Deizm
Tanrı'ya inanan, ancak dinleri reddeden öğreti
Deizm, Tanrı’nın varlığını kabul eden fakat din, peygamberlik ya da kutsal vahiy gibi aracıları reddeden bir düşünce sistemidir. Bu görüş, Tanrı’nın evreni yaratmış olduğu, ancak bir kez kurulduktan sonra doğa yasalarına müdahale etmediği varsayımına dayanır; Tanrı’ya ulaşmak ise akıl, gözlem ve sezgi gibi insanın doğal yetileriyle mümkün görülür. Latince “Deus” kelimesinden türeyen bu kavram, Türkçede zaman zaman “yaradancılık” adıyla da anılır.
Deistler, Tanrı’nın varlığını kabul ederken, dinlerin öğrettiği mucizeler, peygamberler ve kutsal kitaplardan bağımsız bir inancı savunur. Onlara göre gerçek bilgi, sadece akıl yürütme ve doğa gözlemleriyle elde edilebilir; bu yüzden vahiy ve ilahi müdahale iddialarını reddederler. İlk deist düşünürler, Tanrı’nın evreni yarattığını ama ardından işleyişi kendiliğinden sürdüren bir düzen kurduğunu, yani yaratıcı bir müdahalenin bulunmadığını ileri sürmüşlerdir.
Bu felsefe, Tanrı’yı “doğal din” ya da “doğal inanç” çerçevesinde tanımlar; yani insanın akılsal çabalarıyla kavrayabileceği sade bir Tanrı imgesi. Deist inanç sisteminde, kutsal kitaplar, ibadet, dua, günah, cennet, cehennem gibi kavramlar genellikle yer almaz; esas amaç, sağduyuyu rehber edinerek her iddiayı mantık süzgecinden geçirmektir. Deizmin kökeni 17. yüzyıl İngiltere’sine dayanır ve terim, ilk kez Pierre Viret’in 1564 tarihli eserinde görülür.
Deistlerin temel görüşleri dışında, bazıları ölüm sonrası yaşam ya da reenkarnasyon gibi konularda farklı düşünceler taşıyabilir. Ruhun ölümsüzlüğü, ruhun davranışlarına göre ödüllendirilip cezalandırılması ya da tamamen agnostik bir tutum benimsenmesi gibi çeşitli yaklaşımlar mevcuttur. Ancak ortak nokta, Tanrı’nın evreni yaratan bir Yüce Varlık olduğu, fakat insan işlerine doğrudan müdahale etmediği inancıdır.