📻 Radyo & Sohbet birlikte aktif
🔍

Evrim

popülasyon içi gen ve özellik dağılımlarının nesiller içerisindeki değişimi

Evrim, popülasyondaki gen ve özellik dağılımının nesiller içerisinde seçilim baskısıyla değişmesidir. Bazen dünyanın evrimi, evrenin evrimi ya da kimyasal evrim gibi kavramlardan ayırmak amacıyla organik evrim ya da biyolojik evrim olarak da adlandırılır. Evrim, modern biyolojinin temel taşıdır. Bu teoriye göre hayvanlar, bitkiler ve Dünya'daki diğer tüm canlıların kökeni kendilerinden önce yaşamış türlere dayanır ve ayırt edilebilir farklılıklar, başarılı nesillerde meydana gelmiş genetik değişikliklerin bir sonucudur.

Evrim, bir popülasyondaki gen ve özellik dağılımının nesiller süresince doğal seçilim baskısıyla değişmesidir. Bazen organik ya da biyolojik evrim olarak adlandırılan bu süreç, modern biyolojinin temelini oluşturur. Teoriye göre hayvanlar, bitkiler ve diğer tüm canlılar, kendilerinden önce yaşamış türlerden türemiştir; gözlemlenen farklılıklar ise başarılı nesillerde gerçekleşen genetik değişikliklerin bir sonucudur.

Canlıların genetik yapısı, rastgele mutasyonlar, göçler ve türler arası yatay gen aktarımı gibi mekanizmalarla zaman içinde değişir. Bu değişiklikler, bireylerde yeni ya da değişmiş özelliklerin (varyasyonların) ortaya çıkmasını sağlar ve bu varyasyonların popülasyon içinde daha sık ya da daha nadir hale gelmesi evrimin itici gücüdür.

Dünya üzerindeki tanımlanmış canlı türü sayısı iki milyonu biraz geçse de, bilim insanları hâlâ 10 ila 30 milyon arasında tanımlanmamış türün varlığından bahseder. Mikroskobik bakterilerden, 100 metre yüksekliğe ve binlerce ton kütleye ulaşan sekoya ağaçlarına kadar yaşam formları, biçim ve ekolojik adaptasyon açısından büyük çeşitlilik gösterir. Sıcak su kaynaklarında kaynama noktasına yakın sıcaklıklarda yaşayan bakteriler, Antarktika buzullarında ya da tuz göllerinde -23 °C’ye kadar düşen sıcaklıklarda hayatta kalan su yosunları ve mantarlar, okyanus tabanındaki hidrotermal çukurlarda bulunan dev boru kurtçukları ve Everest’in 6 000 metrelik yüksekliklerinde çiçekler ve örümcekler gibi örnekler, evrimsel sürecin ne denli geniş bir yelpazeyi kapsadığını ortaya koyar.

Bilim camiası, neredeyse tüm yaşamın ortak atalarından geldiği görüşünü benimser. Fosil kayıtları ve biyokimyasal kanıtlar, memeliler de dahil olmak üzere tüm hayvanların sinapsit adı verilen bir soy hattından türediğini gösterir; bu sınıflandırma, kafatasındaki temporal fenestra gibi anatomik özelliklere dayanır. Kuşlar, sürüngenler, memeliler, iki yaşamlılar ve balıkların ortak atası yaklaşık 500 milyon yıl önce yaşamış, tüm canlıların ise 3.48 milyar yıl önce ortaya çıkan prokaryotlardan evrimleştiği düşünülür. Ortak atadan uzaklaştıkça yeni nesillerde artan farklılıklar, yaşam çeşitliliğinin temelini oluşturur.

Evrim, biyoloji başta olmak üzere koruma, gelişim, ekoloji, fizyoloji, paleontoloji ve tıp gibi birçok bilim dalının temelini oluşturur; aynı zamanda tarım, antropoloji, felsefe ve psikoloji gibi alanları da etkiler. Evrimsel biyologlar, evrimin kanıtlarını toplar, bu süreçleri açıklayan kuramları test eder ve geliştirir; bu çalışmalar, yaşam tarihini ve çeşitliliğini şekillendiren mekanizmaları anlamamıza katkı sağlar.

39 goruntulenme