📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍
Coğrafya

Coğrafya

karasal yüzeyi, bu yüzeyler içerisinde yaşayan toplulukları ve birbirleriyle etkileşim halinde olan bölgeleri, yerleri ve konumları inceleyen bilim

Coğrafya; beşerî (insanî) sistemleri ve yeryüzünü araştıran, bunlar arasındaki ilişkiyi neden-sonuç ve dağılış ilkesine bağlı olarak inceleyen ve sorgulayan bir bilim dalıdır. Yer ve insanlar arasındaki ilişkiler coğrafyanın konusunu oluşturur. Coğrafya sözcüğü Yunanca “γεωγραφία” gaia (yer) ve gráphein sözcüklerinden türemiştir. Türkçesi yerçizim sözcüğüdür. Zamanımızdan 2200 yıl önce coğrafya terimini ilk kullanan kişi Eratosthenes olmuştur. Gregg ve Leinhardt (1994), coğrafyayı 4 özellikle karakterize edilen bir disiplin olarak tanımlamaktadırlar:Birincisi, bir yere eşsiz bir karakter kazandıran, yeryüzü üzerindeki özelliklerin dağılımıdır. İkincisi, bazı şeylerin oldukları yerlerde ve zamanda neden ve nasıl meydana geldiğini anlamaktır. Üçüncüsü, meydana gelen olayların, diğer olaylarla ilgisi ve bağlantısıdır. Sonuncusu, coğrafyanın haritalar ile bilgilerin ve düşüncelerin iletişimini sağlamasıdır.

Coğrafya, insan sistemleriyle yeryüzünün bütününü inceleyen, bu iki unsur arasındaki neden‑sonuç ve dağılış ilişkilerini ortaya koymaya çalışan bir bilim dalıdır. Yunanca “γεωγραφία” kelimesi “yer” anlamındaki ge (gaia) ve “yazmak, betimlemek” anlamındaki gráphein kelimelerinin birleşiminden oluşur; Türkçedeki karşılığı ise yerçizimdir. Yaklaşık 2200 yıl önce MÖ 276‑194 tarihleri arasında yaşamış Eratosthenes, coğrafya terimini ilk kullanan kişi olarak bilinir.

Gregg ve Leinhardt (1994) coğrafyayı dört temel nitelikle tanımlar. İlk olarak, dağlar, ırmaklar, denizler gibi yeryüzü özelliklerinin dağılımı bir bölgeye özgün bir karakter kazandırır. İkinci nitelik, belirli bir yerde ve zamanda ortaya çıkan olayların (örneğin yanardağ patlamalarının) sebeplerini ve oluş biçimlerini anlamaya yöneliktir. Üçüncü açı, bu olayların birbirleriyle olan ilişkilerini ve etkileşimlerini araştırır; yağmur ormanlarının tahribi buna örnek verilebilir. Dördüncü ve son nitelik ise coğrafyanın haritalar aracılığıyla bilgi ve düşünceleri aktarabilme yeteneğidir. İlk üç özellik temel ilke, dördüncüsü ise elde edilen bulguların sunum şeklidir.

Coğrafyanın çok yönlü yapısı, onu net sınırlarla bölmeyi zorlaştırır. Öğretimde yer, fiziksel, beşerî ve çevre coğrafyası gibi başlıklar ayrı ayrı ele alınsa da, bu alanların birbirine geçişi ve etkileşimi öğrencinin kavrayışını zorlayabilir. Coğrafya, hem fiziksel çevre (doğa) hem de beşerî çevre (insan) ve bu iki ortam arasındaki ilişkileri içeren kavram ve becerilerin gelişimini kapsar; dolayısıyla hem bir doğa bilimi (fiziki coğrafya) hem de bir sosyal bilim (beşeri ve ekonomik coğrafya) olarak nitelendirilebilir.

Disiplin, genellikle aşağıdaki alt dallara ayrılır: Fiziki coğrafya içinde jeomorfoloji, klimatoloji, toprak coğrafyası, hidrografya (yer altı suları, akarsular, göller ve deniz‑okyanus çalışmaları) ve biyocoğrafya (bitki ve hayvan coğrafyası) yer alır; ayrıca afet coğrafyası da bu grupta sayılabilir. Beşeri coğrafya, nüfus, yerleşme, sağlık ve tarihi coğrafyaları kapsar. Ekonomik coğrafya, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, ticaret, madencilik ve enerji kaynakları gibi konuları inceler. Bölgesel coğrafya ise kıtalar, ülkeler ve çeşitli bölgelerin coğrafi özelliklerini ele alır.

Coğrafi bilgi, bir mekân hakkındaki yerel veriyi ifade eder ve mekânsal bilgi olarak da adlandırılır. Bu bilgi üç ana başlıkta toplanır: birincisi, konumsal bilgi (coğrafi konum bilgisi), ikincisi, nesnel özellikleri tanımlayan bilgi ve üçüncüsü, bu özelliklerin mekânsal ilişkilerini gösteren bilgi. Bu üç bileşen, coğrafi varlıkların bütüncül bir şekilde anlaşılmasını sağlar.

42 goruntulenme