📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍

Danıştay saldırısı

terör saldırısı

Danıştay Saldırısı, 17 Mayıs 2006 tarihinde Danıştay 2. dairesine Alparslan Arslan adlı saldırganın gerçekleştirdiği silahlı eylemdir. Saldırı sonrasında, Danıştay İkinci Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin ölmüş, aralarında daire başkanı Mustafa Birden'in de yer aldığı dört üye ise yaralanmıştır. Arslan, saldırı sonrasında kaçmaya çalışırken Danıştay'da görevli polis memurları tarafından yakalanmıştır.

17 Mayıs 2006 sabahı saat 9.45 civarında Danıştay’ın 2. Dairesi binasında gerçekleşen silahlı saldırıda, avukat Alparzan Arslan, kimliğini göstererek güvenlikten geçip daire başkanı Mustafa Birden’in odasına girdi. Kapıyı sekreter Aynur Taslı’nın durdurması, çay servisi için açık kalan kapı sayesinde atlatıldı ve saldırgan elindeki Glock silahıyla 11 ateş açtı. Kurşunlar, o an odada bulunan Mustafa Birden, Yücel Özbilgin, Ayla Gönenç, Ayfer Özdemir ve Ahmet Çobanoğlu’na isabet etti; Kamuran Erbuğa ise masanın altına saklanarak yara almadan kurtuldu.

Olayın ardından Arslan, koridorlarda kaçmaya çalıştı ancak Danıştay’da görevli polis memurları tarafından durduruldu, etkisiz hale getirilerek tutuklandı. Yaralılar Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi; Mustafa Yücel Özbilgin aynı gün içinde hayatını kaybederken, diğer yaralılar ilerleyen haftalarda iyileşerek taburcu oldular.

Bu saldırı, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Ergenekon davası kapsamında yargılananların iddiasına göre “kaos ve kargaşa yaratma” amacı taşıyan bir eylem olarak nitelendirildi. Saldırının “Ergenekon Terör Örgütü” tarafından yönlendirildiği iddiası, dava dosyasındaki savunma dilekçesinde yer aldı.

Saldırının duyulmasıyla birlikte Türkiye genelinde büyük bir öfke dalgası oluştu. Ertesi gün Ankara’da toplanan kalabalık, Anıtkabir’e yürüyüş düzenleyip ardından Yücel Özbilgin’in cenazesine katıldı. Katılımda Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay, Sayıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyeleri, Türkiye Barolar Birliği temsilcileri, 30’dan fazla ilin baro başkanları, savcılar, rektörler ve akademisyenler yer aldı. Açıklamalarda, olayın hâkimiyeti ve Vakit Gazetesi’nin sorumluluğu vurgulandı; “Türkiye laiktir, laik kalacak” gibi sloganlar duyuldu.

62 goruntulenme