yaşıyor.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Bir Alman laboratuvarından çıkan üç harf
MP3, Almanya'daki araştırma kurumu Fraunhofer Topluluğu'nda, Karlheinz Brandenburg liderliğindeki bir ekibin çalışmasıyla büyük ölçüde şekillendi. Temel fikir, insan kulağının zaten duyamayacağı ses ayrıntılarını atarak dosyayı küçültmekti. Resmî adı MPEG-1 Audio Layer III olan biçimin algoritmaları 1991'de onaylandı, 1992'de son hâlini aldı ve ISO/IEC 11172-3 standardı olarak 1993'te yayımlandı.
Bu hikâyenin sevilen bir ayrıntısı var: Brandenburg, sıkıştırma algoritmasını her geliştirdiğinde Suzanne Vega'nın "Tom's Diner" şarkısının a capella (enstrümansız) versiyonunu dinleyerek test etti. Çıplak insan sesi bozulmalara çok duyarlı olduğu için iyi bir sınavdı. Bu yüzden Vega'ya zaman zaman "MP3'ün annesi" dendi.
Fraunhofer ilk yazılım kodlayıcısını, l3enc adıyla 7 Temmuz 1994'te çıkardı. Dosyalar o sırada .bit uzantısı taşıyordu; bugün herkesin bildiği .mp3 uzantısı ekip tarafından 14 Temmuz 1995'te seçildi. MP3'e ilişkin patentler ABD'de 2007 ile 2017 arasında kademeli olarak sona erdi; sonuncusu 16 Nisan 2017'de doldu.
Winamp: iki genç, bir lama, binlerce kaplama
Dosya biçimi hazırdı ama Windows'ta onu rahatça çalacak bir program yoktu. Justin Frankel ve Dmitry Boldyrev, kurdukları Nullsoft şirketi altında kendi Windows arayüzlerini mevcut bir MP3 çalma motoruyla birleştirdi ve Winamp'ın ilk sürümü 21 Nisan 1997'de çıktı.
Lama sloganı 18 Nisan 1998'de yayımlanan 1.91 sürümüyle gelen demo dosyasından doğdu; Vikipedi'ye göre ABD'li müzisyen Wesley Willis'in tarzından esinlenmişti. Programın maskotu da zamanla "Mike the Llama" adıyla anıldı.
Winamp'ı efsaneleştiren asıl özellik ise skin, yani kaplamalardı. 8 Eylül 1998'de çıkan Winamp 2 ile kullanıcılar programın görünüşünü tamamen değiştirebilir oldu ve Nullsoft kendi kaplamalarını tasarlamaları için kullanıcıları davet eden belgeler yayımladı. Metal görünümlü paneller, sevilen bir grubun renkleri, anime karakterleri… Winamp'ın ekolayzer çubukları ve kayan şarkı adı, masaüstünün en kişisel köşesine dönüştü.
Başarı büyük şirketlerin dikkatini çekti. AOL, Nullsoft'u Haziran 1999'da yaklaşık 80 milyon dolar değerinde hisseyle satın aldı. 9 Ağustos 2002'de çıkan Winamp 3 beklenen ilgiyi görmedi; Aralık 2003'te gelen sürüm, 4 atlanarak doğrudan Winamp 5 adıyla yayımlandı. AOL, 20 Aralık 2013'te Winamp.com'u kapatıp desteği sonlandıracağını duyurdu, ancak Belçikalı internet radyosu şirketi Radionomy, 14 Ocak 2014'te Nullsoft'u devralarak programı yaşattı.

Cebe giren MP3
MP3'ün bilgisayardan çıkışı da aynı yıllara denk geldi. Diamond Multimedia, Rio PMP300'ü 15 Eylül 1998'de tanıttı. Cihazın 32 MB belleği vardı, yani 128 kbps kalitede yarım saat civarında müzik alabiliyordu; fiyatı 200 dolardı. ABD plak endüstrisinin çatı kuruluşu RIAA cihazın piyasaya çıkmasına itiraz etti, ancak ABD'de verilen karar Rio'yu haklı buldu: kullanıcının kendi müziğini başka bir cihaza taşıması "adil kullanım" sayıldı. Vikipedi'ye göre bu kararın ardından Diamond 200 bin cihaz sattı.
Napster ve eşten eşe ağlar
Asıl kırılma 1 Haziran 1999'da geldi. Shawn Fanning ve Sean Parker'ın kurduğu Napster, kullanıcıların bilgisayarlarındaki MP3'leri birbirleriyle paylaşmasını sağlayan bir program ve servisti. Arama merkezi bir sunucu üzerinden yapılıyor, dosyanın kendisi ise doğrudan bir kullanıcıdan diğerine iniyordu. Buna eşten eşe (peer-to-peer, P2P) paylaşım denir.
Napster'ın doğrulanmış kullanıcı sayısı Şubat 2001'de dünya genelinde 26,4 milyonla zirve yaptı. Plak şirketleri ve RIAA, servisin telif haklarını ihlal ettiğini savundu; Metallica gibi sanatçılar da itiraz edenler arasındaydı. Servisin savunucuları ise paylaşımın müziğe yeni dinleyici getirdiğini ve müziğe erişimi kolaylaştırdığını öne sürdü. ABD'deki hukuki süreçte telifli içeriğin engellenmesini isteyen bir karar çıktı ve Napster Temmuz 2001'de kapandı. Marka sonradan Roxio'ya geçti ve Ekim 2003'te lisanslı bir abonelik servisi olarak yeniden açıldı.
Kazaa, eMule, DC++: merkezsiz dönemi
Napster'ın zayıf noktası merkezi sunucusuydu; sonraki programlar bu yüzden merkezi azaltmaya yöneldi.
