Çankırı
Çankırı ilinin merkezi olan şehir
Çankırı, İç Anadolu’nun kuzeyinde, Kızılırmak ile Batı Karadeniz havzaları arasında konumlanmış bir şehir. Şehir, aynı adlı ilimizin merkezi olup, deniz seviyesinden ortalama 731 metre yüksekliktedir. Çankırı’nın sınırları 40°30′–41° kuzey enlemleri ve 32°30′–34° doğu boylamları arasında yer alır; komşuları batıda Bolu, kuzeybatıda Karabük, kuzeyde Kastamonu, doğuda Çorum ve güneyde Ankara ile Kırıkkale’dir. İl, Türkiye’nin yüzölçümünün yaklaşık %0,94’ünü kapsayan 7 542 km² bir alana yayılmıştır.
Şehrin adı, Batı gezginleri tarafından zaman zaman “Çangırı” ya da “Çengiri” olarak kaydedilmiştir. Bugünkü yerleşim, antik Gangra kentine dayanır; ilk dönemlerde Paflagonya, daha sonra Pontus ve Galatya devletlerine bağlı olmuştur. Galatya Kralı Deiotarus, Gangra’yı başkent yapmıştır. M.Ö. 25’te Roma topraklarına katılan bölge, Bizans döneminde kısa bir süre sürgün yeri olarak kullanılmış ve bazı kaynaklarda bahsi geçen Germanikopolis’in de bu şehir olduğu düşünülür.
Orta Çağ’da bölge, Emeviler’in girişimlerine rağmen hâlâ savunmasız kalmış, 1071 Malazgirt Zaferi sonrası Danışmendoğulları’nın hâkimiyetine girmiştir. 1101’de Haçlı ordusu İstanbul’dan çıkarak Çankırı’ya yönelmiş, ancak kaleye girememiştir. 1134’te Bizans İmparatoru II. İoannis Komnenos kısa bir süre şehri ele geçirmiş, ardından Danışmendliler tekrar kontrolü sağlamıştır. Selçukluların egemenliğine geçen şehir, I. Murad zamanında Osmanlı topraklarına katılmış; 1402’de Timur’un müdahalesiyle bir ara geri verilse de 1439’da I. Mehmed tarafından yeniden alınmıştır.
Osmanlı döneminde Anadolu Eyaleti’nde bir liva merkezi olan Çankırı, Cumhuriyet öncesinde Kastamonu vilayetine bağlı bir sancağın başkenti idi. Kurtuluş Savaşı sırasında İnebolu üzerinden Ankara’ya malzeme ve insan akışında kritik bir nokta olmuş, cumhuriyetin ilanıyla birlikte il merkezi statüsü kazanmıştır. Şehrin nüfusu 19. yüzyıl sonunda yaklaşık 16 bin iken, 1927’de 8 847’ye düşmüş, 1940’larda 10 235, 1970’de 26 124 ve 1990’da 45 496’a ulaşmıştır.