Fizik
maddenin hareketini ve davranışını, enerji ve kuvvetlerin varlığını inceleyen doğa bilimi
Fizik, maddenin uzay‑zaman içindeki hareketini, enerjiyi ve kuvvetleri inceleyen temel doğa bilimlerinden biridir ve evrenin işleyişini anlamayı amaçlar. Tarihsel olarak en eski bilim dallarından sayılan fizik, 16. yüzyıldan itibaren modern bir disiplin haline gelmiş olsa da, Bilimsel Devrim öncesinde yaklaşık iki bin yıl boyunca felsefe, kimya, matematik ve biyoloji gibi alanların bazı alt dallarıyla eş anlamlı olarak kullanılmıştır. Matematiksel fizik, kuantum kimyası gibi alt dalların varlığı, fiziğin sınırlarını kesin olarak çizmeyi zorlaştırmaktadır.
Fizik, tüm bilim dalları üzerinde geniş bir etki alanına sahiptir. Matematik ve felsefe gibi soyut disiplinlere yeni sistemler kazandırırken, teknolojik gelişmelerin temelini oluşturarak günlük yaşamın her alanına nüfuz eder. Elektromanyetik, nükleer fizik ve malzeme bilimi gibi alt dallar, tıp, savunma, ticaret ve yönetim gibi sektörlerde köklü değişikliklere yol açmıştır. Bu etkilerin fizik biliminin kendisinden değil, insanın bu bilgiyi nasıl kullandığından kaynaklandığını unutmamak gerekir.
“Fizik” kelimesi, Latincedeki physica (doğanın araştırılması) sözcüğünden gelmekte olup, bu da Yunanca φυσική (doğa bilgisi) sözcüğünün bir türevidir; kökeni ise “köken” anlamına gelen φύσις (fusis) kelimesine dayanır. Antik çağlardan bu yana insanlar gök cisimlerinin, özellikle Güneş ve Ay’ın hareketlerini anlamaya çalışmış, ancak pek çok yanlış teori de ortaya atılmıştır. Doğal olayların doğaüstü, mitolojik ya da dinsel açıklamalarını reddeden ve her olayın bir nedeni olduğunu savunan ilk düşünürlerden biri, MÖ 624‑546 yılları arasında yaşamış olan Thales’tir.