- Kazaa (Mart 2001): Niklas Zennström ve Janus Friis, teknolojiyi aralarında Jaan Tallinn'in de bulunduğu Estonyalı geliştiricilerden aldı. FastTrack protokolünü kullanan program, beraberinde reklam ve kullanıcıyı izleyen yazılımlar kurmasıyla eleştirildi. Bu eklentilerden arındırılmış resmî olmayan sürüm Kazaa Lite Nisan 2002'de çıktı ve kısa sürede neredeyse orijinali kadar yaygınlaştı.
- eMule (13 Mayıs 2002): "Merkur" takma adlı Hendrik Breitkreuz'un başlattığı açık kaynak program, eDonkey ağıyla merkezsiz Kad ağına aynı anda bağlanıyordu. Paylaşımı ödüllendiren bir "kredi" sistemi vardı: size çok veri gönderen kişiyi bekleme sırasında öne alıyordu. Bir dosyanın sırada ilerlemesini saatlerce bekleyenler bu sistemi iyi hatırlar. eMule, Ekim 2023 itibarıyla SourceForge'da 693 milyonu aşan indirmeyle en çok indirilen projeler arasındaydı.
- DC++: Jacek Sieka'nın geliştirdiği bu açık kaynak istemci, Direct Connect ağındaki "hub" denen toplulukların etrafında örgütleniyordu. Orijinal istemcinin aksine reklam yazılımı içermediği için tercih edildi ve 2008'de Direct Connect kullanıcıları arasında yaklaşık yüzde 90 paya ulaştı. Hub'lar sohbet odası gibi de işlediğinden, DC++ dosya paylaşımıyla IRC tarzı sohbeti bir araya getiriyordu.
| Yıl | Olay |
|---|---|
| 1993 | MP3'ün dayandığı ISO/IEC 11172-3 standardı yayımlandı |
| 1995 | .mp3 uzantısı 14 Temmuz'da seçildi |
| 1997 | Winamp'ın ilk sürümü (21 Nisan) |
| 1998 | Winamp 2 ve kaplamalar (8 Eylül); Rio PMP300 tanıtıldı (15 Eylül) |
| 1999 | Napster açıldı (1 Haziran); AOL, Nullsoft'u satın aldı |
| 2001 | Kazaa çıktı (Mart); Napster kapandı (Temmuz) |
| 2002 | Kazaa Lite (Nisan) ve eMule (13 Mayıs) yayımlandı |
| 2013-2014 | AOL Winamp desteğini bitirdi; Radionomy devraldı |
| 2017 | Son büyük MP3 patenti ABD'de sona erdi (16 Nisan) |
Tablodaki tarihler ilgili ürün ve şirketlerin Vikipedi kayıtlarından derlendi.
Telif tartışması: iki taraf da haklı mıydı?
O yılların indirme kültürü bugün hâlâ farklı biçimlerde değerlendiriliyor. Müzik endüstrisi, izinsiz paylaşımın sanatçıların ve yapımcıların gelirini doğrudan azalttığını savundu; Kazaa'nın arkasındaki şirket 2006'da plak şirketleriyle 100 milyon dolarlık bir uzlaşmaya vardı ve lisanslı bir modele geçmeye çalıştı. Paylaşımı savunanların sık kullandığı argüman ise o dönem dijital olarak satın alınabilecek geniş bir katalog bulunmaması ve tek bir şarkı için bütün bir albümü almak zorunda kalınmasıydı.
Tartışmanın pratik sonucu, müziğe kolay ve lisanslı erişim sağlayan servislerin doğması oldu. Napster markasının kendisinin bile birkaç yıl içinde abonelik servisine dönüşmesi, bu dönüşümün sembolü gibiydi. Yine de o yıllardan bir soru kaldı: Dinleyicinin ödediği para bugün sanatçıya adil biçimde ulaşıyor mu? Akış servislerinin sanatçılara ödediği paylar üzerine süren tartışmalar, Napster'ın açtığı sorunun hâlâ kapanmadığını gösteriyor.
İnternet Nostaljisi serisinin diğer yazıları
- İmza, avatar ve "önce arama yap": Forum ve sözlük kültürü nasıl doğdu?
- Knight Online'dan Counter-Strike 1.6'ya: Türkiye'nin online oyun çılgınlığı
- ICQ'nun "Uh-oh" Sesinden MSN'in Titreşimine: Türkiye'nin Anlık Mesaj Yılları
- Hi5, Netlog, MySpace, Orkut: Facebook Gelmeden Önce Profilimizi Nerede Süslüyorduk?
- :-) İşaretinden (Y) ve (L) Kodlarına: İfadeler, MSN Dili ve Zincir E-postalar
- mIRC'in hikâyesi: Londralı bir öğrencinin hobisi nasıl milyonların sohbet penceresi oldu
- IRC kanal kültürü: @ işaretinin gücü, netsplit geceleri ve ChanServ'in doğuşu
- ASL? Sohbet odalarının kısa tarihi: Talkomatic'ten Java applet'lerine görgü kuralları
- Nick gelenekleri: alt çizgiler, |away ekleri, xX süslemeleri ve NickServ'in hikâyesi
- Çevirmeli Bağlantı Günleri: Türkiye İnternete Nasıl Bağlandı, Modem Neden Öyle Öterdi?
- Superonline'dan Mynet'e: Türkiye'nin İlk Portalları ve Türkçe İnternetin Kapıları
- İnternet Kafeler: Saatlik Ücret, Counter-Strike Maçları ve Kaybolan Bir Salon Kültürü
- GeoCities, Ziyaretçi Sayacı ve Yapım Aşamasında Gif'i: Kişisel Web Sayfalarının Çağı
Fotoğraf: rfdigitalwpg, CC BY 2.0, Wikimedia Commons