Fransa Krallığı
Batı Avrupa'daki krallık (987-1792; 1815-1848)
Din savaşlarının ateşi sönünce, IV. Henri (1589‑1610) Fransa’nın siyasi ve idari bütünlüğünü yeniden sağlamak için köklü adımlar attı. 1598 tarihli Nantes Fermanı, Protestanlara sınırlı ibadet özgürlüğü tanıyarak iç karışıklıkları dindirdi ve ülke içinde istikrarın temellerini attı. Kral, uzun süren çatışmaların getirdiği ekonomik yıkımı tersine çevirmek amacıyla maliye, tarım ve ticaret alanlarında bir dizi politika izledi.
Maliye bakanı Maximilien de Béthune, vergilendirme sisteminde yaptığı düzenlemelerle kraliyet hazinesinin gelirlerini belirgin biçimde artırdı. Aynı zamanda yol ve kanal yapımına yatırım, tarımsal teşvikler ve iç gümrüklerin hafifletilmesi gibi önlemlerle ülkenin savaş sonrası toparlanmasına ivme kazandırıldı. Bu çabalar, kraliyet otoritesinin yerel soylular üzerindeki hâkimiyetini pekiştirerek, erken modern devletin kurumsal temellerini sağlamlaştırdı.
Dış politikada ise IV. Henri, Habsburg etkisine karşı denge politikası izledi. 1598’de İspanya ile imzalanan Vervins Antlaşması, yıllardır süren düşmanlığı sona erdirerek Fransa’nın Avrupa sahnesinde daha bağımsız bir konuma gelmesini sağladı. Aynı dönemde Almanya’nın küçük prenslikleri ve Birleşik Hollanda Cumhuriyeti ile ilişkiler güçlendirilerek kıtanın güç dengesinde etkin bir rol üstlenildi. Kralın 1610’da suikast sonucu ölmesi kısa bir belirsizlik yaratsa da, Bourbon hanedanı kraliyet otoritesini pekiştirmeyi başardı; tahta geçen XIII. Louis’in annesi Marie de Medici yönetimde etkili oldu ve IV. Henri’nin mali ve idari reformları, 17. yüzyılda mutlak monarşinin temellerini atmaya devam etti.